Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Aralık '09

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
795
 

Ahmet Hakan: Eğitim camiasına çok açık bir çağrı

"PEK kıymetli Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu...

Eğitim ordusunun kıymetli neferleri...

Değerli okul aile birliği yöneticileri...

Lütfen ama lütfen...


Mekteplerimizde 9-10 yaşlarındaki çocuklara anlamını bile bilmedikleri kelimeleri gırtlaklarını patlatırcasına söylettirip yarıştırmaktan vazgeçelim.

* * *


Mesela “İstiklal Marşı okuma yarışmaları”nı ele alalım...


Ne oluyor bu yarışmalarda?


En fazla gözyaşı döken, en fazla bağıran, en fazla el kol hareketi yapan bir yavrucak birinci seçiliyor.


Yetmiyor...


Bu aşırı teatral gösteri, “İşte vatan sevgisi bu...” falan diye takdim ediliyor.


9-10 yaşındaki bir çocuk, İstiklal Marşı’nı okurken gözyaşı falan döküyorsa, ortada marazi bir durum vardır.


Çünkü o yaşta bir çocuğun İstiklal Marşı’nın ruhunu kavraması ve o ruhun etkisiyle ağlaması imkansızdır.


Psikolojiden falan çakmam ama bu durumu “Büyüklerin gözüne girmek için acıklı bir yırtınma çabası” olarak değerlendirecek kadar izanım vardır.

* * *


Gelin, bu fazlaca otoriter hava yayan ve çocukluk hallerine uymayan yarışmalara “dur” diyelim...


Unutmayın:


Buna itiraz etmenin, buna “dur” demenin, ihanet-i vataniye ile falan bir ilgisi yoktur.


Sadece ve sadece yeni yetişen neslin ruh sağlığını korunmasını istiyorum.


Tek muradım budur." (Ahmet Hakan; Hürriyet, 22.12.2009 salı. "Eğitim camiasına çok açık bir çağrı" başlıklı yazısı)

Yazar Ahmet Hakan'n tek muradı; sadece ve sadece yeni yetişen neslin ruh sağlığını korumak, biz de yazarımızın bu muradını buradan da duyurmak istedik...

Ahmet Hakan'ın dedikleri dikkate değer. İstiklal Marşı'mızın anlamı mutlaka bilinmeli. Bunu bilen çocuklar yarıştırılmalı. Bu yarışma da İlköğretim 8. sınıf öğrencileri ile Lise ve Üniversite öğrencileri düzeyine çekilerek yapılmalı. İstiklal Marşı'nın dizeleri çok anlamlı ve çok duygulu... Anlamını kavramasa da çocuk; bu duyguyu seziyor. Çocuk yaşı itibariyle, İstiklal Marşı'mızdan hüzün duygusunu öne çıkarıyor. Başarıyı, zaferi ve verdiği dersi de ayrımsıyor çocuk... Karnesini alan çocuk az bir duygu karşısında; bir tebrik veya eleştiri durumunda takdir de alsa, kırık notu da olsa ağlıyor... Çocukların çok sevdikleri İstiklal Marşı'nın ahenk ve coşku yüklü yansımasının, çocuklar üzerindeki etkisini de bu duygularla görmeliyiz. Çocuğun sevinci ile ağlaması arasında fazla bir mesafe yoktur. İstiklal Marşı'nı çocuğun anlayacağı şekilde anlatmak lazım. Bunun da yapıldığını sanmıyorum...

Anlatmak için de, önce öğretmenin kendisinin çok iyi anlaması lazım. Yakın tarihimizle ilgili birkaç deste kitap okuması; Mehmet Akif'i çok iyi anlaması ve tanıması, başka eserleriyle şiirlerini de okuması ve iyice bellemesi lazım. Ezberlenmesi çok zor değil İstiklal Marşı'nın; ahenkle okunması da... Yarıştırılması üzerinde tartışılabilir; ama isteyen çocuğa da ezberlemesi ve okuması sağlanmalıdır... "Sen çocuksun, anlamını bilmiyorsun; ezberleme, okuma" demek de yanlış olur...

Aynı şey "Gençliğe Hitabe" için de geçerlidir. Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi de bir sanat ve ufuk şaheseridir. Hitabe de çocuklara ezberletilmekte ve okutulmakta, yarışması da yapılmaktadır... Çocuklarımız "Gençliğe Hitabe"nin de anlamını bilmemektedirler. Türk Dil Kurumu'nun Türkçe kelimeleriyle yazılmış metinli halini de kastetmiyorum. Anlamı derken, verdiği mesaj, çıkarılan derse vurgu yapmak istiyorum...

Sonuçta iş okumaya; çok okumaya gelip dayanıyor... İstiklal Marşı'nı da, Gençliğe Hitabeyi de iyi anlamak ve anlatmak için tarihimizi bilmek; Mehmet Akif Ersoy'u ve Atatürk'ü okumak ve iyice anlayıp bellemek gerekiyor... Dünyayı da anlamak, gelişmeleri aksatmadan izlemek de önem taşıyor. Uzak tarihimiz bir yana, çocuklarımızın okuyacağı yakın tarihimizin kitapları yok denecek kadar az. Filmler de öyle...

Bir de her öğretmenin geniş kapsamlı Türkçe sözüklere sahip olması da şart... Okullarda bile geniş kapsamlı sözlükler yok... Öğretmen Türkçe'ye aşinaysa, Türkçe kelime dağarcığı genişse öğrenci için bir kazanım olabiliyor. Türkçe erim erim eriyor... İşe öğretmenle başlanmalı, bunun için adım atmalı bakanlığımız...

Sayfamda yazılarına yer verdiğim yazarlara kendim ve bu sayfayı izleyenler adına teşekkür ederim... Küçükken bir köyden bir köye okumak için gidip gelirken çiçek toplardım... Çiçeklerin kokusundan çok renkleri bizi kendilerine çekerdi... Hayatımız çok sadeydi; sadeliğin tek renkli yanı da çiçeklerin rengiydi... Yıllardır da şiirler, yazılar, kitaplar, dergiler topluyorum... Daha çok insana sunulsun diye de buraya alıyorum... Öğretmenlik de zaten toplayıp paylaşmaktır...

Türk Milleti yeniden ve belki de eskisinden çok daha zor bir ateşle imtihan sürecindedir... Sonraki her imtihan, bir öncekinden daha zor olur... Milletler için bu imtihanın zorluğu tarihten ders alıp almamaya bağlıdır... Bu günlerde İstiklal Marşı'nı ve Gençliğe Hitebe'yi daha sık okumalıyız... Anlamını anlamakta/anlatmakta yükümlülüğümüzü yerine getirdik mi diye de sorgulamalıyız kendimizi. Aklımız hep milletimizde ve vatanımızda olmalıdır... Bizim olan herşey bizim olarak kalmalıdır...

Ne diyelim?!.. Vatan şairi Mehmet Akif Ersoy, demiş diyeceğini!.. Biz de tam bir imanla tekrarlayalım: "Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak..."

Sevgilerimle...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Milletçe hamaset edebiyatı yapmaya çok meraklıyız. Geçmişi unutmamalı fakat geleceği de geçmişle birlikte yaşamamalı. Çok önemli bir konuya değinmişsiniz. Teşekkürler. Saygılar.

İlker Çokkeçeci 
 23.12.2009 9:31
Cevap :
Sevgili İlker Çokkeçeci; Sayın yazarımız Ahmet Hakan'ın bu yazısı benim için de bir uyarı oldu. Doğru bulmuyordum küçücük çocukların zor yarışmacı olmalarını; ama karşı da çıkmadım... Anladım ki yapılan yanlışmış... İstiklal Marşı okuma yarışması öğretmenler arasında yapılsın. Parlamenterler arasında yapılsın.. Lise ve dengi okullar ile üniversite öğrencileri arasında yapılsın. Bir de soru sorulsun; "Bu beyit ne diyor?" diye!.. Amaçlı okuma az... Okuma fukarası bizim ülkelerde çok okuyanlar "aydın" mertebesinde değerlendiriliyor. Her kesimin de ayrı bir aydını oluyor. Çok ileri gidenin de canınına okunuyor. Nefsimiz için değil de, milletimiz ve insanlık için okumaya ve birer sevgi insanı olmaya gayret etmeliyiz... Çok teşekkür ederim... Selam, sevgi ve hürmetlerimle... Esen kalınız...  23.12.2009 14:49
 

istiklal marsi ve nutku anliyabilmek icin once vatan ve bayrak sevgisi lazim.Gerisi kolay nasilsa arkadan gelir. Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 23.12.2009 3:39
Cevap :
Sevgili Newyorker; tembellik edip sizlere yazamadım; doğrusu sizleri çok özlemiş durumdayım... Sizi izlemek yetmez, yazmalıydım... Vatan, millet ve bayrağın nasıl sevildiği tarih sayfalarında yazılı. Tarih bilmezlere bunu anlatmak kolay olmuyor. Atatürk'ü anlatan kitapları ve kendi eserinin günlüğü olan Nutuk okunmadan son 100 yılımız ile önceki yılları anlamak mümkün değil... Türk Milleti'nin hayat anlayışında birlik ve beraberlik vardır. Bunu erozyona uğrattılar. Oy alacaklar ya!.. Önce oylarını, sonra da ahlarını alıyorlar... Kimsenin ahı da kimsede kalmaz, milletimiz bunu biliyor ve idraki ile yaşıyor. Bu günlerde; ateşle imtihanı yeniden yaşadığımız bu süreçte biz yetişkinler İstiklal Marşı'nı yeniden ezberlemeli ve coşkuyla haykırmalıyız... İyi olduğunuzu ümit ediyorum ve diliyorum.... Selam, sevgi ve hürmetlerimle... Esen kalınız..  23.12.2009 14:39
 

Ne kadar doğru noktalara parmak basmışsınız.. Yazdıklarınıza katılıyorum. Ahmet Hakan'a da katılıyorum. O yarışmalar kaldırılmalı. Ben o yaştaki çocukların yarıştırılmasına bile karşıyım. Anlamını bilmek bağıra bağıra okumaktan daha önemlidir. Teşekkürler..

şule yüksel öztürk 
 22.12.2009 22:22
Cevap :
Sevgili şule yüksel öztürk; Günümüz öğretmenleri alınmasınlar-kırılmasınlar -ki buna kendim de dahilim- yanlışları bakanlığa iletmede oldukça duyarsızlar. Anne-babalar da yapılanların hepsini doğru zannediyor. Olumsuz bir çalışmayı farketse de söylemiyor. "Acaba çocuğuma karşı öğretmenin davranışı değişir mi?" diye düşünüyor. Biz de okuma olsun, ders çalışma olsun, bir konuyu araştırmak olsun çoğu kez diploma alıncaya kadar yapılıyor. Ahmet Hakan'ın bu yazısı çok iyi oldu. Uyarıcı oldu. Ben de dersimi aldım. Gönüllü olmak kaydıyla bu tür çalışma yapan öğrencilere engel olmadım; zorlayıcı da olmadım.. Sonuçta çok ve dikkatli okumak gerekiyor ve bir de eleştirilere kulak vermek önem taşıyor... Eski bakanlardan Mustafa Tınaz Titiz yıllardır eğitimle uğraşıyor; acaba bunu kaç öğretmen biliyor. İstanbul Milli Eğitim müdürü "İstanbul-Eğitim-Kültür" adıyla bir dergi çıkaracak. Bakalım kaç öğretmen okuyacak ve bu dergiye yazı yazacak?!... Çok teşekkür ederim... Selam, sevgi ve hürmetlerimle...  23.12.2009 14:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 316
Toplam yorum
: 578
Toplam mesaj
: 319
Ort. okunma sayısı
: 2040
Kayıt tarihi
: 04.09.06
 
 

Yaşanan her hayat en iyi hayattır; yeter ki içinde kötülük olmasın!.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster