Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

GAZETECİ YAZAR ASLI MERCAN SARI

http://blog.milliyet.com.tr/aslisari

13 Ocak '21

 
Kategori
Gönüllülük
Okunma Sayısı
32
 

Ailene İyi Bak

 

 

HALİL TUNCER

AİLENE İYİ BAK

TOPLUMUN KRONİKLEŞMİŞ YARASINA FARKINDALIK PROJESİ

Bu hafta röportajımda yine bir yürek insanını, sosyal sorumluluk bilincini kendine ilke edinmiş değerli bir isimi Halil Tuncer’i konuk ediyorum. Kadına şiddet ve bunun gibi toplumun kronikleşmiş yaraları ile ilgili yaptığı çalışmalar takdire şayan. Benim süslü hayatlar dikkatimi çekmiyor inanın. Yürek insanlarının röportajlarını en son sıralamadan alıp ilk sıraya koyuyorum. İstiyorum ki bu mükemmel insanları siz de tanıyın. Belki de bin kişiden birinin yüreğine dokunabiliriz diye düşünüyorum. Halil Tuncer 25 yaşında. 21 yıldır İstanbul’da ikamet ediyor.  Aslen Mardinli.  Yaklaşık 10 yıldır medya sektöründe birçok alanda görev almış. Kamera önü kamera arkası ve görüntü yönetmeni olarak profesyonel işlerde bulunmuş. Aktif olarak kendi ekipmanları ile YouTube, sosyal medya ve farklı platformlarda yayınlanan uzun metraj, kısa metrajlı çekimlere görüntü yönetmenliği yapıyor ve şu sıralarda bir şirkette kameramanlık yapıyor. En kıymetlisi de gönüllü olarak oyuncuların destek verdiği AİLENE İYİ BAK (Kadına şiddete dikkat çeken) projenin görüntü yönetmeni ve yapımcısı. Farkındalık yaratmak amacıyla tarafınca başlatılan bu projede tüm ekip arkadaşları gönüllü. Yaklaşık 3 yıldır bu proje hayata geçirmek için mücadele ediyorlar. AİLENE İYİ BAK’ın çekimleri 3 ay sürmüş tamamen kendi imkanları ile kendi ceplerinden feragat ederek çok zor şartlarda fragman oluşturmuşlar ve ihlas haber ajansı tarafından yapılan haberleri Türkiye geneli yayınladığı ilk gün en çok tıklanma almış.

“Aslı Hanım; ülkenin kanayan bir yarası olan “kadına şiddet ve kadın cinayetlerini” göz önünde bulundurarak bizler mücadele etmekten vazgeçmeyecek toplumsal konuları kimsenin konuşmak istemediği gerçekleri her zaman şeffaf bir dilde nitelikli bir şekilde göstermeye devam ediyor olacağız” ifadelerini kullanan Halil Tuncer ile farkındalık dolu röportajımız sizlerle.

 

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Halil Tuncer kimdir, bir günü nasıl geçer?

Merhaba; Halil Tuncer. 25 yaşındayım. 21 yıldır İstanbul’da ikamet ediyorum.  Aslen Mardinliyim. Evliyim. 2017 yılında askerlik görevimi tamamladım.  Yaklaşık 10 yıldır medya sektöründe birçok alanda görev aldım. Kamera önü kamera arkası ve görüntü yönetmeni olarak profesyonel işlerde bulundum. Aktif olarak kendi ekipmanlarım ile boş zamanlarımda YouTube ve sosyal medya da yayınlanan ve farklı platformlarda yayınlanan uzun metraj, kısa metrajlı çekimlere görüntü yönetmeni sıfatı ile gidiyorum ve şu sıralarda bir şirkette kameramanlık yapıyorum fırsat buldukça araştırma yapıyorum ülkemizde ve dünyada neler oluyor takip ediyorum.

 

Kadına yönelik şiddet, dünyada olduğu gibi ülkemizde de maalesef ciddi bir sorun. Siz de bunu önlemeye dair birtakım çalışmalar yapıyorsunuz. Bu çalışmalardan bahseder misiniz biraz? Serüven nasıl başladı?

Ülkemizde ve dünyada maalesef her geçen gün kadına yönelik şiddet artmaya devam ediyor. Aynı zamanda çocuğa cinsel istismar, hayvana eziyet gibi birçok insanlık dışı olaylar gerçekleşiyor ve bizler toplum olarak bu tür olayları gerek TV,  internet bazı zamanlarda ise kendi gözlerimiz ile şahit oluyoruz dolayısı ile müdahale edemiyor seyirci kalıyoruz.

 

Şuan devam eden bir projeniz var. Takdire şayan bir farkındalık. Oyuncularınızdan biri şiddete uğrayan bir hanımefendi. Yolunuz nasıl kesişti? Hikâyesi nedir? Biraz da bundan bahseder misiniz bize?

FARKINDALIK YARATMAK İSTİYORUM

AİLENE İYİ BAK Projemizin görüntü yönetmeni ve yapımcısıyım. Farkındalık yaratmak amacıyla tarafımca başlatılan bu işte öncelikle tüm ekip arkadaşlarımız gönüllü. Buradaki özel sebep tamamen yaşanmış olaylardan esinlenip insanlarımızın yaşadığı akıl almaz olaylar ve gün yüzüne çıkmayan hikâyeler bizlere bir nebze ses oluyor. Günümüzde normalleşen bu tür acı gerçekleri artık yaşanmaması ve caydırıcı cezalar verilmesi için tüm yetkili bireylerin harekete geçirmek söz konusu. Konular çok ama yapılan emeğe saygı yok dolayısı ile kendi imkânlarımızla ekip arkadaşlarımız ile senaryo haline getiriyoruz.  Buradaki en büyük etken birçok araştırma yapıyor en ince detaya iniyor olayları anlaşılacak şekilde film halinde çekiyoruz.

Oyuncuları nasıl seçiyorsunuz? 

Başrol de yer alan oyuncularımız birçok projede yer alan bizlere destek veren çok değerli insanlar ve sanata emeğe değer veren kişiler.  Aynı zamanda henüz kamera karşısında deneyimi olmayan arkadaşlarımız da var ancak çok sorulan soru da hiç deneyimi olmayıp projede nasıl yer veriyoruz? Buna da kısa cevap vermek istiyorum: Bazı yetenekleri olan insanları değerlendiriyoruz ve sinema dizi reklam klip gibi projelerde yer almak istiyorlar. Ajans yapım şirketi gibi yerlerde kendilerine yer bulmaları uzun sürüyor dolayısı ile bizlere ulaşıyorlar bizde gerekli ön çalışma ve çekim öncesi kendilerine kamera önünde kısa rol yapılacak şekilde sahneler yazıyoruz ve zaten kendileri orada net iyi gösteren kişiler ile çalışıyoruz ona göre sahne var ise belli aralıklarla yardımcı oyuncu olarak yer veriyoruz şunu da hatırlatmak gerekirse eğitim her işin başıdır.

 

Çekimlerde mutlaka etkilendiğiniz, üzüntü duyduğunuz olaylarla karşılaşıyorsunuzdur. Bu zor olmuyor mu?

Aslında bazı sahneler bizleri gerçekten etkiliyor çünkü bazı olaylar vardır sanki kendi ailemizdenmiş gibi duygulanıyoruz.  Aslında biz Türk milleti çok duygusalız.  Kendimden örnek vermek gerekirse; özelikle kadına şiddet sahnesi çekimlerimizde başrol oyuncumuzun başından geçen bir olayı tekrar bir film sahnesi olarak çekmemiz hepimizi geçmişe götürdü ve ister istemez duygulanıp o sahneyi zor da olsa çektik sonuçta kimse geçmişte yaşadığı kötü olayı tekrar hatırlamak istemez.  Bu her insan için geçerli bir durum. Dolayısı ile her sahnemiz gerek kadın gerek çocuk ve hayvanlar gibi canlılar olunca her bir hikâye başlı başına bir dram ve duygusal etkileşime sebep oluyor.

Yaptığınız ciddi bir iş ve ülkenin kronikleşmiş yaralarından. Bu yolculukta en büyük manevi desteği kimlerden aldınız?

GERÇEKLERİ GÜN YÜZÜNE ÇIKARMAK HERKES İÇİN ÖNEM ARZ ETMİYOR

 

Açık konuşmak gerekirse en büyük desteği ailemizden görüyoruz çünkü bazen gerçekleri gün yüzüne çıkarmak herkes için önem arz etmiyor dolayısı ile gün geçmiyor ki tüm medya kuruluşu bizler gibi genç girişimci gençleri görmüyor ve sırtını dönüyor. Ülkemizde birbirinden yetenekli gerçekten sanat adına, insanlık adına çok değerli projeler olmasına rağmen sırf kim olduğumuz bilinmediği için arkamızda birileri almadığı için bizim gibi yaratıcı fikirler yok sayılıyor ya da değer görmeden tozlu raflara kaldırılıyor. Birçok örnek var şuan hali hazırda sosyal medya fenomenleri milyonluk araçları ve sayamadığım kadar kitleleri var ben onları yadırgamıyorum ancak onlara verilen değeri bizlerinde hak ettiğini düşünüyorum. Ancak toplumun alıştığı bir gerçek şudur bel altı projeler küçükten büyüğe çatışma ve benzeri dizilerin örnek gösterilmesi aynı zamanda sokakta bu tür dizileri izleyen küçük bireylerin eline silah alıp racon kesmesi ve sonucunda bir hiç uğruna sonu mezarda ya da ceza evinde biten hayatlar gibi örnekleri göz önünde bulundurarak bizler mücadele etmekten vazgeçmeyecek toplumsal konuları kimsenin konuşmak istemediği gerçekleri her zaman şeffaf bir dilde nitelikli bir şekilde göstermeye devam ediyor olacağız.

 

Özellikle içinde olduğunuz için size de sormak istiyorum. Türkiye'de kadına yönelik şiddetle mücadele için ne yapılmalı, en büyük eksik ne?

Bu olaylar uzun bir süredir vardı olmaya da devam edecek.  Bizim gibi büyük bir ülkenin böyle acı olaylar ile anılması gerçekten çok üzücü aslında. Çözüm basit fakat bunu hayata geçirmek için tek bir ağızdan çıkacak kelime yetmiyor. Birlik olmamız gerekiyor, sonuçta geçmişten günümüze insanlarımız canından oluyor ve bunu marifetmiş gibi konuşan arsız insanlar var.  Ülkemizde caydırıcı cezalar verilmiyor en garip olanda halen dışarda olup elini kolunu sallayarak tehlikeli bir şekilde her kesimin korku ile acaba bugün kim ölecek ya da nasıl öldürüldü cümleleri sık sık duymaya başladım. Bu beni çok sinirlendiriyor. Bir yandan da bir canı kurtarmak isterken hayatını mahfeden tertemiz delikanlı kahraman şuan cezaevinde mahvolan gençliğine yanıyor. Bu ülke adil ve adaletin en yüksek olduğu bir kesim ve her ne kadar yanlış kararlar verilmiş olsa da bir gün hak yerini bulacaktır.  Belki geçen günlerin hesabını kimse veremez fakat zararın neresinden dönersek kardır diyeceğimiz o gün elbet yakındır. Allah her zaman en iyisini bilendir her şeyi en iyi bilen şüphesiz odur. Bizlerde bir garip kullarıyız.

Bu işin finansal gelirini nasıl sağlıyorsunuz? Sponsor bulmakta zorlanıyor musunuz?

HİÇBİR KURUM KURULUŞLAR BİZLERE DESTEK ÇIKMADI

 

En çok canımı sıkan ve beni üzen kısım burası. Bizler yaklaşık 3 yıldır bu proje hayata geçirmek için mücadele ediyoruz ve geçen uzun bir süre içinde elbette özel sebepler ve birtakım aksilikler göz önünde bulundurarak sonucunda ilk startı verdiğimiz 2019 yılında Mardin’den başlayan hikâyemizi İstanbul’da devam ettirdik. Neden Mardin' diye soracak olursanız Türkiye’nin her kesimi her bölgesinde bu tarz olaylar gerçekleşiyor dolayısı ile bir Mardinli olarak Güneydoğu’dan kendi memleketim den start vermek istedim. Çekimlerimiz 3 ay sürdü tamamen kendi imkanlarımızla kendi cebimizden feragat ederek çok zor şartlarda fragman oluşturduk ve ihlas haber ajansı tarafından yapılan haberimiz Türkiye geneli yayınladığı ilk gün en çok tıklanma aldı aynı zamanda 65 ana haber (yerel) ve 2’si İzmir’de canlı yayın olmak üzere İstanbul’da 3 toplam 5 canlı yayına çıkıp projemiz anlattık.  Yerel kanallarda canlı telefon bağlantısı ile projemizi anlattık fakat o kadar mücadele etmemize rağmen hiçbir kurum kuruluşlar bizlere destek çıkmadı. Ulusal medya ve bilinen en çok izlenen haber kanalları bizlere destek vermedi bizlerin istediği sadece kısa da olsa bir haberdi ama olmadı farkındalık yaratmak amacıyla başlattığımız ailene iyi bak projemize destek çıkan olmayınca net kararımı verdim ve kendi imkânlarımızla sonuna kadar en iyisi için çalışmalara başladık ilk bölüm 30 dakika olacak şekilde çekimleri tamamladık şu sıralarda kurgu montaj devam ediyor en kısa zamanda kendi YouTube kanalımızda yayınlayacağız kısmet olursa.

Ciddi bir toplumsal soruna dikkat çekme, biraz da olsa farkındalık yaratma adına mücadele ettiğiniz yolda tepkiler ne yönde? Şu an ne aşamadasınız ve neyi hedefliyorsunuz?

İyi tepki verenlerde var destekleyen çoğunlukla ancak eleştiri de her zaman olacaktır oluyor da. Çünkü hayatta hiçbir şey kusursuz olmayıp bizimde elbette kusur bulunan taraflarımız var hayatımızın her yönü şekillendirmek elimizde olup kusurlarımızı en dibe çekip en iyisini insanlara göstermek için her an çalışıyor gelişiyoruz.

İleriye dönük kariyer planlarını hakkında konuşabilir miyiz biraz da? Geleceğe yönelik ne gibi hedefleriniz var?

ASLA PES ETMEMEK

Her zaman söylediğim bir laf var her ne olursa olsun örnek olabilecek ve gelecek nesle yaratıcı fikirler sunmak adına azimle çalışmaya devam et. Başarının temel unsuru ASLA PES ETMEMEKTİR

Son olarak söylemek istedikleriniz nelerdir?

Kim ne derse desin mücadele edin yaratıcı fikirler hiç ummadığınız taraftadır. Ufak bir bilgi hayatınıza yön verecek kadar değerlidir.

Projemize verdiğiniz ilgi alakadan ötürü teşekkür ederiz sevgiler saygılar.

Halil Tuncer

 

Röportaj: Aslı M. Sarı

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 80
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 214
Kayıt tarihi
: 20.11.17
 
 

Bundan yaklaşık on yıl önce kaleme, kağıda, satırlara  gürültüsüz bir şekilde haykırmaya başladım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster