Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Temmuz '08

 
Kategori
Tıp
Okunma Sayısı
1134
 

Ahtapot kolları gibidir duygularımız

Ahtapot kolları gibidir duygularımız
 

...


Duygularımız hormonların ve beyin kimyasının bedenimizde ortaya çıkardıkları etkilerdir, kalbimizdeki manevî oluşumlar değil.

Duyguların doğasını, olumlu ve olumsuz etkilerini eserlerinde ustaca kullanmış olan "duygu antropoloğu" William Shakespeare (okunuşu Vilyım Şekspir), eserlerinde 36 farklı duygu türünü işlemiştir nakış nakış.

Ben bunlara iki tane daha ekledim: "beğenilme hazzı" ve “özbencilik duygusu”.

Öncelikle şu duyguları anımsayalım hep birlikte:

- Sevgi (çocuk, aile, arkadaş, millet, insan, Tanrı sevgisi vbg)
- Aşk (cinsellik taşıyan romantik sevgi)
- Şehvet (cinsel dürtüleri tatmin etme isteği)
- Acı (yürek acısı, buruk acı gibi)
- Ar/Şeref (masumiyet veya onurdan doğan duygu)
- Utanma (şerefsizlikten/onursuzluktan veya hatalardan doğan duygu)
- Kendini aşağı hissetme
- Kendini üstün hissetme
- Hırs/İhtiras
- Gurur/Övünç
- Kuşku/Vesvese
- Alınma/Küsme
- Panik/Şok
- Hayranlık/Gıpta
- Mutlu olma
- Mutsuz olma
- Tatmin olma
- Zevk alma
- Hüzün duyma
- Beğenilme hazzı
- Üzüntü, sevinç, öfke, cesaret, korku, hınç, isyan, intikam, kıskançlık, suçluluk, pişmanlık, şefkat, minnet,
umutsuzluk, şaşkınlık, bezginlik, özbencilik...

Bu listeyi kullanarak, zihninize çivilenecek bir duygu resmi çizmek istiyorum izninizle:

Okyanusta yaşayan dev bir ahtapot düşünün. Şöyle alt tarafı vatoz gibi süt beyaz, üstü koyu hâki; fakat 8 kollu değil, tam 38 kollu olsun... Ve ahtapotun her kolu farklı bir duyguyu hissediyor olsun...

Şurası yeterince açık: Ahtapot hangi kolunu daha sıkça kullanırsa, o kol daha fazla gelişecek, güçlenecek, deneyim kazanacak ve daha öldürücü olacaktır.

Eğer ahtapot kin kolunu veya nefret kolunu veya kıskançlık kolunu fazla kullanılıyorsa onlar... Sevgi kolunu, şefkat kolunu veya zevk kolunu daha fazla kullanılıyorsa bunlar gelişecektir.

Bu fotoğrafı hayalinizdeki bir resim çerçevesine yerleştirin ve ona sık sık bakın lütfen. İnsan denen varlığın doğasını, duygu örgüsünü ve sosyal ilişkilerini yorumlarken epeyce işinize yarayacaktır sanıyorum.

Başkaca söze gerek var mı?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kendimi ahtapot olarak düşününce bir an ürktüm ama galiba sağlıklı bir ahtapotum. Kollarım eşit gibi geldi. :) Sanırım bu iyi birşey. Sevgiler

Esma KAHRAMAN 
 30.07.2008 10:41
Cevap :
Yani tüm duygularınız eşit oranda gelişmiş, öyle mi?! Sevginiz kadar nefretiniz, gıptanız kadar kıskançlığınız var, öyle mi? Galiba bu işte bir yanlışlık var. Çözüm size ait. Sevgiyle, teşekkürle Sayın Yazarım...  30.07.2008 16:24
 

O çizmiş olduğunuz ahtapot tablosunu çerçeveleyip astım tam karşıma. Bakıyorum da o kolların hangisini daha çok kullandığımız ve bunun sonucunda hangisinin daha çok geliştiği, ötekinin dumura uğradığı, bizim hayata yüklediğimiz anlam ve bunun karşısında kendimize atfettiğimiz misyon ve değerle ilgili. Ancak sevgi, sevinç, iyimserlik, hoşgörü kollarını çalıştırırken; ahtapotun kin, nefret, intikam, hırs, kıskançlık ,özbencilik kollarını da unutmamak ve bilgilenmek gerek. Yoksa hüzün ve acıların kolları boğabilir bizleri... Teşekkür ve sevgilerimle...

Neşe İleri 
 08.07.2008 11:51
Cevap :
Tüm ahtapotların barış ve sanat üreten kollarının güçlenmesi, diğer güç delisi kollarının dumura uğraması dileğimle... Sevgiyle, teşekkürle, en sıcak duygularımla... MS  08.07.2008 14:15
 

Ben, zihinsel olanın duyusal olana; duyusal olanın da zihinsel olana indirgenemeyeceğine inananlardanım. Ancak yazınızı çok beğendim. Özellikle ahtapot benzetmesi benim zihnimde de bazı çağrışımlara yol açtı. Sevgiler. Saygılar. Ali Nail.

Ahmet Güüreşçioğlu 
 07.07.2008 0:56
Cevap :
Ali Bey'ciğim, eğer "Mantıksal Zekâ", "Duygusal Zekâ" ve "Ruhsal Zekâ" kavramlarını insanın temel örgüsü olarak kabul edersek, bunların birbirleri ile hem paralel hem de seri bağlantılar içinde olduğunu kolayca görebiliriz. Dolayısıyla, insanı parça parça analiz etmede bir sakınca yoktur; fakat insanı toplam olarak değerlendirmede bütüncül bir yaklaşım sergilemektir önemli olan. Ziyaretiniz ve beğeni notunuz için çok teşekkür ederim. Saygıyla... MS  07.07.2008 11:21
 

Her duyguyu, ama sanki entrika konusunu çok daha belirgin işlemiş gibi geliyor bana.. güzel bir yazı elinize sağlık. sevgi ve selamlar

mutlumavi 
 07.07.2008 0:14
Cevap :
"Visit"iniz için çok teşekkür ederim Tohtur Hanım (:-)) Evet, tiyatroyu o devride ilginç kılmak için komplo, ihanet, melankolik aşk ve dramatize edilmiş çağın gerçeklerini çok iyi kullanmış. Ama "Sonnet"lerine baktığımızda daha iyi anlıyoruz Şekspir!in duygu antropolojisini. Mutlu ve içilesi durulukta masmavi kalınız efendim. Teşekkürle, saygıyla... MS  07.07.2008 8:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 147
Toplam yorum
: 3492
Toplam mesaj
: 296
Ort. okunma sayısı
: 2754
Kayıt tarihi
: 05.05.07
 
 

İngilizce öğretmeniyim, çevirmenim, dilmaçım, araştırmacıyım. / Beş kitabım var: Beynin Kimliği, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster