Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Nisan '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
676
 

Ahan da bir açılım daha: Başkanlık sistemi açılımı

Ahan da bir açılım daha: Başkanlık sistemi açılımı
 

Türkiye’nin NATO’ya girişi bağımsızlığının sonunu başlatmıştı. 30 yıl önce bağımsızlık mücadelesi verdiği güçlere dahil olan Türk Ordusu, bizzat bu savaştığı emperyalizmin ordusuna güç katmıştı.

Türkiye’nin ordusunu ele geçiren bu güçler, sırayla ekonomisini, siyasetini de ele geçirmişlerdir. Ancak bu güçler siyasi yaşamda beklenmedik engellerle karşılaşmaktaydılar. Türkiye sürekli olarak dış güdümlü ve bağımlı bir ekonomik yapıya bürünmüş; krediler, IMF programları, krizler, cari açıklar Türkiye’ye 60 yıldır garip travmaları yaşamış ve bunu devalüasyonlarla atlatmaya çalışmıştır. Ama şu gerçektir ki Türkiye ekonomik olarak dışarıya tam bağımlı hale gelmiştir.

Bütün neo liberal dayatmalara evet demek zorunda kalmış, artı değer yaratan üretimlere kapıları kapatılmış ve tarımsal üretimden uzaklaştırılmış; kamu ve özel şirketleri, bankaları ve borsaları uluslar arası sermayenin istediği formata sokulmuştur.

60 yıllık siyasi tarihimiz göstermiştir ki, ABD karşıtı siyasi partilerin yaşama ve ayakta durma şansı bırakılmamıştır. Her zaman söylediğim gibi ABD karşıtı, tam bağımsızlık ve egemen Türkiye söylemi sahibi partiler bu ülkede cezasını çok ağır şekilde çekmişlerdir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin demokrasisi kuvvetler ayrılığı sistemi, bu kuvvetler ayrılığı siyasal partiler yasası nedeniyle Yürütme- Yargı şekline dönüşmüş, yasama yürütmenin emrine amade olagelmiştir. Bugünlerde yargı ile HSYK, Anayasa Mahkemesi gibi bağımsız kurumları yürütmenin erkine bırakılmasını öngören anayasa değişikliği paketi, bu programın devamıdır.

Zaten cumhurbaşkanını halkın seçmesi bunun ilk adımıydı. Şimdi yargının yapısı da değiştirilirse kuvvetler bütünlüğü sağlanacaktır. Yani diktatörlük anlamına gelen başkanlık sistemi getirilmesi projesi tartışmaya açılacaktır. Nasıl olur diyeceksiniz?

ABD gibi bir sürü ülkede başkanlık sistemi var ama demokrasi de var dediğiniz duyar gibiyim. Başkanlık sistemi olan ülkelerde siyasi olarak partiler arasında pek fark yoktur, bir tür oligarşi vardır bu ülkelerde, ABD de dahil. Kapital beylerinin halka istediği kararları kolay verecek başkanları seçtirirler ve bu göstermelik demokrasi şovunda sonra başkana istedikleri programları uygulatırlar. Bu başkanın önünde karar verme sürecinde fazla bir engel olmaması önemlidir. Dolaysıyla batı ülkelerinde iktidarların farklı bir siyasi emelleri ve onların üstünde onları ulusal çıkarlarını ele geçirecek ve onları çıkarlarına göre yönetmek isteyen emperyalist güçler yoktur.

Bütün erklerin tek elde toplanması ABD için çok önemlidir. Bu şimdilerde başkanlık sisteminin tabanı çalışmalarıdır. ABD Türkiye’de nasıl bir sistem istiyor?

1-) 1 Mart teskeresi gibi teskereleri onaylamayan yasamanın ekarte olması. Her kararın yasama ellinde olan ve yürütmenin başı olan Başkanın dudağının arasından çıkmasının sağlanması.

2-) Bazı neo liberal politikaların bazı stratejik kurumların satılması, ülkenin bağımsızlığını tehlikeye düşürdüğü ve anayasaya aykırı olduğu gerekçeleri iptal etmeyen, yürütmeye yani başkana bağlı bir Anayasa mahkemesi.

3-) Yürütmenin yani başkanın verdiği kararları ve siyasi tercihlere göre karar veren hakimleri atayan HSYK.

4-) Yürütmenin yani başkanın siyasi tercihlere itiraz etmeyen ve yorum yapmayan bir Ordu.

Ergenekon gibi derin örgütlenmeleri bahane ederek, Ordunun içinde NATO karşıtı askerleri temizlemeyi amaçlayan ve Kürt açılımı, Ermeni açılımı gibi propaganda güçlerini kullanarak halkı istedikleri gibi düşünmeye de ikna etme operasyonlarını da üst üste koyarsak, başkanlık sistemi geç bile kalmıştır. Görüldüğü gibi devasa yatırımlarla ve zahmetle iktidar yaptığı işbirlikçileri Türkiye’de onların istediği gibi cirit atmalarının önünde kuvvetler ayrılığı vardır.

Nasılsa yıllardır eyalet valisi gibi Türkiye’nin başbakanını ve yönetim kadrosunu atayan ABD’nin önümüzdeki günler ve yıllarda açılımlarını görür gibiyim.

1-) Türkiye başkanlık sistemine geçsin. Yürütmenin başı bu başkan olsun. Cumhurbaşkanı’nın yerini halife alsın açılımı.

2-) Yasama gereksizdir. Yasama bu işleri başkandan daha iyi mi bilecek açılımı.

3-) Yargı yürütmeye bağlıysa, bu kararları da başkan versin, yüksek mahkemelere gerek yok açılımı

4-) Ordu yasamanın değil başkanın emrine verilsin açılımı.

5-) Bunun devamında eyalet sistemi olsun açılımı. 6-) Yerel etnik farklılıklar gösteren bölgelerin eğitim dilleri yerel diller olsun açılımı.

7-) Resmi dil Türkçe olmasın. Her bölgede mahkeme/ valilik/ belediye/hastane gibi kurumlarda etnik dilleri konuşan elemanlar bulunsun açılımı.

8-) Her eyalet kendi anayasasını yapsın açılımı.

9-) Her eyalet kendi güvenliğini sağlasın açılımı.

10-) Her eyalet kendi vergisini kendisi toplasın bunun bir kısmını merkezi hükümete aktarsın açılımı.

11-) Referandumla Türkiye cumhuriyetler birliği kurulsun açılımı.

12-) Sonra yine referandumla bu ülkenin adı Ortadoğu Birleşik devletleri olsun açılımı.

13-) Küçük parçalara bölünmüş komşu ülkeler(Kürdistan Irak, Sunni Irak, Şii Irak/ Suriye/Ermenistan/ Doğu ve Batı Azerbeycan/ Kuzey, Güney, Doğu ve Batı Gürcistan/Kuzey, Orta, Batı, Doğu ve Kürt İran/Ürdün/ Kuzey ve Batı Filistin/ Doğu ve Batı Pakistan/ Türki Cumhuriyetler/ Talibani ve Amerikani Afganistan) referandumla bu devlete katılabilsin açılımı.

Tabi ki bu birleşik devletlerin ordusu NATO üyesi olacak.

Not: Bütün bu açılımlar, ABD’de kurgulanan ”İt ite, it kuyruğuna” talimat versin açılımdan kaynaklanmaktadır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ne yapsa yaranamiyacak su iktidar, kendileri icin bir sey istiyen oyle olsun, her sey takke pardon millet icin.Baskanlik halife o gel keyfim gel.!!!! Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 20.04.2010 2:45
Cevap :
Yav atıyor bir laf ortaya yalandan hep beraber onu konuşup duruyoruz. Çocukça gündem yaratılıyor işte. Sıkılmıştık zaten uzun zamandır bu açılım iyi geldi. Yoksa işsizlik, yoksulluk gibi gereksiz konuları konuşup duracaktık:) Sevgiler  20.04.2010 22:03
 

Bu yazıyı algılayamayan da kasıtlıdır...

yeşilsoğan 
 19.04.2010 22:19
Cevap :
:) Çok net.. Anlayan anlar.Sevgiler  20.04.2010 1:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 105
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 3790
Kayıt tarihi
: 05.11.08
 
 

İ. Ü. İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler 1989 mezunuyum. 1993'ten beri uluslararası fındık ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster