Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Eylül '06

 
Kategori
Ramazan Eğlenceleri
Okunma Sayısı
3624
 

Ah bana bir eğlence medet!

Ah bana bir eğlence medet!
 

Eski ramazan gecelerinin vazgeçilmez gölge oyunuydu Hacivat ile Karagöz. İftardan sonra herkes Hacivat ile Karagöz seyretmeye giderdi.

Önce perde arkasındaki ışık yanar, nâreke zırıltısı ve tef velvelesi ile göstermelik kalktıktan sonra Hacivat Çelebi şarkı söyleyerek gelir ve “Ne olur şu dört köşe perdede bana da bir kafadar olsa, o söylese ben dinlesem, ben söylesem o dinlese. Ah bana bir eğlence medet amannnnnn, amannnn” diyerek Karagöz’ü çağırmaya başlardı. Ve tabii herkes bu ikilinin atışmaları karşısında kahkahaya boğulurdu. Atışma bittikten sonra fasıl bölümü başlar, daha sonra Zenne, Çelebi, Tuzsuz Deli Bekir, Beberuhi, Tiryaki, Acem, Laz, Matiz, Zeybek gibi tipler perdeye gelirlerdi. Oyunlar oynanır sonunda bir çengi veya köçek çıkarak seyircileri eğlendirirdi.

Oyunun başrol oyuncusu şüphesiz Karagöz’dü. Okumamış bir halk adamıydı. Hacivat’ın kullandığı yabancı kelimeleri anlamayan anlamadığını belli etmemek içinde kelimelere yanlış anlamlar yükleyerek Hacivat ile alay ederdi. Patavatsızdı. Her işe burnunu sokar, her şeye karışırdı. Zor durumlarda işin içinden sıyrılmayı bilecek kadar da kurnazdı.

Hacivat ise tam bir düzen adamıydı. Az buçuk okumuş, konuşmalarının arasında yabancı kelimeler kullanmayı severdi. Alın teri ile çalışmaktan ziyade Karagöz’ü çalıştırarak geçinmeye çalışır, kişisel çıkarlarını ön planda tutar, herkesi tanırdı.

Karagöz ile Hacivat’tan bahsetmişken Karagözcülük sanatının ustası Hayâlî Küçük Ali’yi de anmadan geçemeyeceğiz. 1886’ da İstanbul’da doğan Hayâlî Küçük Ali, bu sanata 8 yaşlarında heves etmiştir. Devrinin usta Karagözcülerini seyrederek bu sanatı öğrenen Hayâlî Küçük Ali, Hayâlî Saraç Hüseyin’in yanında Karagözcülüğe başlamıştır. Asıl adı ise Mehmet Muhittin Sevilen’dir. 7 Aralık 1974 yılında vefat etmiştir.

Ramazan eğlencelerinde geleneksel gösteri sanatlarımız olan Karagöz-meddah-ortaoyunu üçlemesi her zaman eğlencenin merkezinde yer almıştır.

Karagöz halk arasında Hacivat’tan daha fazla sevilirdi. Bu nedenle geleneksel gölge oyunumuzun adı bugün bile daha çok Karagöz’ün adıyla anılır.

Karagöz sadece bir gölge oyunu değil, aynı zamanda topluma tutulan bir ayna idi. Oyun sonunda her kesin kendisine çıkartacağı bir ders mutlaka bulunurdu.

Bizler de yetiştik bu gölge oyununa. Hatta çocukluğumuzda evlerden aşırdığımız perdelerin arkasında yaktığımız mumların verdiği ışıkta oynatırdık; kartondan yapıp rengârenk boyadığımız Karagöz ve Hacivat’ı. Hem de gazoz kapağına ve renkli camlara bulduğumuz seyircilere.

Günümüzde hâlâ bazı yörelerde sünnet düğünlerinde Karagöz ile Hacivat oynatılır.

İstanbul’da ise Sultanahmet ve Feshane’de yaşatılmaya çalışılmakta bu geleneksel gölge oyunumuz.

Geçmişi yaşamak değil, geçmişi sembolik de olsa yaşatmaktır önemli olan. Gelecek nesillerin unutmaması için. Karagöz-meddah ve ortaoyunu da yaşatılması, unutulmaması gereken geleneksel gösteri sanatımızın önemli bir parçasıdır.

Her ne kadar sürçi lisan ettikse affola.

Kaynak:www.karagoz.net

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 483
Toplam yorum
: 630
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 1111
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ankara doğumluyum. İstanbul'da uzun yıllar özel sektörde çalıştım. Halen, kayıtlı-ruhsatlı malî m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster