Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ocak '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
344
 

Ah şu kadercilik

Duygusal amaçlarla hiç bir dayatma olmadan bir araya gelen onbinlerce kişi, (Hrant Dink`in cenazesi) diğer herhangi bir konu hakkında hakkını arama ihtiyacı yada protesto etme ihtiyacı bile duymuyor. Bu durum araştırmaya değer bir konudur.. Başka ülkelerde çıkarlarını korumak amacı ile bir araya gelerek haklarından feragat etmek istemeyen insanlar duygusal durumları ikinci plana atarken ülkemizde, geleceklerini, sahip olduklari birçok, maddi ve manevi degeri kaybederken seslerini çıkarmayıp kaderciliğe havale ederek olaylara sadece seyirci olunması hayret edilecek bir durumdur. Halbuki insanların standartlarını yukseltme ihtiyaci duymalarindan daha dogal bir amac olamazken, elinekini yitirme korkusu ile yasamak, anlasilabilir gibi degildir.

Sabah bir kalkiyorsunuz sular kesik, dus alacaksiniz mumkun degil. Ogreniyorsunuz ki barajlarda su kalmadigindan suyun ne zaman gelecegini ogrenmeniz mumkun degil. Cunku sorumlularda herhangi bir bilgiye sahip degil nedeni ise o konuda onceden alinmasi gereken onlem, ilgili birimde gorev yapan kisinin o konu ile uzaktan yakindan ilgisi olmamasi dolayisi ile olay Allah`a havale edilmistir. Eger cevrede foto sentez olayini gerceklestirecek agac birakmayip keserseniz, yada kesilmesine seyirci kalirsaniz, yagmur duasinada cikarsiniz, hayir duasinada.

Is yerine gitmek uzere yola cikiyorsunuz kendi arabanizla yada herhangi bir vasita ile, saatler sonra isyerine vardiginizda sanki saatlerce calismis gibi yorgun hissediyorsunuz kendinizi, yinede sinirlenmemeye ozen gosteriyorsunuz nede olsa gun yeni basliyor. Tam is yerinde ise baslamissiniz elektrikler kesiliyor, yetkililerden ne zaman elektrigin gelecegini ogrenmeye calisiyorsunuz, onlarinda verecek cevabi olmadigi icin telefon ayni cevabi veriyor. Hatlar mesgul oldugundan biraz sonra tekrar arayiniz. Yazismalariniz var, odemeleriniz var, is baglantisi yapacaksiniz ki para akisi olsun. Is yapma zevkiniz kaciyor, basliyorsunuz elektriklerin gelmesini beklemeye uzun bir aradan sonra elekrikler geldiginde tekrar gidiyor, sebep ayni anda heskesin elektigi acmasindan dolayi trafoda ariza meydana geldi. Yani bugun elekrigin gelmesi mumkun degil, yani bugun uretim yok, evin yolunu tutuyorsunuz. Sanki herkes ayni anda sokaga cikmis gibi butun yollar arac ve insan dolu saatlerce yollarda perisan olduktan sonra evinize ulasiyorsunuz. Esiniz sizi guler yuzle karsilarken siz patlamaya hazir barut ficisi gibi her ne kadar sinirlerinize hakim olmaya calissanizda, psikolojik durumunuz evin icine yansiyor. Ister istemez evde husursuzluk basliyor. Hic kimsenin hakki varmi evdeki huzur ortaminin bozulmasina sebep olmaya?

Uzmanlik gerektiren birimlerin basina konu ile alakasi olamayan birini getirdiginiz zaman toplumun gelecegi ile oynuyorsunuz. Ama bunu algilama yetenegine sahip degilsiniz. Taki yumurta kapiya dayanana dek, konuyu kavradiginizda ise is isten gecmis oluyor. Bu yatirimlar icin yillar gereklidir, bu zaman dilimi icerisinde milyonlarca insan caresizlik icerisinde kaderi ile basbasadir. Bu sadece yoneticilerin basiretsizligi degildir. Burada bu ulkenin vatandasinin en az idareciler kadar kusuru vardir. Cunku vatandaslik gorevlerini yerine getirmedigi icin, bu sekilde cezalandirilmayi coktan kabul etmislerdir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 377
Toplam yorum
: 181
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 707
Kayıt tarihi
: 05.08.06
 
 

Türkiye'yi ve Türk insanını çok seviyorum. Dünyada bütün canlıların yaşam hakkı olduğuna inanıyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster