Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '07

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
470
 

Ah bu şarkıların gözü kör olsun!

Ah bu şarkıların gözü kör olsun!
 

‘Müzik ruhun gıdasıdır’ sözü yakında tedavülden kalkacak gibi gözüküyor. Son yıllarda yapılan şarkılara biraz kulak kabartın, ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Ne oldu, nasıl oldu anlamadık ama şairinde dediği gibi her şey birdenbire oldu aslında. “Depresyondayım” diye feryat figan eden bir kız çıktı birdenbire. Unutulmanın ve aldatılmanın etkisiyle depresyona giren bu kızcağızın akabinde, birdenbire depresif şarkılar yükselir oldu radyolarımızdan. Herkesin diline pelesenk olan bu şarkılar sayesinde depresyon hayatlarımıza, birçok kişi de depresyona girdi birdenbire.

“Düşündüm banka soymayı/uluorta soyunmayı/hayatımdaki herkesi vurmayı/affedin depresyondayım…” Evet, her şey tam da Göksel’in bu şarkısıyla başladı. Feridun Düzağaç’ın “Dipteyim/Sondayım/Depresyondayım…” şarkısıyla da iyiden iyiye hayatlarımızda yer etti. Derken Teoman’ın, “Kimse beni sevmiyor doktor” şarkısı geldi. Hani durumu pekiştirmek adına.

Şimdi gelelim bana bu şarkıları hatırlatarak depresyon nostaljisi yaptıran en taze ve hatta en dumanı üstündeki depresif şarkıya. Şarkının solisti Aslı desem, birçoğunuz şarkıyı tahmin eder sanıyorum. Hah işte o!Hani içinde “Aldığım ilaçlar/gittiğim doktorlar/yardımcı olmuyor” sözleri geçen şarkı. Müzik kanallarının birinde dek gelmişsinizdir muhtemelen. Dek gelmeyenler için ön bilgi; şarkı önce sakin başlıyor, sakin devam ediyor. Sonra tam, Aslı’nın o yumuşak sesinin şarkıya ne kadar yakıştığını düşünecekken şarkı birdenbire agresifleşiyor. Sizin anlayacağınız depresifin de ötesinde manik depresif bir şarkı bu.

Evet, hızla popülerleşen bu depresif şarkılar sayesinde herkes ‘depresyona kadar girdim, dönücem’ yaka kartlarıyla dolaşıyor artık. Kara bir bulut gibi herkesin tepesinde depresyon denen illet. Ama neylersiniz ki peşinde millet!

Tabii bunların yanı sıra, dinlendiğinde insanı depresif şarkıların 2 katı bunalıma sokan şarkılar da yapıldı, yapılmaya da devam ediliyor. Ama ben şimdi bu ‘yandım, kül oldum, dibim tuttu, öldüm, bittim, bak ölüyorum, bu akşam ölüyorum bak…’ türünden şarkılara hiç girmiyorum. Zira çıkışı yok.

Sahi nasıl bu hale geldik biz? Yürek tellerimizi titreten şarkılarımıza nasıl bulaştı depresyon? Ve bizler nasıl kanıksadık bu durumu?

Hah tabii ya. Nasıl da düşünemedim? Modern hayatın promosyonu değil mi ki depresyon? Kanıksamayıp ne yapacaksın? Kim bilir belki de her şey bunu söyletmek içindi. Ve belki de bunun için popülerleştirildi depresyon. Popülerleşsin ki yaygınlaşsın; yaygınlaşsın ki daha da popülerleşsin mantığı. Ama bu çok mantıksız! Mantıksız ama olası.

Her neyse kafanızı yeteri kadar bulandırdım sanıyorum. İyisi mi biraz müzik dinleyin siz. Ama dikkatli olun. Gıda zehirlenmesi yaşayabilir ruhunuz, malum şarkılarda depresyonda!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evet,çok haklısınız. Zira kazaara bi radyoda şarkılardan fal tutayım dedim de alah muhafaza, dipledim resmen.hele bi de zaten kötüyseniz bence hiç şarkı markı dinlemeyeceksiniz.İlla dinlicem diye tutturanlara da yabancı öneririm.Bilmediğiniz dilde ve hareketli olsun :) Ama neylersiniz ruh bu,depresyona meyilli biraz,oyüzden bazıları da hoşa gitmiyor değil.En damarında bi Düş Sokağına kapım hep açıktır mesela :) Sevgi dolu şarkılı günler diliyorum...

septes 
 15.10.2007 18:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 726
Kayıt tarihi
: 03.04.07
 
 

Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi 4. sınıf öğrencisiyim ve yazmayı seviyorum. Başka da bir numa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster