Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Şubat '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
278
 

Ailelerin kızlarına türban taktırma baskılarını kim takip edecek?

Ailelerin kızlarına türban taktırma baskılarını kim takip edecek?
 

Türban, başörtüsü, sıkmabaş, adı ne olursa olsun önemi yok, dinsel ve tektip bir giyim tarzının üniversitelerde giyilmesi meşrulaşıyor. Dikkatinizi çekerim, meşrulaşıyor dedim.

Ülkemizin eğitim ortalaması ilkokul 3-4 düzeyinde. Ayrıca, ülkemiz insanın sosyal kültürel ve ekonomik yapısı da bilinen bir şey.

Şu iki soruyu sormak istiyorum:

1- Aileler kız çocuklarına türban takmaları konusunda baskı yapmakta mıdır?

2- Üniversitelerde türban serbestisi başlayınca, toplumda, kızı ister üniversiteye gitsin isterse gitmesin, aileler, artık çok daha fazla sayıda, ve rahatça, türban giymeleri konusunda yönlendirme ve baskı yapmayacak mıdır?

Çünkü, 'dinine bağlı olmak bir meziyetse, dinde, başörtülü olmak namus göstergelerinden biriyse, ve devlet bu konuyu dolaylı olarak destekliyorsa' kişisel gelişimleri çok düşük olan ülkemiz anne babaları için bu konuda kızlarını yönlendirmek çok önü açık bir konu değil midir?

Devlet, toplumumuzun saydığım özelliklerinden dolayı, kızlara baskı yapılıp yapılmadığını araştıracak mıdır?

Hiçbir kız, ya da çok azı, ailesinin bu konuda yönlendirmesi olmadan türban takmaz. Çünkü o daha neyin ne olduğunu bilmez. Din nedir, bilim nedir, sosyoloji nedir, felsefe nedir, dünya nedir, avrupa nedir vs. Bunları bilmediği için de, kimseden görmeden kimsenin yönlendirmesi olmadan kalkıp türban gibi şeyler giymez.

Bazı arkadaşlar diyebilir ki, iyi de, bir kız çocuğunun eğitimini ailesi verir ve onun yönlendirmesi vardır. Böyle bir şey yok, biliyorsunuz, devlet gerektiğinde, çocuğu ailenin elinden bile alabilir, devlet her bireyinden aileden daha çok sorumludur.


Devlet, eğer ailelerdeki bu baskıyı araştırmayacak, varolan baskıları kanuni yaptırımlarla düzenlemeyecekse, yapmış oldukları düzenleme Türkiye'deki insan haklarının ihlalini getirecektir. Pek çok kız ailesi kocası vs. istediği için başörtüsü takmak baskısı altında kalacaktır. Çünkü devlet bunu meşrulaştırmıştır. Başörtüsünü takacak, ama kendinden nefret edecek, belki ailesinden de. Sorunlar yaşayacak. Ailesiyle ters düşmese bile, sırf ailesi istediği için hayata farklı bir bakış açısıyla bakıcak, bu kişiye ket vurulmuş olacak. Bunun gibi, pek çok psikolojik ve sosyolojik sorunlar ortaya çıkacaktır.

Ne yazık ki, özgürlük adı altında karanlık bir yasal düzenleme yapılmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

insanın özgürlüğü başkalarının özgürlüğüne müdahele ettiği yerde biter, bize öğretilen buydu. Bir insan türban takarak başkasının özgürlüğünü kısıtlamıyorsa bence bunda bir sorun yoktur tabi bu benim görüşüm katılıp katılmamakta herkez serbest. Şunuda söylemek istiyorum Allah katında ben çocuğumdan mesul olacağım ki dünyada da böyle herkes çocuğunu en iyi şekilde yetiştirmek ister benim çocuğumu nasıl yetiştireceğim kimseyi ilgilendirmez. Kendime göre en iyi şekilde yetiştiriyorum zaten sonuçta Allah benim çocuğumada akıl vermiş o kendi yolunu bulacaktır.

fatih coskun 
 25.02.2008 12:01
Cevap :
Fatih bey ilginiz için teşekkür. Sizin söylediklerinize ben de katılıyorum. Aile, şu anki verili toplumsal yapıda, bireyin sağlıklı gelişiminin önemli bir unsuru. Aileler çocuklarını ne kadar iyi yetiştirirlerse o kadar iyi olur. Ancak, bir insan tek taraflı eğitildiğinde, beyni yıkanmış olur. Bunun yaşı da yoktur, ama çocuklar için bu çok daha tehlikelidir, çünkü onların kendilerini savunma, akıllarını kullanma kapasiteleri yoktur. Anne baba, diyelim, bir başörtüsü toplantısına 5 yaşındaki bebesinin başını örterek geliyor. Bu çocuk istismarıdır. Aile, çocuğuna iyi eğitim vermekte özgürdür, ama kötü eğitim vermekte kısıtlıdır. Tarafsız, çok yönlü, çok perspektifli, belletmeden, bütün apaçıklığı ile önüne sunup kendi seçimine bırakmalıdır. Ama nerdeeee böyle aile Türkiye'de? Laiki bile böyle değildir ki. Neyse, çocuklar, önce evreni çocuklarıdır, sonra anne babanın. Anne babanın kendini yeniden üretme aracı değildir, olduğu zaman, birileri buna hayır der.  25.02.2008 17:12
 

İnanç kavramı pozitif bir kavramdır. İnanca yönelik uygulamalar, onların öğrenilmesi ve öğretilmesi tabiiki gerekli olan bir işlevdir. İnsanlara kanun yolu ile sadece maddi bilimlerle yaşam bilinci, felsefesi, biçimi veremezsiniz. Sevgiyi, saygıyı, bağlılığı, vefa duygusunu başka bir yöntemle öğretebilmek imkansızdır. Uygulamaları olmayan bir inanç sistemi ise batıl bir felsefedir. Aileler çocuklarını tabiiki diledikleri bir yaşam bilincine göre yetiştireceklerdir. Bu terbiye eğitimi bluğ çağına ulaşma ile son bulur. Ondan sonra kişinin kendi kararına göre ya öğrendiklerini devam ettirir, yahut dilediği yaşam biçimini kendisi seçer. Toplumsal yaşam ancak bu şekilde oluşur değil mi. Yapılması gereken onları yasaklamak değil, en doğru nasıl olmalı, neden olmalı diye öğretilmesini sağlamaktır. Tehlikeli olan; inançlar yönünden bilgisiz, eğitimsiz olan kişilerin hurafelere dayanan tarzda yetiştirmeye kalkmalarıdır. Selam ve saygılar.

akar 
 24.02.2008 0:54
Cevap :
Sevgiyi, saygıyı vs. sadece inançlı olmaya bağlamanız yanlış. Kaldı ki inançlı olmak bunları ne kadar sağlar bize, öyle değil mi? Bakınız Türkiye’de ve dünyadaki dine inanma oranlarına, ama her halt oluyor her yerde. Yazımda, belirttiğiniz gibi, inançlar yönünden bilgisiz insanların yapacakları baskıdan bahsediyorum. Bunun gerekçesi olarak, eğitim ortalaması ve diğer temel standartlarını verdim. Böyle bir baskı şu koşullarda olamaz demek bence aklıselim değildir. Hele yetkili kurumlar, aman ne olacak diye bu olasılığı görmezden hiç gelemezler. Din dogmatiktir, herkes dünyayı kendine göre algılar ve onda diretir, mutlaktır çünkü, tehlikeli olan budur. Bu tür konularda atılan adımlar çok iyi düşünülmüş olmalıdır. Siz gerçekten hükümetin bunu yaptığını düşünüyor musunuz? Bırakınız bu hükümeti, hangi hükümet, insan temelli bir yönetim anlayışına sahipti ki, kim düşündü ki! Bakınız ülkenin haline, trafikte, terörde, depremde, her olasılıkta binlerce insanın öldüğü geri kalmış bir ülkeyiz.  24.02.2008 11:48
 

Bu kez de aileler türban serbest olunca hadi tak bakalım diye baskı yapacak . Sanırım ileriki zamanlarda karşılaşılacak bir sorun bu.Selamlar.

oya 
 23.02.2008 20:22
Cevap :
Elbette efendim öyle olacak, öyleydi zaten artık şimdi alenileşecek. Ülkemiz toplumunun sosyal hayatının din eksenli olması için mücadele eden insanlar var.  23.02.2008 21:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 466
Toplam yorum
: 945
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 986
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye düş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster