Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mayıs '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
735
 

Ahmak ıslatan, Aysun Kayacı ve Hoppala Mahmut Bey (1)

Ahmak ıslatan, Aysun Kayacı ve Hoppala Mahmut Bey (1)
 

Resim http://bayan.us 'dan alınmıştır.


Gündem maddeleri yağmur gibi yağıyor.

Yağmur dediysem, öyle çisil-çisil değil, ahmak ıslatan türden.

Halk bu yağış altında sırılsıklam.

Bu cümleye düz bir mantıkla bakıp bizim Hoppala Mahmut Bey gibi “halka ahmak mı dedin ?” diyen çıkar mı bilemem.

Çıkarsa pek çok sorunun yanıtını almış olurum. İlk yanıt “Hoppala Mahmut Bey türünün tek örneği değilmiş” olur.

Kendisini iyi tanıdığımı söyleyebilirim. Ben iyi tanıyorum ama siz de tanıyın, çünkü ara-ara size Mahmut Bey’ in “gün yorumlarını” anlatacağım. Günü öyle güzel yorumlar ki, “bu haberden bu yorum nasıl çıkabilir” diye şaşırır kalırsınız.

Evet onu iyi tanırım ama bir konu hariç !

Onun siyasi düşüncesini hala kavrayamadım.

Kimin kağnısı gıcırdarsa onun kağnısına binen, kağnıcıdan çok kağnıcı olup, kağnıdan indiği anda kağnıcıya verip veriştiren “yurdum insanı” tipi dediğimiz özgün bir kişiliktir. Bindiği hiç bir kağnıdan ve savunduğu hiç bir kağnıcıdan umduğunu bulamadığı için siyasi görüşü ve lideri durmaksızın değişir.

Düşüncesini değiştirdiği anda, “eski kağnıcıya” öyle bir verir veriştirir ki, eskiden onu övmek için söylediği cümleleri Mahmut değil, başkası söylemiş zannedersiniz.

Hatta kendiniz söylediniz zannedersiniz.

- Sen eskiden böyle-böyle demiyor muydun Mahmut Bey ?

- Hayır canım olur mu ? Ben tam tersini söylemiştim.

- Yahu Mahmut Bey, iki gözüm önüme aksın böyle söylemiştin.

- Hayır ben değil sen öyle söylüyordun !

- Hoppalaaa !

Bu tür konuşmaları nedeniyle biz ona Hoppala Mahmut bey deriz…

Hoppala Mahmut’ un kağnı değiştirmekten ve kağnıcıdan çok kağnıcı olmaktan ne gibi bir çıkarı vardır bilmiyorum. Bu güne kadar çok heveslenmesine karşın hiç kimse politikaya girmesi için bir teklif getirmemiş.

İyi ki de getirmemiş, Amerikan kağnısından inmezdi.

Uzun süredir iş yoğunluğu ve bilgisayar arızaları yüzünden yazamıyordum. Bu yazıyı 8 Mayıs’ ta yazmış ve yayına vermiştim. Ancak, yazıdaki bazı ifadeler editörümüzün dikkatini çekmiş ve yazıyı (haklı olarak) yayından çekip bana da mesaj göndermiş. Yazıyı değiştirdim, yine yayına verdim, yine yayından çekildi. Gerekçe aynıydı. Ama editör gene haklıydı. Uzun süre düşündüm; Mahmut ağabey’ in söylediklerini nasıl “hafifletebilirim” diye. Ama bir türlü hafiflemedi. Hatta konu aslından uzaklaşıp bambaşka bir yere gitti. Bambaşka yere gitmesin, lafı toparlayalım dedim bu kez yazı uzadı. Geriye benim için tek seçenek kaldı; yazıyı ikiye bölmek. Bu nedenle iki bölüm olarak yazacağım.

Hoppala Mahmut Bey ve Aysun Kayacı arasındaki garip etkileşimi size anlatmam gerekiyor.

Evet, ahmak ıslatan yağdıkça yazacak konu birikiyor. Ama gündem öyle hızlı ki, akşam yazmaya karar verdiğimde, sabah konunun eskimiş olduğunu görüyorum, vaz geçiyorum. Gündemin değiştiğini ve akşamki gündemin artık eskimiş olduğunu Hoppala Mahmut Bey’in o sabahki yorumlarından anlıyorum.

Geçenlerde bir sabah Hoppala Mahmut Bey’ e günaydın demek için uğramıştım. Önündeki gazeteye bakarak homurdanıyordu. Günaydın bile demedi.

- Duydun mu Aysun Kayacı’ nın söylediğini ?Deli saçması gibi…

- Yok duymadım…

- O zaman gel de oku…

Gazeteyi önüme uzattı. Baktım-baktım bir sürü saçmalık gördüm, ama söylediğini ayırt edemedim.

- Hani nerde ?

- İşte yahu, görmüyor musun ?

Aysun Kayacı’ nın fotoğrafını gösterdi.

- Al, işte şu kızın söylediğini diyorum.

- Güzel kız, ama saçmasını göremedim.

- Söylediği lafa bak lafa... Ne demiş ? Benim oyumla dağdaki çobanın oyu neden aynı oluyor demiş. Saçmalığa bak saçmalığa… Ayıp yahu, çok ayıp…

- Ben bunda saçmalık görmedim ama büyük bir yanlışlık gördüm ağabey...

- Yahu bu kadar at gözlüğü ile bakılmaz ki, bal gibi saçmalamış. Çobanın oyu ile onun oyu nasıl aynı değerde olabilirmiş. Bu yanlış değil, saçma. Demokrasilerde böyledir kardeşim, herkesin oyu aynıdır. Demokrasiden haberi yok.

- Ağabey, bu kızın demokrasiden bal gibi haberi var. Ama bir konuyu yanlış biliyor, hatası orda. Diğer bir hatası da şu ki…

- İlla ki ters bir şey söyleyeceksin, taraf olduğunu belli edeceksin ya. Utanmadan bu saçma lafı savunuyorsun yahu.

- Savunmuyorum sayın ağabeyim. Sadece kızcağızın bir konuyu yanlış bildiğini ve doğru bir düşünceyi yanlış şekilde ifade ettiğini söylüyorum.

- Neyi yanlış biliyormuş ? Demokrasi mankenlere mi kaldı ?

- Demokrasi çobana kalıyor da mankene neden kalmıyor ?

- Uzatma da yanlış bildiği neymiş onu söyle…

- Zavallı kızcağız kendi oyu ile çobanın oyunu eşit zannediyor.

- Sen okumuş adamsın ama okuduğunu anlamıyorsun yahu. Öyle demiyor ki. Oylarımız eşit, ama benim oyum daha değerli olsun diyor.

- İşte yanlış biliyor Mahmut ağabey, oyları eşit değil, çobanın oyu daha değerli. Kendi oyunun pek bir kıymet-i harbiyesi yok aslında...

- Ne saçmalıyorsun yahu ? Nasıl daha değerli ?

Devamı için tıklayın…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

valla billa bir ilişkim yok! bendeniz cennet kuşu, mamut...mamut! ceymiz mamut!.. bkz: http://img256.imageshack.us/img256/2967/mamutmamut001ux2.jpg [URL=http://imageshack.us][IMG]http://img256.imageshack.us/img256/2967/mamutmamut001ux2.jpg[/IMG][/URL]

mamut 
 24.05.2008 4:25
Cevap :
Aman efendim yanlış anlaşılmasın, sizi de tanıyoruz, hoppala Mahmut Bey ile uzaktan yakından hiç bir ilginiz olmadığını çok iyi biliyoruz.:))  24.05.2008 9:21
 

Öncelikle yazınızı çok beğendim.Umarım finali de beklediğim gibi olur.Aysun KAYACI'nın sarfettiği cümlele bence çok fazla çekiştirilip alakasız yönlere çekildi. Unutmamk gerkir ki bu ülkenin çobanlara da ihtiyacı var Aysun'lara da..Aysun hanımın söylemek istediği ve benim de anlayıp desteklediğim üzere;her bir oyun seçim zamanı ne kadar değerli olduğunu ve dikkatli kullanılmadığı takdirde ülkemizi nerelere götüreceğini düşünmek bile istemiyorum.Bu bağlamda seçime tabiri yerindeyse ölümüne hazırlanan partilerin bir koli yiyeceğe,iki çuval kömüre vs.vs şahsen beni ve benim gibi şehir yaşamı içerisinde kendine yer bulmuş milyonlarca insanı kandıracaklarını sanmıyorum.Düşünerek ve sorgulayarak bu yardımların(!) neden yapıldığını anlamak zor olmasa gerek.Okuma-yazma oranının yüksek olması benim ülkemde bir değer değildir bana göre.Düşünen ve olayları neden-sonuç ilişkisine bağlayan eğitimli insanların çoğunluğkta olduğu bir ülke olmayı her zaman isterim.

turgut alper 
 23.05.2008 22:30
Cevap :
Sayın Alper; finali az önce yayımladım, beklediğiniz gibi mi bilmiyorum ama, benim gördüğümle medyanın ve bazılarının gördüğü aynı şey değil, ben sadece bunu biliyorum. Önemli bir konu magazin cıvıklığı içersinde kayboldu gitti... Yapılan yardımların ne için yapıldığı artık o kadar belirgin ki, bizim tarafımızdan konuşulmasına bile gerek yok, fakat bu belirginliği asıl görmesi gerekenlere (yardım alanlara) bunu bir şekilde anlatmak gerekiyor. belirttiğiniz gibi neden-sonuç ilişkisini çıkartabilecek çok sayıda insana ihtiyacımız var, bu da okur-yazarlıkla yani "öğretim" ile çok ilgili değil, "eğitimle" ilgili... Ben de dileğinize katılıyor sevgi ve saygılarımı sunuyorum.  24.05.2008 19:11
 

Aslında sadece aysun kayacı ile ilgili birşey söylemek istiyorum.Aslında onun programda anlatmak istediği sizin de gzatede okuduğunuz şekilde çarpıtılmış bence.Sonuçta onun dağdaki çobanla ne gibi bir kindarlığı olabilir ki.Bence o orada çobanı yermekten çok vergi kaçıranları, vermeyenleri yermeye çalıştı.Bu konuda ben vergimi veriyorum ama o vermiyor yani kaçırıyor demesi temel de ben devlete olan görevimi yapıyorum ama o yapmıyor soneçta eşit oluyoruz.niçin böyle? demek istedi fakat o manken aklı ile (saçma ama) ancak bu kadarını söyleyebildi.Sağolsun medyamız da başımızdakilerin bize yaptıklarını bırakarak direkt oraya yöneldi.Hem de çarpıtarak.Sizce suç kimde?_Aysunda mı? yoksa okuduğunuz gazetede izlediğiniz TV'de mi?

olimpos 
 23.05.2008 21:29
Cevap :
Sevgili olimpos, bu yorumun sayesinde seni tanımış oldum. Bundan böyle seni takip edeceğim, 16 yaşında bir gencin aramızda olmasından çok hoşlandım. Evet Kayacı başka şeyleri söylemek istedi, ama biz her konuda olduğu gibi sulandırdık ve konunun özünü kaçırdık. 2. Bölüde Kayacı' nın söylediklerinin nereye vardığını anlatmaya çalıştım. Suçlunun kim olduğunu 2. bölümde bulacaksın sanırım. Sevgi ve saygılarımla...  24.05.2008 19:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 90
Toplam yorum
: 1679
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2050
Kayıt tarihi
: 27.05.07
 
 

Yaşayacağım yıllar yaşadıklarımdan daha az... Öyleyse "adam gibi yaşamalı" diye düşünüyorum. Kola..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster