Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1681
 

Ah Facebook yuva yıkıyorsun!

Ah Facebook yuva yıkıyorsun!
 

Görsel internetten alınmıştır.


Son yıllarda Facebook ve Twitter gibi sosyal medya siteleriyle başımız dertte.

Birçok insan, daha sabahın köründe, gözünü açar açmaz ilk iş olarak eline akıllı telefonunu alıp hemen bir göz atıyor neler olmuş diye.

Hatta o kadar çok abartılıyor ki bu durum, tuvalette otururken dahi bu siteleri ziyaret edenler, oradan ahkâm kesenler olabiliyormuş.

Yemek masasında çocuğunun sorduğu masum bir soruya,  ya da eşinin,” günün nasıl geçti” gibi basit ama anlamlı bir sorusuna cevap vermektense, facebook ya da twitter’da yazılanlara cevap yetiştirmekle meşgul olanlar dahi varmış.

Gece çok geç saatlerde sevgili eşinin yanında huzur içerisinde mışıl mışıl uyumaktansa internetin başında kuş gibi bekleyip, “Ah biri bir şey yazsa da ben de cevap versem” diye heyecanla bekleşenler olduğu gibi, harbiden aldatma çalışması yapanlar da yok değilmiş.

Bu gereksiz yoğunluk, zaman içerisinde eşleri yıpratıp kaçınılmaz kavgalara zemin hazırlıyor. İhmal edildiğini düşünen eş, karşı tarafı ilgisizlikle suçlamaya başlıyor haklı olarak. Güven erozyonu oluşunca karşılıklı suçlamalar ve kıskançlık krizleri evliliği çekilmez hale getirebiliyor.

İşte böyle bir olay Balıkesir’de yaşanıyor.

Balıkesir’in İvrindi İlçesinde mahkeme, zamanının çoğunu Facebook’ta geçiren eşinden boşanmak isteyen kocayı haksız bulmuş. Koca itiraz edince dosya Yargıtay’a gitmiş.

“Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, emsal bir karara imza atarak, internet ve Facebook’ta fazla zaman geçirmenin evlilik birliğinin mutluluğunu sağlama konusundaki özen yükümlülüğüne aykırı olduğunu belirterek, “Bu durum eşlerden diğeri için ortak hayatı çekilmez kılar” demiş.

Kararda, “Gerçekleşen bu duruma göre, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı, dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır” denilmiş. (milliyet.com.tr)

Haberin devamında eşlerin boşandığını da üzüntüyle okudum.

Oysa her şeyi dozunda yapsak,

Eşimize, çocuğumuza, gerçek arkadaşlarımıza zaman ayırsak,

Sanal kimliklerin asla gerçek kimliklerin yerini alamayacağını anlasak,

Kendimizi bu sahte mutluluk ortamından kurtarıp sevdiklerimize sıkı sıkı sarılsak…

Daha fazla geç kalmadan…

04 Ekim 2015

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Facebook saçmalığın daniskası diye düşünüyorum. Görgüsüzlük tavan yapmış. Yediğimiz, içtiğimiz, gezdiğimiz yerleri paylaşıyoruz. 300-500 arkadaşı olan yalnızların sitesi :-) Ne yazık ki bu saaatten sonra yapacak bir şey yok. Ben hesabımı silemiyorum çünkü yakın akrabalarım ya ayrı şehirde ya da yurtdışında. Selamlar.

Güz Özlemi 
 01.11.2015 19:56
Cevap :
Hangi site olursa olsun, farklı amaçlarla kullanılırsa sorun kaçınılmaz. Tabii bu da herkesin kişisel tercihi. İnsanların çoğu artık yaşamının her anını paylaşmaya başladı internette. Nedir bu teşhir çılgınlığı anlayamadım. Hastanede acil servise gelmiş anında bir foto paylaşıyor. Yahu Allah aşkına sen hasta mısın, yoksa şovmen mi? İnsanları anlamak zor... Selamlar, mutlu kalın...  02.11.2015 15:34
 

Ben sanal sitelere karşı olanlara karşıyım...Ama burada yuva yıkan bir bağımlılık var.

Kerim Korkut 
 26.10.2015 14:58
Cevap :
Sanal sitelere karşı değilim, kullanım tercihlerinin yarattığı sıkıntılara değindim...Sadece yuva yıkılsa neyse, sanal alemden tanıştıkları kişilerce tecavüze uğrayanlar, gasp edilenler de var. Ölümler de gelebilir peşinden belki olmuştur da...Selamlar, mutlu kalın...  27.10.2015 11:30
 

Sadece facebook mu? İnternet her yaş için ayrı tehlike boyutunda. Büyükler için farklı küçükler için farklı tehlikeleri içeriyor.Yapıyoruz hepimiz, bağımlı olduk adeta nete. Hele çocuklara sokaklarda tozla toprakla oynamayı unutturdu, evcilik oynarken kurulan hayalleri törpüledi diye çok üzülüyorum.Sevgi ve muhabbetle Ayşegül Hanımcım.

Nuray Ors 
 09.10.2015 14:29
Cevap :
Haklısınız Nuray Hanım. Tehlike her yaştan bireyleri kapsıyor. Özellikle çocuklarımızı uyarmamız gerekiyor olası tehlikelere karşı. Aksi takdirde çok baş ağrıtacak olaylarla karşılaşılması mümkün...Selamlar, mutlu kalın...  09.10.2015 18:38
 

İlk çıktığında şöyle tanıtılıyordu Facebook: “İlkokul arkadaşlarınızı, izini kaybettiğiniz yakınlarınızı bulacaksınız!” Ne kadar sevimli bir slogan, değil mi? Sanal dünyada insanların birbirini bulması için Face’e mi ihtiyaç var! Ayrıca, bakalım ben birilerini bulmak ya da bulunmak istiyor muyum! Bir gün olsun ilgimi çekmedi. Bugün zaten kuruluş amacından da tamamen sapmış durumda! Sevdiğim insanlar farklı nedenlerle kullanıyorlar; ama bağımlılık seviyesinde olan yok! Sosyal medyaya değil, Face ve Twitter’a -insan ilişkilerini zedelediği için- karşıyım! Sizin de değindiğiniz gibi insanların sosyal hayatı bitti ve ellerinden telefon düşmüyor! Batı’da otobüse bindiğinizde herkesin elinde kitap, gazete vardır; bizde ise son model telefonlar ellerde! Yeni çıkan bir telefon için geceden kuyruğa girip 3,900 TL ödeyen kafaları anlamayı reddediyorum! Allah’a da havale edemeyeceğim çünkü o da bıktı:( Sabır ve selametle.

Ata Kemal Şahin 
 06.10.2015 8:10
Cevap :
Facebook bizim jenerasyon için eski arkadaşları bulmada katkı sağlıyor muhakkak çünkü bizler iletişim eksikliği nedeniyle birbirimizi kaybettik birçok arkadaşla. Ben de giriyorum Facebook'a ama sabahlara kadar değil elbette. İnsan kendi sınırlarını bilir ve ona uygun davranırsa sorun olmaz. Ben de belli bir amaç doğrultusunda kullanıyorum Facebook'u. Twitter'da kaydım var ama aktif değilim çünkü sevemedim. Ve evet ne zaman bir toplu aşıma aracına binsem herkes, sanki bir ayin yapar gibi telefonuyla hemhal bir durumda bu çok üzücü. Konuşmayı unutan bir nesile doğru mu gidiyoruz diye düşünmeden edemiyorum...Dikkat ettiğim diğer nokta da giyim ve kuşamından az çok fikir edindiğim dar bütçeli insanların dahi ellerinde son model akıllı telefonlar. İşte bunu anlayamıyorum bir türlü...:( Selamlar, mutlu kalın...  06.10.2015 13:11
 
 
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 3989
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1421
Kayıt tarihi
: 20.11.10
 
 

Bir Kamu Kurumundan emekliyim. Bloğumda; yaşadıklarımı, çevremde gözlemlediğim olaylar ile kendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster