Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ocak '10

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
558
 

Ahmet Davutoğlu Türklerin milenyum sürümü…

Ahmet Davutoğlu Türklerin milenyum sürümü…
 

TURKISH NY.COM


Büyük Milletler ne zaman, nerede, kimi hangi şarlarda piyasaya sürer kimse tahmin edemez. Hele Türk Milletinin bu yeteneğini dünyada başka hiç bir millet gerçekleştiremez. Bu sav bana ait. Yani, benim içimden geçen bir duygudur. Kabul edenler olur, red edenler olur, başka bir konu.

Dışarıdan atamak suretiyle hükümete Dışişleri Bakanı olarak atanan Sayın Davutoğlu göreve başladığı günden beri bu duygularıma tercüman oluyor.

Atak tavrı, bilgi deposu intibaını veren vakarlı duruşu, ses tonu, yüzündeki o güleç ama sert tavır açıkçası bana büyük moral veriyor. Eminim ki milletimizin büyük bir bölümü bu dediklerimi hissediyor Davutoğlu’nu görünce. Yakında bütün dünya “ Ahmet Davutoğlu Türklerin Milenyum Sürümü” derse şaşırmayın.

Son günlerde bilinen çevrelerce yürütülen bir kampanya var. Eksen tartışması.

Milliyet TV de izledim. Dışişleri Bakanımız Sayın Davutoğlu 2009 yılı değerlendirmek için kameraların karşınına geçti ve o hayran olduğum tavrı ile özetle şunları söyledi.

Eksen tartışmalarını iyi niyetli bulmuyoruz. Bizim eksenimiz Ankara ekseni ve 360 derecedir.” dediği açıklamasında bir örnek verdi. “Avrupa’ya yapılan 51 ziyaret, uzak doğu ve doğuya 15, orta doğuya 22 seyahat yaptık” dedi.

Kıbrıs konusunda ahde vefaya vurgusu yaptı “İzalosyanların kalkması sadece ahlakı bir sorumluluk değil ayni zamanda ahde vefa ilkesinin bir gereğidir.”diyerek, o sözü verenleri uyardı.

Batı dünyasının bilinen tavrına ve İsrail’in dayatmalarına rağmen İran ve nükleer programı konusunda da “Bölgede gerilim olmaması için o konuda çabaların artacağını” söyledi.

Ermenistan’a çok açık ve uyaran bir mesaj verdi, Karabağ sorununu hatırlattı “ Uluslar arası hukuka aykırı bir işgal sürerken tek ayaklı bir anlaşmanın olacağını düşünmek gerçekçi değildir.” diyerek Ermenistana adeta “İşgale son ver, yoksa kapı falan yok” mesajını verdi

Davutoğlu davudi bir sesle soykırımla suçlanan Ömer El-Beşir’in ziyaretine, İran’la yakınlaşmaya, İsrail’le yükselen gerilime cevap veriyor. Bunlar batının sancıları ama Davutoğlunun yönettiği Dışişleri takmıyor ABD Müsteşar Yardımcısı Phil Gordon’un “İran’la iş yapmayın” mesajını.

Avrupa Birliği’nden El-Beşir notasına ut çalıyor Davutoğlu. Çünkü, kültür ve medeniyetimizi iliklerine kadar özümlemiş sayın Davutoğlu .

Wall Street Journal’da kocaman bir yazı ile “Türkiye’siz NATO” dese de Davutoğlu’nun ince ayar diploması bunları aşacak güçte.

Hasılı, bu insana çok güveniyorum. Sayın Ahmet Davutoğlu’nun yabancılarla temaslarında takındığı tavır göğsümü kabartıyor. Bir Türk gibi davranıyor gerçek manada.

Bana göre koskoca bir coğrafyada atalarımızın izlerini sürüyor başarıyla…

Milenyum çağının gereklerine baş eden bir güçlü ses sayın Davutoğlu.

Başta söyledim, dışişlerimizin yeni versiyonu Ahmet Davutoğlu. Türklerin Milenyum sürümü daha doğrusu.

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi ve Siyaset Bilimi bölümlerinden mezun olan Davutoğlu aynı üniversitenin Kamu Yönetimi Bölümünde yüksek lisans, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünde ise doktorasını tamamladı. 1990-1995 yılları arasında yurt dışında görev yaptıktan sonra 1996-1999 yılları arasında Marmara Üniversitesinde çalışan Davutoğlu, 1993'de doçentliğe, 1999'da ise profesörlüğe yükseldi.

Bana göre yılın adamı sayın Davutoğludur.

Hürmetler sayın Davutoğlu. Sizinle gurur duyuyorum, bunu bilin.

Sevgi ve saygılarımla…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ilginc ! Ben bana cevabinizda "kabadayica" bir ton sezdim. Peki bu sekilde bir dusunceyi Davutoglu siyaset sahnesinde soyliyebilir mi ? Siyasette rest ceken mimlenir ve dis iliskilerde randezvu bile alamaz;kimse "kabadayi" bir politikaciyi kabul etmez.Siz protokolu redediyorsaniz buda sizin hakkiniz.Ancak protokolu okuyun ve goreceksiniz ki devletin attigi imza Davutoglunun sozunden daha onemlidir.Karabag Minsk grubu ile gorusuluyor.Bu konuda hayal kurmaya gerek yok.Karabagin statusu hep otonom olmus SSCB de.Butun dunyada bu ilkeyi kabul etmis.Bu konuyu kurcalamakla sadece Eremenistanla iliskiler tamamen biter.Amac bu ise yola devam.Ne diyeyim...

David Auget 
 05.01.2010 21:26
Cevap :
Bir kere kimin adına ne için,ne şartlarda , ne amaçla yorum yazdığınızı keşke yazsaydınız. Benim kullanıdığım tona allahtan başkası karışamaz. 400 sene değil 5000 yıl öncesi insan gibi alnı geride insan gibi sözler kullanmışsınız. Size anladığınız tondan yazdığımı söyleyeyim.Kabadayılıktan ne ben söz ettim ne ülkem ,nede bin yılların şahıdı milletim söz etmiştir. Ben dış işleri görevlisi değilim. Her hangi bir vatandaş olarak Dışişleri bakanımı sevdiğimi söyledim size ne bundan.Biz Ermeni kardeşlerimizi tarihin her dödneminde koruduk yinede gerekirse koruruz. Başkalarının maşası olmaya gerek yok derim size. Minsk gurubu kaç senedir adil davranıyormu. İllede Azarbaycanla şavaş mı yapacak neden hemen haksız mesnetsiz olarak işgal ettiği topraklardan çıkarmıyorlar Ermenistanı. Karabağ ayrı statüsü neyse o başka, bey efendi. ama her neyse güzel bir dertleşme olsun dilerim aramızda. ilk insana benzediniz biraz özür dilerim...sevgilerimle...  06.01.2010 19:00
 

Merhaba...Türkiye, hiçbir dönemde olmadığı kadar dışa açılıyor...Bu, bulunduğu coğrafyanın gerektirdiği jeopolit tavırdır...Görevli kişiler de bu tavrın gereğini yapıyorlar...Davutoğlu da bu süreçte görevli bir kişi olarak üstüne düşeni yapıyor...Selamlar.

cdenizkent 
 01.01.2010 23:07
Cevap :
Bu coğrafyada 1000senedir varız!Bulunduğumuz coğrafyanın gereğini yaptığı için layık gördüm Sayın Davutoğlunu. Milletimizin büyük bir değeri olarak görüyorum kendisini... Çok teşekkür ederim görüşlerinizi bildirdiğiniz için. Saygılarımla  02.01.2010 16:25
 

Ermenistan ile imzalanan protokolde Karabag ile ilgili hicbir madde yok; Dunya Turkiye'nin bu kendi imzasini attigi protokolu uygulamasini bekliyor; Ancak uygulanmadigi takdirde Turk dis diplomasisi bir eksik not alacak; Alsa ne olur denebilir; ama bu tip devletler arasi sorunlar sanildigindan daha uzun boyludur ve hersey bizim gozumuzun onunde degildir; Eger imzalanmis bir protokule uyulmasin diyorsaniz bu sizin hakkiniz, ama bu bir basari degil zorluk getirir; Ermenistan sikismis bile olsa kapi kapali yasamanin yollarini bulmak zorundadir, iyi kotu zaten buluyor simdilik.Hoscakalin

David Auget 
 01.01.2010 17:56
Cevap :
Zannedersem ne Türk milleti Ne Türk Dışişleri Bakanı zor durumda olan Ermenistandan istifade yolu seçmemiştir.Karabaş ile ilgili zimmende olsa var.Dişleri bakanımız dedi ya. Benim için değerlendirmeye alınacak söz,itibar edilecek söz Sayın Davutoğlunun sözüdür. Develetler arasındaki ilişkiler elbette çok uzun solukludur . Onuda Ermenistan ve onun yandaşları düşünsün. Çünkü, maddi ve manevi gücünün farkında olan bir Türkiye ve Türk Dışişleri bakanı takip etmez takip edilir. Ermenistan yaşamanın yollarını bulmuşsa bir insan olarak çok ama çok seviniriz. Ama öncelikle işgal ettiği ve katliam yaptığı Azarbeycan topraklarından çekilmelidir.Çok teşekkür ederim yorumunuz için....Saygılarımla...  04.01.2010 20:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 447
Toplam yorum
: 475
Toplam mesaj
: 37
Ort. okunma sayısı
: 598
Kayıt tarihi
: 24.06.08
 
 

Rizede yayınlanan ilk renkli gazete ViraHaberin kurucusuyum 5 sene baş yazarlığını yaptım. İLESAM..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster