Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Kasım '07

 
Kategori
Öğretmenler Günü
Okunma Sayısı
2156
 

Ah Şu Öğretmenler

Ah Şu Öğretmenler
 

Eğitimciler bir araya gelince ne konuşurlar? En zor mesleği yürüten bu büyük topluluk derinden yaşadıkları ekonomik sorunlarını mı konuşurlar sanırsınız? Sanınız buysa yanılırsınız. Buna verebilecek en doğru cevap "eğitimdir".

Dost arkadaş toplantılarında karar alırız bugün eğitim konusu geçmeyecek!!

Bu karardan birkaç dakika sonra söz döner yine eğitime gelir.

Başka mesleklerde bunu göremezsiniz. Yolda, otobüste, her yerde yan yana iki öğretmen varsa konu eğitim ve öğrencileridir. Meslekleri adeta ruhlarına işlemiştir. Hele hele öğretmen sohbetleri eğitim şurası gibidirler. Eğitimin yaşadığı her soruna basit, pratik çözümler üretilir.

Yine 7-8 öğretmen böyle bir sohbetteyiz. Birkaç kişi konuştu. Bilgisayarın öğretim ortamındaki yeri konusu açılınca söze karıştım. Eğitimde teknolojinin yeri ve önemini yaşadığım deneyimleri de katarak anlatıyorum. Bilgisayarın sınıflara girmesi gerektiğinden, ders sunumunun daha etkili olacağından, öğrencinin bilgisayarı ancak bu şekilde oyun aracı olarak kısmen de olsa kullanmaktan vazgeçeceğinden, bilgisayarla hiç tanışmamış öğrencileri tespit edip bunlara öncelik vermenin büyük değişim yaratacağından bahsederken,

Beden Eğitimi Öğretmeni Nuri Bey, asıl sorunun öğrenciye bakış olduğunu, sporcularının ders çalışmaya diğer öğrenciler kadar zaman ayıramadıklarını, öğretmenlerin not verirken bu durumu hiç dikkate almadığını, doğal olarak sporcularının başarılarının düştüğünden yakındı.

Bunun üzerine Fizik Öğretmeni Fahri Bey bu yakınmanın haksız olduğunu, öğrencilerin bu yükü kaldırabileceklerse sporla ilgilenmelerinin daha doğru olacağı karşılığını verdi.

Espriyi konuşmasında kural haline getirmiş İngilizceci Okan Bey kendisinden beklemediğim bir ciddiyetle asıl kabahatin velilerde olduğunu sınıf velileriyle bir çok görüşme yaptığını, dil alanını seçmesi gereken öğrencilerin velilerin tutumu nedeniyle mutlu olamayacakları bölümleri tercih etmek zorunda kaldığını söyledi. Öğrencinin ilgi ve yetenek alanlarına göre yönlendirilmesi halinde hem gençlerin hem de ülkemizin kazanacağı ifadesiyle aşağıdaki olayı anlattı.

‘’İlkokul 5. sınıfta resim dersinde öğretmen "çocuklar konu serbest, hayvan resimleri çizin" demiş. 10 dakika sonra küçük Ahmet el kaldırmış. Ahmet’in yanına gelen öğretmen resim kağıdının üzerinde bir sineğin kıpırdamadan durduğunu görmüş. Çocuğun bu sinekten şikayetçi olduğunu zannetmiş.
Eliyle sineği kovalamış ama hayvan hiç hareket etmemiş. Biraz daha
dikkatli bakınca da sineğin gerçek olmadığını fark etmiş. Bu bir sinek resmiymiş.
Öğretmen şaşkınlıkla sormuş:
-Sen mi yaptın oğlum bu resmi?
-Evet öğretmenim.
-Peki bir de at resmi yap bakayım. Küçük Ahmet öyle bir at resmi çizmiş ki, at,
sanki kağıttan fırlayıp çıkacak. O kadar canlı. Öğretmenin şaşkınlığı daha da artmış:

-Yavrum beni hemen babana götür. Sen müthiş bir yeteneksin. Burada harcanmamalısın. Derhal güzel sanatlara transfer olman lazım. Babanla konuşmalıyım, demiş.
Son dersten sonra Ahmetle beraber yola koyulmuşlar. Dar bir patikadan geçip, bir gecekonduya girmişler. İçerde, yatakta, dizlerini karnına çekmiş, üzerinde yorganı bir adam…. Öğretmen konuşmaya başlamış:

-Geçmiş olsun efendim.
-Teşekkürler.
-Ben oğlunuzun...
-Allah kahretsin oğlumu.
-Aman böyle söylemeyin, yaptığı resimler...
-Onun yaptığı resimler yerin dibine batsın.
-Ama beyefendi böyle yetenekli bir çocuğun...
-Yeteneğine başlatmayın simdi.
-Peki ne oldu, niçin böyle kızgınsınız oğlunuza?
-Neden olacak, dün gece eve biraz çakırkeyif geldim. Bu eşşoğlusu sobanın üzerine çıplak kadın resmi çiziktirmiş…’’

Dedi ve bir kahkaha tufanı koptu. Okan Bey yapmıştı yine yapacağını.
Aradan bir iki dakika geçti. Biraz sakinleştik. Nedense Nuri Bey hiçbir şey olmamış gibi davranıyor, fıkra Fransızca anlatılmış gibi boş boş bakıyordu. Birden yüz ifadesi değişti. ‘’Yakmış haa’’ deyip, kahkahayı bastı. Nuri Beyin bu hali ikinci kahkaha tufanının kopmasına sebep oldu.

Bu da eğitimin sorunlarını masaya yatıran ciddi sohbetin sonu oldu.

Her şeyin sonunun böyle bitmesi ve mesleğine gönül vermiş eğitimcilerin her alanda hak ettiği statüye kavuşmaları dileği ile…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 165
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 46
Ort. okunma sayısı
: 3837
Kayıt tarihi
: 25.08.07
 
 

Samsun Terme Şuvayip Köyü'nde doğmuşum. İlk ve ortaokulu Terme'de, lise öğrenimimi Ünye'de tamala..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster