Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Temmuz '12

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
486
 

AİDS

AİDS
 

AIDS

AIDS ilk olarak 1981 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde keşfedilmiştir. Keşfinden hemen sonra hızla yayılarak; birçok insanın ölümüne neden olmuştur.Gün geçtikçe AIDS li sayısı katlanarak çoğalmaktadır.. Özellikle Yurt dışından gelen aidsli yaşam kadınları gençleri her türlü cazibe ve türlü yollarla ağlarına düşürüp, para kazanmak için, bu gençlerle cinsel ilişkide bulunuyorlar. Önlem almadan onlarla ilişkide bulunan kişiler hastalığı kapıyor. Sorusmuz ve cahil insanlar eş ve diğer kişilere de bu melun hastalığı bulaştırabiliyorlar. Bazen hastahenelerde dikkatsizlik, bilinçsizlik ve sorumsuzluk sonucu kan yolu ile de hastalık diğer insanlara bulaşabiliyor. Bu konuda bir sürü haberi basından ve televizyonlardan izledik. Halkımızın bu konuda çok duyarlı olması gerekir.

AIDS için halen kesin olarak bilinen bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. AİDS’ten korunmak bu tehlikeli ve ölümcül virüsün yayılmasını önlemek için uygulanabilecek tek yol HIV, Virüs, vücut bağışıklık sistemini geliştirmek. İnsan vücudu bir defa HIV virüsü ile enjekte olmuşsa artık bu virüsün hiçbir şekilde yok edilmesi yâda vücuttan atılması mümkün değildir. Fakat virüsün etkilerine engel olmak için bir takım ilaçlar geliştirilmiştir. Bu ilaçlar AIDS virüsünün meydana getirdiği belirtilerin görünmesini engellemekte ve AİDS’Lİ hastanın yaşamının kısmen de olsa uzamasını sağlamaktadır. Aşağıda Arthur Ashe’in yazısını okuyacaksınız.

Sağlıklı mutlu günlere

NAHİDE ÇELEBİ

NEDEN BEN?

Efsane Wimbledon’un ilk zenci şampiyonu Arthur Ashe kan naklinden kaptığı AIDS’den ölüm döşeğindeydi. Dünyanın her köşesindeki hayranlarından mektuplar yağmaktaydı. Bunlardan bir tanesi şöyle soruyordu: “Tanrı böylesine kötü bir hastalık için neden seni seçti?” Arthur Ashe cevap verdi: “ Tüm dünyada 50 milyon çocuk tenis oynamaya başlar. 5 milyonu tenis oynamayı öğrenir. 500 bini profesyonel tenisçi olur, 50 bini yarışmalara girer, 5 bini büyük turnuvalara erişir, 50’si Wimbledon’a kadar gelir, 4'ü yarı finale, 2’si finale kalır. Elimde şampiyonluk kupasını tutarken Tanrı’ya ‘Neden ben?’ diye hiç sormadım. Şimdi sancı çekerken, Tanrı’ya nasıl ‘Niye ben’ derim?

 

"Mutluluk insanı tatlı yapar.
Başarı ışıltılı…
Zorluklar güçlü…
Hüzün insanı insan yapar,
Yenilgi mütevazı…
Tanrı’ya asla ‘Neden ben?’diye sormayın.
Ne olacaksa zaten olur..."
 
 Arthur Ashe

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Neden ben..?"şu an bu sorunun derinliğini düşündürttünüz bana...

Arzu Elif 
 23.07.2012 11:42
Cevap :
Teşekkür ederim duyarlı yorumlarınız için.Düşünülmesi gerekir gerçekten.Sağlıklı mutlu olun.NAHİDE  23.07.2012 15:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1896
Toplam yorum
: 11544
Toplam mesaj
: 162
Ort. okunma sayısı
: 1036
Kayıt tarihi
: 25.11.08
 
 

Erzurum doğumlu, Ankara'da yaşıyor. D.T.C.F mezunu, emekli lise öğretmeni, evli, 2 çocuklu. "İsya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster