Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ekim '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
1582
 

Ah be İstanbul, kahpe İstanbul, sen neymişsin be...

Adam: Allah kahretsin bu trafiği. Ömrümüz yollarda geçiyor. Nedir bu İstanbul’un trafiğinden çektiğimiz yahu. Gece aynı, gündüz aynı. On dakikalık bir yolu bir buçuk saatte ancak gidiyoruz.

Kadın: Sinirlenme canım boşver. Alış artık buna. Yavaş yavaş akıyor bak. Hem acelemiz de yok. Dur radyoyu açayım ben sana.

Radyo: Deprem uzmani Jeolog Prof. Dr. Celal Sengör, olasi Marmara depreminin 7.6 siddetinde olmasinin beklendigi belirterek............

Adam: Yine başladılar deprem tantanasına. Yine gerim gerim geriyorlar insanları. İnsanda ne huzur bırakıyorlar, ne uyku. Ne olacaksa olsa da bir an önce kurtulsak hepimiz.

Kadın: Dur ben sana müzik açayım. Boş ver haberleri. Hep aynı haberler zaten. Gündemimiz hep aynı. Aşkım diyorum ki bugün seninle şöyle boğazda başbaşa bir yemek yesek. Ne dersin? En son ne zaman boğazda yemek yedik inan hatırlamıyorum ben. Hem sen de rahatlarsın biraz.

Adam: Allah aşkına beni şimdi o igrenç boğaz trafiğine sokma. Kimbilir ne haldedir şimdi o sahil yolu. Girdik mi çıkamayız ordan. Saplanır kalırız inan olsun.

Kadın: Peki o zaman boğazı boşver. Seninle bir Beyoğlu yapalım. Önce bir şeyler atıştırır. Asmalımecit'e gideriz mesela. Sonra kafamıza uygun bir film bulursak sinemaya takılırız.

Adam: Canım hava karardı artık. Haberin yok galiba. Geçen gün Taksim'in göbeğinde parkta sırf para vermediği için bir genci bıçakladı tinerciler. Birazdan hepsi ortalığa çıkmaya başlar onların. Tekin bir yer değil bu saatte Beyoğlu. Bence hiç iyi fikir değil bu söylediğin. En iyisi biz seninle evin oradaki DVD’ciye gideriz paşa paşa. Sen seçersin bize güzel bir film. Evimizde seninle başbaşa ayaklarımızı uzatır rahat rahat izleriz filmimizi. Pizza da sipariş ederiz evden. Ooooooh mis gibi olur valla.

Kadın: Aşkım ben ne düşünüyorum biliyor musun? Acaba biz İstanbul’dan taşınıp daha küçük sakin bir yere mi yerleşsek. Ne dersin?

Adam: Nasıl yani. Adına şiirler yazılan, şarkılar bestelenen bu eşsiz şehri, bu güzelim boğazı bırakıp mazbut, küçük, şirin bir şehire taşınalım öyle mi? Doğru düzgün bir sineması, küçük kebapçıları dışında doğru dürüst bir restaurantı olmayan sakin bir şehire gidelim öyle mi? Sonra da tıkılıp kalalım evin içine. Artık sosyal aktivite olarak da konu komşuya gideriz, onlar bize gelir ha ne dersin?

Kadın: !!!!!!!!!!!!!!!!!

Radyo: Şu an da İstanbul'da olmak vardı ...sını satayım püfür püfür bir vapurun yan tarafında.........

05 Ekim 2007

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ne yazıkki istanbul böyle bir yer.. gezilip görülecek çok yeri, yapılacak bir sürü şeyi olmasına rağmen insanı korkutan tarafı da bunlara engel oluyor.. uzun zamandır kafama göre dolaşmak istiyorum istanbulda, tek başıma... ama hep tedirginlik olunca keyif de alamıyor insan maalesef :(

Zz cansu 
 09.10.2007 3:52
Cevap :
Hakikaten zor bir şehir İstanbul. Nerede çocukluğumun o sakin, güvenli, huzurlu İstanbul'u. Çocuk başıma nerelere kadar giderdim. Çok teşekkürler:)) Sevgiler  10.10.2007 18:38
 

Bu dialoglar sürer gider aramızda. Bazen bakıyorum eski siyah beyaz İstanbul resimlerine. Eminönü, Taksim, Beyoğlu ve o inci gibi süzülen deniz kenarı... Arabalar ve insan manzaraları o kadar az ki o resimlerde. İşte o dönemlerde farkediliyor İstanbulun güzelliği. Kalabalıkta kaybolup gidiyor tüm güzellikler. Sevgi ve saygılarımla...

Sema GÜZEL 
 08.10.2007 20:24
Cevap :
Ne kadar doğru bir noktaya temas etmişsiniz. Geçenlerde doğduğum mahalleden geçmeye çalıştım arabayla. Ancak mahallenin sonuna geldiğimde içinden geçtiğimi fark ettim. Bizim çocukluğumuzda top, seksek oynadığımız o boş sokak şimdi araçlarla dolmuş. Her taraf yol olmuş. Hakikaten tanıyamadım yaşadığım mahalleyi. Çok teşekkürler:)) Sevgiler  08.10.2007 20:44
 

İstanbul bu nikahlıyız bırakamayız. Size küçük bir İstanbul şiirimi gönderiyorum. Olağanüstü bir ahenk/ Yedi tepesi yedi renk/ İki yakası ömre denk/ inci gerdanı bir mihenk/ Gönlümü çalan İstanbul/

Meral Yağcıoğlu 
 08.10.2007 14:45
Cevap :
Kısa ama İstanbul'a ait çok fazla şey sığdırmısşın kesinlikle içine. Bu güzel katkın için çooook teşekkürler. Yüreğine sağlık sevgili Meral:)) Sevgiler  08.10.2007 19:00
 

daha doğrusu neden oturamıyoz sanıyosun? dün, evvelsi gün yine İzmirdeydim:) Ayyy..ben bu izmir işine fena alıştım valla. sağolsun İzmirli MB ci arkadaşlar da hiç yalnız bırakmıyolar insanı. Evim gibi valla:))Küçük şehrin de faydaları vardır yani...bol bol dışarı atarsın kendini ve de zin zin gezersin Haşımcim. sevgiler...

Neşe İleri 
 08.10.2007 14:35
Cevap :
Valla Neşecim senin işin iş. Türkiye kazan sen kepçe misali dolaşıyorsun valla. Seni accayip takdir ediyorum. Nereden buluyorsun bu enerjiyi? Allah daha da artırsın. Bu gidişle Türkiye de kesmeyecek seni. Kucak dolusu sevgiler sana:))  08.10.2007 18:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 1899
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1081
Kayıt tarihi
: 05.02.07
 
 

Kimliksiz bir yazanım aslında... Bazen benim, bazen senim, bazen de herhangi biriyim. Belki d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster