Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Aralık '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
697
 

Ahmet Türk ilginç şeyler söyledi

Ahmet Türk ilginç şeyler söyledi
 

Kapatılan DTP’nin hem kurucusu, hem de eş başkanı olan Ahmet Türk parti genel başkanıyken söylemediği, ya da söyleyemediği şeyleri partisi kapatılıp kendisi de siyasi yasaklı hale geldikten sonra söylemeye başladı. Özellikle Mehmet Ali Birant ile yaptığı söyleşide kullandığı bazı söylemler bize hem kendisinin hem de partisinin bazı söylem ve davranışları konusunda fikir veriyor.

***

DTP’ye gelen en eleştiriler PKK terör örgütüne terörist diyememesi ve İmralı’daki terörist başına bir şekilde bağlılığını ifade etmesiydi. Partisinin içinde “şahin” diye adlandırılan gurup daha da ileri gidip dağa çıkmaktan bile söz edebiliyorlardı. Türk bu sorulara mealen şöyle açıklamalar getirdi:

“Bizim bir tabanımız var. Bize oy veren seçmenlerin arasında çocukları dağa çıkıp PKK’ya katılmış aileler var. Bunların içinde askeri operasyonlarla öldürülenler var. Şimdi biz PKK’ya terörist dersek bunların hassasiyetlerini ve beklentilerini zedelemiş oluruz…”

Yani kapatılan DTP’nin siyasi yasaklı eş başkanı diyor ki; “biz PKK yandaşlarından oy istedik. Karşılığında onlara bazı vaatlerde bulunduk. Bu vaatlerin arkasında durmalıyız.” Ayrıca dağda öldürülen terörist ailelerinin hassasiyetlerine saygı göstermek ve onların acılarına ortak olmak istediklerini ifade ediyor. Yani Ahmet Türk açık açık, bir Kürtçülük davası için yola çıktıklarını, dağdakilerle hem tabanlarının hem de amaç ve beklentilerinin aynı olduğunu ifade ediyor. Peki sırf etnik kimliğe dayalı bir siyaset ve söylemlerde bulunmak ırkçılık ve faşizm değil midir?

Kendisi devlete baş kaldırdıkları için devletin güvenlik güçleri tarafından öldürülen teröristlerin ailelerine gösterdiği saygı ve anlayışı terörist kurşunuyla şehit olan askerlere de göstermeli değil miydi?

***

Sırf bu söylemler bile DTP’nin aslında politika yapmayı değil, terörü ve terör örgütünü meşrulaştırmayı amaçladığını ortaya koyuyor.

***

Türk Silopi’deki PKK şovunu kendilerinin düzenlemediğini, devletin valisini oraya kendilerinin çağırmadığını ifade ederek, bir zafiyet ya da kusur varsa bunun devletten kaynaklandığını iddia ediyor. Bu iddia kısmen doğrudur. Devletin görevlileri devletin saygınlığı konusunda gerekli hassasiyeti göstermekte noksan davranmış olabilirler. Ama daha sonraki günlerde DTP’liler kendi otobüsleriyle bu teröristleri il il, ilçe ilçe dolaştırıp açık hava toplantılarıyla terör örgütü propagandası yaptırmadılar mı?

***

Haftalardır hem DTP’nin ağırlıklı olarak oy aldığı kentlerde bu partinin taraftarları sokakları yangın yerine çevirmediler mi?

Kaldırım taşlarını söküp bankaların ve resmi binaların çamlarını kıran, özel araçları taşlayıp yakan, devletin polisini linç etmeye çalışan, insanları kahvehanelere hapsedip Molotof kokteyllerle yakmaya çalışanlar bu partiye gönül verenler değiller miydi?

***

Son söz; işlerine geldiği zaman bin yıllık kardeşlikten söz edenler kardeşlerinin malına ve canına saygı göstermelidirler. Taşla, ateşle, silahla kardeşlik sürdürülemez.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kardeşlikmi dediniz? Onların Allah bir dediğinden başka hiç bir sözlerine inanmam. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 17.12.2009 23:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 116
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 536
Kayıt tarihi
: 18.11.09
 
 

Emekli öğretmenim. Üç yıldır Söke Ekspres gazetesinde günlük yazılar yazıyorum. 2008 Yılında röpo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster