Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '07

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
543
 

Ah Emre!

Ah Emre!
 

Olay net olarak şöyle:

Everton’un sahasında oynanıp 3-0 evsahibi takımın kazandığı maçın ilk yarısında Newcastle’ın kazandığı penaltı sonrasında sahadaki hemen bütün oyuncuların karıştığı itişmeler oluşur. Sonrasında Everton kalecisi, Emre’yi hakeme şikayet eder ve Everton’un Nijeryalı futbolcusu Joseph Yobo hakkında “f…n negro” (s....k zenci) dediğini söyler. Hakem yardımcılarına danışır, onların böyle bir şey duymadığını söylemesi üzerine herhangi bir şey yapmaz ama duyumlarını raporuna yazar.

Buna ilave olarak bazı Everton seyircileri, Emre’nin devre arasında oyuncular soyunma odasına giderken buna benzer ırkçı hakaret içeren sözler sarf ettiğini duyduklarını iddia ederler ve kişisel olarak İngiltere Futbol Federasyonuna şikayette bulunurlar.

Bu olaya bakışımız ve yaklaşımımız da diğer her şeyimiz gibi duygusal, tepkisel, taraflı ve irrasyonel.

Şimdi Emre’yi yalnız bırakmamak gerektiğini düşünenlerimiz, ya takım taraftarlığı ve sempatizanlığı ile ya da milliyetçi duygularla sözüm ona Emre’yi koruyucu tavır alıyorlar.

Arkadaşlar, birisini sadece soydaşınız ya da Galatasaraylı olduğu için savunursanız sizin bu konudaki desteğinizin ve görüşünüzün bir anlamı, bir ağırlığı kalmaz ki! Aksine güvenilirliğinizi yitirirsiniz. Daha da kötüsü, iliklerimize kadar işlemiş olan bu “benim hırsızım, benim kaçakçım iyidir” felsefesinden sıyrılamazsanız hırsızlığa ve kaçakçılığa engel olamazsınız, aksine teşvik etmiş olursunuz.

Emre Belözoğlu’na Türk olduğundan dolayı bir sataşma, saldırı vs. olursa o zaman hep beraber savunalım. Ama Emre’nin bir “ayıp” yaptığı iddia edildiği zaman bunun hesabını önce biz soracağımız yerde bunu örtbas etmeye çalışırsak ben orda yokum. Böyle bir tutum Erme ile beraber kabahati de savunmak olur ve bu da ne bize ne de Emre’ye yarar sağlar.

Ben kendi evladım için de aynı prensibi uygularım. Evladımın benim onaylamayacağım tarzda bir davranışı olduğu bana söylenirse önce bunun doğru olup olmadığını araştırırım. Doğru ise özür diler ve bunun bir daha tekrarlanmaması için çaba gösteririm, ancak yanlış ise evladımı savunurum.

Biz bırakmışız yapılanın doğru mu yanlış mı olduğunu, ya da Emre’nin bunu yapıp yapmadığını, içi boş tezlerle onu savunmaya çalışıp duruyoruz.

Yok Emre bu sözleri söyleyecek kadar İngilizce bilmezmiş, yok aslında İngilizler daha ırkçıymış vs. vs.

Biz aynı yollardan geçtik: bir dil öğrenilirken önce küfürler ve hakaretler öğrenilir. Kullansanız da kullanmasanız da öncelikle onları öğrenirsiniz çünkü o kelimeler “şaka olsun – ciddi olsun” çok sık kullanılır ve de eğer o kelimeleri öğrenmezseniz kendinize karşı kullanılıp kullanılmadığını bilemezsiniz.

İngilizlerin kendi ırkçılığı ile, kendi emperyalistliği ile bunun ne ilgisi var, yeni bir haçlı seferi mi başladı?

Yanlıştan yana tavır alıp bunu bir “Türk – İngiliz” çekişmesi haline getirmek yapılacak en aptalca iştir. Birkaç yüz serseri İsviçrelinin Dünya Kupası elemeleri maçında yaptığı ayıbın hesabının nasıl sorulduğunu gördük. Halkımızın aynı histeriye ve fanatizm rüzgarına bir daha düşürülmek istendiğini görüyor ve hissediyorum. Sağduyu sahibi yurttaşlarımı bu tuzağa düşmemeye davet ediyorum.

Türk halkının Emre Belözoğlu’na destek olmak diye bir misyonu yoktur. Dua ve Arzu edelim ki iddialar mesnetsiz çıksın ve ceza verilmesin ya da az bir ceza ile kurtulsun. İngiltere Futbol Federasyonunun ceza verip vermemesi kendilerini bağlar ve verecekleri cezaya da saygı duymak gerekir.

Ben kendi adıma, duyduğum, okuduğum ve gördüklerimle Emre’nin bu ayıbı işlemiş olduğu kanısına vardım ve onu kınıyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Emre'yi korumaya çalışan zihniyeti ben de desteklemiyorum. Çünkü koruma amacı doğru değil. Fakat bireysel olarak çok üstüne gitmeye gerek yok diyorum çünkü Emre'ler kolay yetişmiyor. Yoksa bu konu önemli elbette tartışılmalı, hatta çözüm bulunmalı. Örneğin Almanya'daki yasa hiç de gülünç değil bence, madem bu bir hassas değer, koyarsınız yasayı anlayan anlamayan, eğitimli eğitimsiz herkes uymak zorunda kalır. Futbol yasası çıksın bizde de. Yurtdışına giden futbolcular ülkemizi temsil ediyorsa, yaptıkları bireysel hatalardan dolayı Türkiye'den ceza alsınlar. Avrupa'daki imajımızı ancak böyle bir hareket ile düzeltebiliriz. Yoksa testiyi kırdıktan sonra tokadı atmak o değeri kaybetmekten başka bir işe yaramaz kanaatindeyim. Hmm belki bundan sonrakilere ders olur, ama o zaman da her ders için bir kurban vermeniz gerekir.

Murat KAPLAN 
 22.01.2007 13:14
Cevap :
Emre'yi korumak ona veya bize bir fayda sağlayacaksa hep beraber koruyalım ama durum böyle değil. Emre'nin üzerine gitmek ne amacımız, ne de konumuz. Emre, Allah vergisi yeteneği ile bize çok fayda sağlayabilecek konuma gelmişken bu ibreyi eksiye çevirdi. Emre'den futbol yeteneğini çıkarırsak malesef geriye pek bir şey kalmıyor. Sorun da bu. Avrupa'daki futbolcularımızın bizi iyi temsil etmek gibi bir mecburiyeti yok. Ama be yine de hepsinin birer fırsat olduğunu düşünüyorum.  22.01.2007 20:59
 

Emre'nin düşüncesizce hareket ettiği kesin, sadece iyi futbol ile bir ülkenin iyi bir şekilde temsil edilemeyeceği de kesin. Fakat bu olay topyekün Türk milletine mal ediliyorsa, bu mal eden kimselerin ayıbıdır. Bu tip hataları her milletten her birey yapabilir ve yapmıştır da. Emre'nin ırkçı falan olduğunu zannetmiyorum, bence sadece şımarıklığından ve agresifliğinden geldi bunlar başına. Sonuç olarak böyle bir olay neticesinde bence Emre'yi şiddetle korumak da yanlış, çok üzerine gitmek de. Gerçekten ırkçı olsaydı elbette fikrim değişirdi. Böyle şeyleri memleket meselesi yapmamak lazım, hepimiz insanız ve zaman zaman çok büyük hatalar yapabiliyoruz. Bu arada Tugay gerçekten hem efendiliği hem de futboluyla bir adım önde, ne mutlu hepsini birden başarabilene...

Murat KAPLAN 
 22.01.2007 0:57
Cevap :
Bu blogu iki nedenle yazdım: Birincisi Emre'nin "ırkçı hakaret" diye örtülü verilen sözlerinin "somut" olarak ne olduğunu bir yabancı sitede buldum ve paylaştım; ikincisi ise "Emre'yi koruyalım" kampanyasını taraflı ve faydasız buluyorum. Şimdi blog sitesi üzerinden ve dışından gelen yorumlarda "bunlar ufak tefek şeyler" havası var. Her ülkenin kendine has duyarlı konuları vardır. Örneğin Almanya'da bildiğim kadarıyla "yahudi karşıtı propaganda" yasaktır. Bu bize gülünç gelir, böyle "Yahudilere özgü yasa mı olur?" deriz. Emre bizim ürettiğimiz bir değer. Onun gibi “başarılı” örneklere çok ihtiyacımız varken o bu şansımızı ziyan etmemeli. Buna hakkı yok. Onun diğer ırklarla ilgili bir sorunu olduğunu iddia eden yok zaten. Teşekkürler  22.01.2007 11:18
 

Emre Hagi'nin öğrencisi sayılır, bence de söylemiş olma ihtimali yüksek. Yazık ama profesyonel olmayı illa başımıza böyle bir olay gelince öğreniyoruz. Bence Emre bin pişman ama iş işten geçti artık, ben ceza alacağını tahmin ediyorum...

Murat KAPLAN 
 21.01.2007 0:34
Cevap :
Hagi de agresifti ama bu başka bir şey. Kimse kimseye ırkıyla, dersinin rengiyle hakaret edemez. Birçok Avrupalının aklına Türk deyince köşebaşındaki dönerci ile Emre geliyor, Alpay geliyor. Zaten yurt dışında çok kötü bir imaj sorunumuz varken bir de Emre'lerin, Alpay'ların kamburuna ihtiyacımız yok ki! Tugay gibi iyi örneklere ihtiyacımız var. Hayıflanmam bu yüzden.  21.01.2007 7:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 129
Toplam yorum
: 181
Toplam mesaj
: 32
Ort. okunma sayısı
: 2069
Kayıt tarihi
: 28.06.06
 
 

İnsanın kendini anlatması zor, gereksiz de! Yaptığı işlere bakmak yeter, ne gerek var fazla i..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster