Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '18

 
Kategori
Ruh Sağlığı
 

Ah Çikolata Vah Çikolata!

Ah Çikolata Vah Çikolata!
 

Çikolata ve Kahvenin Öfke Seviyesine Etkisi


Hani çikolata aşık olmakla aynı etkiyi yapardı? Hani mutsuz olduğumuzda hemen çikolataya sarılmamız gerekiyordu? Hani çikolata yediğimizde kendimizi daha iyi hissederdik?

Bu soruları sorduğunuzu duyar gibiyim. Çünkü konuyu bilmeseydim bu başlığı okuduğumda şahsen bu soruları sorardım. Bugün, sizlere çikolatanın ruh sağlığımız üzerinde sandığımız kadar masum olmadığını söylüyorum. Aslında öte yandan bir o kadar masum. Yani çikolata, arafta bir yerde kalıyor.

Bizler genelde çikolatayı sadece kilo konusunda dışlıyorduk, ancak artık bu yazıyı okuduktan sonra kendisi hakkında psikolojik anlamda da soru işaretleriniz olacaktır. Açıklamam gerekirse; evet, çikolata bizler için yararlı olan serotonin hormonunu arttıran yiyeceklerin listesine giriyor. Serotonin, insanda mutluluk, canlılık ve zindelik hissi veren bir nörotransmitterdir ve çok gereklidir. Filmlerde, dizilerde mutsuz olduğunda, sevgilisiyle problemler yaşadığında, ilk yardım çantasına gider gibi eli çikolataya giden pek çok karakter izledik. Ancak atlamamız gereken noktayı öfke kontrolü çalışması yaparken buldum. Öfke kontrolü ve tahammülsüzlük adına yapılan ve önerilen çalışmaları okuduğumda bazı yiyeceklerin ve içeceklerin öfke ve tahammülsüzlük seviyesine etki ettiğini öğrendim. Çikolata, aynı zamanda bu listenin içinde olan bir besin. Burada dikkat edilecek nokta şu: Çikolata kafein içerir. Kafein ise öfke seviyesini yukarı taşır.

Kafein söz konusu olunca tüketimine dikkat etmemiz gereken diğer besin: Kahve

Çikolata neyse, esas gardımızı almamız gereken besin kahve! Dolu dolu kafeine sahip olan besin kahvedir ve bir fincan/40 gr kahve-demleme, içerisinde ortalama 115 mg kafein miktarı bulunduruyor. Böylelikle öfke seviyesini artıran besinler listesine birinci sıradan giriyor.

Tahammülsüzlükle bağı ortaya konmuş durumda ve fazla içenlerde tahmin edebileceğiniz üzere uyku bozuklukları ve tahmin edemeyeceğiniz yeni bilgi olarak aşırı sinir yaratma etkisine sahip. Bu bilgiler ışığında özellikle çikolata seven ve aşırı dozda tüketen biri olarak, ilk elden deneyimlemek adına kendi üzerimde çalışma yaptım. Doğrusu çikolata yediğim zamanlar yemediğim günlere oranla daha tahammüllü biri oluyorum. Kahve tüketimini ise çoktan bıraktım.

Nasıl yani bu besinleri bir daha tüketmeyelim mi?

Elbette tüketeceğiz. Kafeinin dikkatli ve dozunda tüketildiğinde antidepresan etkisi yaptığı konusunda ciddi bulgular vardır. Önemli olan kahveyi günde üç fincana kadar içmek. Ama tahammül seviyenizden çok şikayetçiyseniz, kahve ve çikolatayı bırakmayı denemelisiniz. En azından belli bir süre.

Belki de artık melisa, lavanta, yasemin, papatya çaylarıyla tanışıp kaynaşmalısınızdır.

Psikolog Seray Küçük

https://www.instagram.com/seraykucukkk/

https://psikologseraykucuk.weebly.com/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 46
Kayıt tarihi
: 25.10.18
 
 

Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunuyum. Üniversite 3. sınıfta psikolojinin en temel konusu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster