Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ağustos '07

 
Kategori
Danışmanlık
Okunma Sayısı
6035
 

Aile baskısı

Aile baskısı
 

Endişe, olası bir tehlike ve zarara karşı duyulan stres tepkisidir. Anne ve babalar çoğu zaman çocuklarını yetiştirirken, büyük endişeler yaşarlar. Örneğin, bir anne çocuğunun telefondaki sesinden endişe duyduğu için, hemen onu ziyarete gitmek isteyebilir. Ve onu yerde baygın yatarken bulabilir. Bu yararlı bir endişedir. Veya araba kullanırken, arabanın motorundan garip sesler gelmesi nedeniyle, kaygılanıp benzin istasyonuna uğramamız yararlı bir endişedir.

Fakat öte yandan, bir aile üyesi yolculuğa çıktığında, gideceği yere kadar sürekli endişe duymak ve bu tür endişeleri sürekli yaşamak yıpratıcı bir endişedir. Kaybetme korkusunun arkasında yalnız kalma korkusu yatar. Yalnızlık korkusunun arkasında yatan ise kendine ve hayata güven duymama korkusudur.

Çocukları adına sürekli endişe içinde yaşayan aileler, huzursuzluk duygusundan bir türlü kurtulamazlar. Hem kendilerini, hem de çocuklarını sürekli olarak, bu yersiz huzursuzluk duygusu içine iterler.

Endişe aynı zamanda ailelerin çocuklarını bir kontrol etme yoludur.Bir annenin yetişkin kızına "Sana bir şey olacak diye endişe duyuyorum" korkusuyla gittiği her yerden kendisini aramasını istemesi veya akşam belli bir saatte mutlaka eve dönmüş olmasını talep etmesi bu duruma bir örnektir.Endişe duyan kişinin bunu sevgi adına yaptığını söylemesi karşı tarafın kendisini aile baskısı altında huzursuz ve rahatsız hissetmesine sebep olur.

Anneyi, babayı veya eşi, sinirlendirmemek ve üzmemek adına onların bizi kontrol etme ihtiyacına verdiğimiz yanıt bağımlılık ilişkisine de evet demek anlamına gelmektedir.Bu kıskaçtan kurtulmak için sonrasında çok daha büyük bedeller ödemek zorunda kalabiliriz.Çünkü her türlü bağımlı ilişki modelinin temelinde güvensizlik ve güçsüzlük duygusu yatar.Sonuçta;aşırı endişeli ailelerin çocukları da, ileriki yaşamlarında , tıpkı kendi aileleri gibi endişe patlamaları yaşayarak, sürekli huzursuz bir ruhsal yapı içine girebilirler.Bu yaşanan endişe patlamaları ilaç tedavileriyle hasır altı edilmeye çalışılsa da duygular nereye kadar ilaçlarla bastırılabilir, diye düşünmek gerekir.

Çocukları adına yersiz yere, yıpratıcı boyutlarda endişelenen ve bu endişelerini onlara baskı uygulayarak gösteren ailelerin, sahip oldukları korkuları kendi kendilerine sorgulamalarını öneririm.Nedir bu korkuların kaynağı?özgüven eksikliğimi? Çocuklarına karşı duyulan güven eksikliği mi? Yoksa çevreye karşı duyulan bir güvensizlik mi? Aile bireyleri, bu soruların cevaplarını kendi içlerinde netleştirdikleri zaman, hem kendileri, hemde çocukları daha rahat ve daha huzurlu bir yaşam sürecektir.

Unutmayın;gerçek tedavi, ilaçlarla değil, kişinin kendi iç dünyasıyla ve duygularıyla, bağlantıya geçerek gerçekleşebilir.Doğa yürüyüşleri yapmak, çeşitli hobiler geliştirmek, müzik dinlemek, egzersiz ve meditasyon yapmak kişilerin, endişe ve korku gibi negatif enerjilerini boşaltmalarına, stresten uzak, daha mutlu ve huzurlu bireyler olmaları adına, yapılması mümkün olan pozitif aktivitelerdir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

O zaman endişe kaynaklarından bazılarnı anlayabilirsiniz. Ama bunlar iç dünyaya girmekle, ormanda yürüyüş yapmakla pek düzelmez.

stilwater 
 02.09.2007 21:21
Cevap :
Yazınızı okudum.Sizin yazdığınız yazı,benim ifade etmek istediğim yazının içeriği ile pek örtüşmüyor.Benim en son yazdığım "muhafazakarlık bir erdem midir?yazısına daha yakın bir yorum yazdığınızı söyliyebilirim.Aile baskısı endişe üzerine yazılmış bir yazıdır.Namus kavramıyla alakası yoktur.Endişelerin çoğu,stres faktörü içerdiği için,doğa yürüyüşleri yapmak, insanların ruhsal yapısını az,çok dengeler,dinginleştirir.Gösterdiğim örnekler, tecrübelere dayanarak verilmiştir.Katkılarınız için teşekkür ederim.  03.09.2007 9:30
 

endişe bir noktada; ebeveynlerin kendilerine özgüvenlerinden de kaynaklanır...özgüveni olmayan aile çocuğuna bunu veremez ve endişe yaşar ancak yaşadığı kendi yeteneklerine göre bir endişedir....öz güven aşılamak şart.....ikinci konu da obsessif insanlar da bu konu daha hakim dir bunun da ilaçla tedavisi mümkündür....bu takıntı insanı har alanda endişe duymaya götürür......endişenin fazlası hastalıktır .....bence tabi bunlar....sevgiler...zadig

Zadig 
 29.08.2007 11:19
Cevap :
Yazdığım yazıyla ilgili,sizden rica ettiğim yorumu yapmanız beni çok mutlu etti, sayenizde "Aile baskısı" konulu yazımın içeriği daha da zenginleşti,okuyucuya vermek istediğim mesaj netlik kazandı,ellerinize sağlık,teşekkür ederim.  29.08.2007 11:26
 

harika yazmışsın ve konu çok önemli tebrik ederrim sevgiler...zadig

Zadig 
 28.08.2007 12:50
Cevap :
Teşekkür ederim,sizde konuyla ilgili daha detaylı yorum yaparak, yazıma katkıda bulunabilirseniz,mutlu olurum..Sevgilerimle  28.08.2007 17:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 60
Toplam yorum
: 255
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1966
Kayıt tarihi
: 14.06.07
 
 

22.06.1970, İstanbul doğumluyum. Finans sektöründe çalışıyorum. Sanata ve edebiyata büyük ilgi duyuy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster