Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
440
 

Ahde Vefa

Ahde Vefa
 

Hz. Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler. Derler ki :

- Ey halife, bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü. Ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin.

Bu söz üzerine Hz. Ömer suçlanan gence dönerek :

- Söyledikleri doğru mu diye sorar.

Suçlanan genç der ki :

- Evet doğru.

Bu söz üzerine Hz Ömer anlat bakalım nasıl oldu diye sorar.

Genç anlatmaya başlar:

- Ben bulunduğum kasabada hali vakti yerinde olan bir insanım. Ailemle beraber gezmeye çıktık, kader bizi arkadaşların bulunduğu yere getirdi. Affedersiniz hayvanlarımın arasında bir güzel atım var ki dönen bir defa daha bakıyor. Hayvana ne yaptıysam bu arkadaşların bahçesinden meyve koparmasına engel olamadım.
Arkadaşların babası içerden hışımla çıktı atıma bir taş attı, atım oracıkta öldü. Nefsime bu durum ağır geldi, ben de bir taş attım, babası öldü. Kaçmak istedim fakat arkadaşlar beni yakaladı, durum bundan ibaret, dedi. Hz Ömer:

- Söyleyecek bir şey yok, bu suçun cezası idam. Madem suçunu da kabul ettin, dedi. Bu sözden sonra delikanlı söz alarak:
- Efendim bir özrüm var, diyerek konuşmaya başladı:

- Ben memleketinde zengin bir insanım, babam, rahmetli olmadan bana epey bir altın bıraktı. Gelirken kardeşim küçük olduğu için saklamak zorunda kaldım. Şimdi siz bu cezayı infaz ederseniz yetimin hakkını zayi ettiğiniz için Allah(C.C) indinde sorumlu olursunuz, bana üç gün izin verirseniz ben emaneti kardeşime teslim eder gelirim, bu üç gün içinde yerime birini bulurum, der.

Hz. Ömer der ki:

- Bu topluluğa yabancı birisin, senin yerine kim kalır ki?

Sözün burasında genç adam ortama bir göz atar, der ki:

- Bu zat benim yerime kalır. O zat Hz. Peygamber Efendimizin (S.A.V) en iyi arkadaşlarından, daha yaşarken cennetle müjdelenen Amr Ibni As' dan başkası değildir. Hz. Ömer Amr'a dönerek:

- Ey Amr, delikanlıyı duydun, der. O yüce sahabe:

- Evet, ben kefilim, der ve genç adam serbest bırakılır.

Üçüncü günün sonunda vakit dolmak üzere ama gençten bir haber yoktur. Medine'nin ileri gelenleri Hz. Ömer'e çıkarak gencin gelmeyeceği, dolayısıyla Amr Ibni As'a verilecek idam yerine maktulün diyetini vermeyi teklif ederler, fakat gençler razı olmaz ve babamızın kanı yerde kalsın istemiyoruz derler. Hz. Ömer kendinden beklenen cevabı verir der ki:

- Bu kefil babam olsa fark etmez cezayı infaz ederim. Hz Amr Ibni As ise tam bir teslimiyet içerisinde der ki:

- Biz de sözümün arkasındayız. Bu arada kalabalıkta bir dalgalanma olur ve insanların arasından genç görünür. Hz. Ömer gence dönerek derki:

- Evladım gelmeme gibi önemli bir nedenin vardı neden geldin?

Genç vakurla başını kaldırır ve (günümüz insani için pek de önemli olmayan):

- 'AHDE VEFASIZLIK ETTİ' demeyesiniz diye geldim der. Hz. Ömer başını bu defa çevirir ve Amr Ibni As'a der ki:

- Ey Amr, sen bu delikanlıyı tanımıyorsun, nasıl oldu onun yerine kefil oldun?. Amr Ibni As Allah kendisinden ebediyyen razı olsun, vakurla kanımızı donduracak bir cevap verir:

- Bu kadar insanın içerisinden beni seçti. 'İNSANLIK ÖLDÜ' dedirtmemek için kabul ettim, der. Sıra gençlere gelir, derler ki:

- Biz bu davadan vazgeçiyoruz.

Bu sözün üzerine Hz Ömer:

- Biraz evvel babamızın kani yerde kalmasın diyordunuz ne oldu da vazgeçiyorsunuz, der. Gençlerin cevabı da dehşetlidir:

- MERHAMETLİ İNSAN KALMADI' DEMEYESINIZ DİYE…

BENDE SİZE BU MAİLİ YOLLUYORUM, ÇÜNKÜ 'GÜZEL MAİL PAYLAŞAN KALMADI' DEMESİNLER DİYE.

* İnsanların birbirinin boğazını kestiği, kadınların yüzüne kezzap atıldığı bir dünyada bu maili okumak sabah sabah çok iyi geldi doğrusu.

İyi bayramlar...

http://www.esmakahraman.com/ahde-vefa/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

...şimdi de gözlerim doldu..Vefadan uzak bizlere ibret dolu bir kıssa..İNSANca yaşayabilenlerden ve her ne olursa olsun İNSANı İNSAN yapan değerlerden uzaklaşmamak dualarıyla. Teşekkürler sayın yazarım:)

Güller_Açarken 
 23.08.2008 14:32
Cevap :
:) Sayın yazarım sefalar getirdin. Aynı güzellikten aynı keyfi almak çok hoş. Teşekkür ediyorum, sevgiler.  23.08.2008 15:50
 

Nicedir aklımdaydınız. Sayın Yazarım hitabı ile özgün bir iz bıraktığınız için mi, bunun ötesinde bir merak uyandırdığınızdan mı bilmem. Her neyse... Bugün bloğunuzdayım. Medeniyet ile teknoloji kavramlarını karıştıranların, insan ile insancık (sizin tabiriniz ile) kavramlarını da sislendirdiği söylenebilir. 2. binyılın başlarından 15. yüzyılın sonlarına kadarki Türk dönemi ile 6. yüzyıldan Türk dönemine kadarki süreçte Arap ve acem döneminin bütün insanlık alemine her alanda kattıklarını ufacık bir araştırma ile öğrenmek mümkün iken, sanki bilim ve terbiyenin kaynağı ve referansı onlar dışında bir şeymişcesine akıl almaz bir cehalet (belki ahmaklıkla) nutuk atanların karşısına bir medeniyet sızıntısı ile çıkmış bulunuyorsunuz. Doğal olarak benim iyi bildiğim örneklerden biriydi bu. Ama yazmaktan kaçındığım ayrıca! Çünkü özüyle kavgalı insanı bilgiyle beslemekten vazgeçmiştim. Özüyle uğraşmayı seçmiştim. Uzadı bu yorum:) Ama siz iyi ki yazdınız... Gönülden teşekkürler. Saygıyla...

Mehmet Arda 
 23.08.2008 12:16
Cevap :
:) Sayın yazarım sefalat getirdin...Sevgiler  23.08.2008 14:14
 

esra hanım gerçekten sabah sabah iyi geldi yazınız .Günümüzde artık kalmayan bu degerleri zaman zaman düşünürüm acaba varmı yada bizmi rastlamıyoruz. acaba bizler ne kadar sadıgız, AHDEV VEFAYA:? yazınızın sonunu okurken düşünmeden edemedim.İnsanlık nereyeeeeeeeeeee gittin

inci sayar 
 23.08.2008 10:11
Cevap :
:) Sayn İnci Sayar sefalar getirdin. Ahde Vefa var ama çok sık rastlamıyoruz malesef. :) Katılımın için teşekkürler. Sevgiler  23.08.2008 10:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1928
Toplam yorum
: 7346
Toplam mesaj
: 429
Ort. okunma sayısı
: 637
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

  Hayatı ciddiye almam, emeği çok ciddiye alırım. Dünyanın en vazgeçilmez üçlüsü; çocuklar, çiçek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster