Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Nisan '14

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
6400
 

Ailesi ile birlikte yaşamak zorunda olan gençler hayatlarını mahvediyorlar

Ailesi ile birlikte yaşamak zorunda olan gençler hayatlarını mahvediyorlar
 

Aile, ideal bir yaşam formatı olmayıp varlık nedeni mecburiyetlere dayanmaktadır. Aile Tanrı’nın emri olmayıp bilimin de önerdiği bir yapı değildir. Dünyada 7 milyar insanın aile şeklinde yaşam düzeni kurmuş olması bu sistemin mutlak doğru olduğu anlamına gelmez. Çünkü insanlar için bilinen tek yaşam formatı budur. Anne, baba, çocuklar ve onların bir arada yaşadıkları evleri aile adını almaktadır.

Kerim Korkut’a kadar aile kavramı bilimsel anlamda tartışmaya açılmamıştır. İnsanoğlu aileyi ilk oluştururken doğadaki hayvanların sığınak, barınak, in veya yuva gibi yaşam düzenlerinden etkilenmiş ve tıpkı onlar gibi bir düzen kurmuştur. Fakat insan kuş değildir. Yani yuva onun isteklerini karşılayamaz. Hayvanlar özellikle de bazıları kendilerini savunamadıkları gibi savunma sistemleri de kuramazlar. Bu nedenle onlar için aile benzeri yapılanmalar normaldir. Oysa insan aklıyla ve kurduğu sistemlerle güvenliğini sağlayabilir. İnsanlar için aile kısıtlayıcı, yaşamı yok edici bir yapı arz etmektedir.

İmkânları kısıtlı olanlar için aile şeklinde yaşama çok büyük faydalar sağlayabilir. Düşünsenize en basitinden 4 kişilik bir aile için 4 tane ayrı ev gerekebilirdi. Ayrı eşyalar, tesisat, bahçe falan da lazımdı tabii ki. Bir evde birlikte yaşadıkları için ekonomik olarak ciddi kazanımları olur. Fakat biz sadece fakirler için yazı yazmıyoruz. Varlıklı kimseler farklı hayat seçenekleri kurabilirler ki bunlardan birinin de işte aile fertlerinin her birinin ayrı bir evde yasaması olabilir. Belki bunlardan bu sistemi düşünen ve yapmak isteyen de vardır ama ihtimal ki kısıtlayıcı toplumsal yapıya takılmaktadır.

Kerim Korkut bu durumdaki insanlara mesaj veriyor. Nasıl yaşayacağınıza siz kendiniz karar verecek, hayat şeklinizi kendiniz belirleyeceksiniz. Toplum düzeninin canı cehenneme! Toplum dediğiniz insanları Harvard Üniversitesi mezunları oluşturmuyor. Söyledik işte, aile Tanrı buyruğu değil. Bilim de önermemiş. Aklına yatmıyorsa aile şeklinde yaşamak zorunda değilsin.

Aile fikri anne babanın çocukların sahibi olarak görülmesi fikrine dayanıyor. Oysa bu doğru değil. Anne baba çocuğun dünyaya gelmesine sadece aracılık ediyor. Büyütülmesi de onların işi değil. Kendi kanını taşıdığı için bir sıcaklık olarak saçlarını tarayıp yanağından öpebilir. Hepsi bu. Çağdaş yönetimlerde çocuklar belli bir sistem tarafından büyütülür. Kendilerine bile bakamayan anne baba çocuklara nasıl bakar ki?

Görüldüğü gibi aileyi zorunlu kılan gerekçeler esaslı bir temele dayanmıyor. Ama ekonomik gerekçe önemli tabii ki. Bugün her fert için ayrı ev yapmak mümkün mü? Ama bunun bugünkü şekilde olduğu gibi sadece anne baba ve çocuklarına özgü olması, yani ailenin formatının bu şekilde olması şart değil. Geçim zorluğu çeken herhangi insanların bir araya gelerek aile gibi tek evde yaşamaları mümkündür. Zaten var demeyin; bilinen düzen, aile, anne baba ve çocuklardan oluşur, diğerleri aile sayılmaz şeklindedir.

Fakirler için bugünkü aile düzeninin devam etmesi gerektiğini (varlıklı olduklarında sona ermek üzere tabi) zenginlerin ise anne baba eş ve çocuklar bir arada yaşamalarının mecbur olmadığını anlatmak istiyoruz.

Ailenin, toplumun temel yapısı ve hayatın değişmez argümanı olarak görülmesi son derece yanlış. Çünkü böyle olduğu takdirde insanlar yaşamlarını aile olgusunu göz önünde tutarak planlamak zorunda kalıyorlar. Bu da onların amaçlarını gerçekleştirmede engel yaratıyor. Adam Afrika’ya gidip Klimanjora Dağı’na tırmanacak, ailem ne olacak diyor ve vazgeçiyor. Bizler de çoğumuz ailelerimiz yüzünden yapmak istediklerimizden vazgeçiyoruz.

Aile düzeni içinde yaşayanların belki düzenli ve mutlu bir hayatları olabilir ama büyük başarılara imza atmaları imkânsızdır. Aile düzeni içinde basit bir diyet programını bile uygulayamazsınız.

Aile düzeni yaşamaya engeldir. Maddi imkânlarınız olsa bile aile düzeni içinde istediklerinizi yapamazsınız. Çünkü bir arada yaşama zaten başlı başına bir rahatsızlık nedenidir. Herkes birbirinden rahatsız olur. Her insanın kendi özel kişiliği içinde mahrem hayatı vardır. Kendi aileniz olmasına rağmen rahat banyo yapamazsınız; utanır, sıkılır hatta çekinirsiniz. Aynada kendinizi izleyemezsiniz çünkü belki biri de sizi izliyordur. Evde asla çalışıp bir büyük amaç için hazırlık yapamazsınız. Müzik dinleyemezsiniz. Herkesin zevki başkadır çünkü. Komşulara gerek yok, evdekiler rahatsız olur. Ben 30 küsur yıllık evlilik hayatımda evde bir kez şarkı dinleyemedim; çünkü hanımefendi ya da çocuklar rahatsız oluyor. Ailelerdeki hanımefendi/beyefendi ya da çocukların %80’i böyledir. İşin yoksa karımı/kocamı ya da çocuklarımı rahatsız etmeyim diye kendini sık dur. Biri pencereyi açmak ister öteki karşıdır. Sen sıcağı seversin kocan soğuğu.

Aile mutsuz olmak için harika bir ortamdır. Ben bunun aslında ineklere göre düzenlendiğini düşünüyorum. Çünkü ineklerin fazla isteği olmaz. Zaten onlardan almışız. Aile düzeni sosyal hayat için özellikle ekonomik anlamda gereklidir ama kutsal mutsal addedilmesi yalakalıktan başka bir şey değil.

İnsanların kaçıp kaçıp gitmeleri (Bugün insanlarımızın üçte biri yaşadıkları ortamlardan kaçmaya çalışıyor) evlilik ve aile kurumlarının bu katlanılmaz yapılarından ileri geliyor.

Bizden doğanların (Mecburiyet yoksa) bizimle beraber yaşamaları neden zorunlu? Bizim kendimizin, eşimizin ve çocuklarımızın korunması ile ilgili bir sürü güvenlik sistemi ve sosyal kurumumuz varken dağ başında kurt yavruları gibi neden eş ve çocuklarımızı aile çatısı altına alıyoruz? Çocuklar devletin ilgili kurumlarında yetiştirilecekler ve biz yetişkinler de istediğimiz gibi serbestçe tek başımıza yaşayacağız. Biri ya da birileriyle birlikte yaşamak törelerin ve saçma inanç ve anlayışların getirdiği baskı sonucu oluşmuş bir zorunluluk değil isteğe bağlı olmalıdır. Bizler görmek istediğimiz kişileri istersek görürüz zaten. Bunun için aile olmamız gerekmez.

Evlilik ve aile yapısı içinde bulunduğunuz sürece özgür olamazsınız. Dünya yüzünde evli ve bir ailesi olup da istediklerini yapabilmiş bir kişi bile yoktur. Niye canım! Benim her şeyim var. Kısacık hayatımda dilediğim gibi yaşamak istiyorum. Aile sadece sorumluluktur, başka bi b…değildir. Eşek gibi sırtına yüklerler yükü, aile babası, çocuklarının anası… Boş versene ya!

Ailede aile fertleri birbirlerine dayanarak yaşarlar. Bu durum suni bir tembellik yaratır ya da kişiler zaten tembeldirler ve bu düzen tam onlara göredir. Aile devlet dairesine benzer. Aile bireyleri senede 56 defa doktora giden devlet memuru gibidir. Keyifsizdirler, her gün hastadırlar dertleri şikâyetleri bitmez. Çünkü güvendikleri vardır, ailenin kerizi. Bu genelde baba bazen de annedir. Eşek kadar oğlan sırtüstü yatıp 60 yaşındaki annesinden su ister.

Ailesinden şikâyet etmeyen çocuk ya da genç yoktur. Aileyi savunanlar genellikle eski kafalı, tutucu, biraz da dikta kişiliğini birileri üzerinde göstermek isteyenlerdir. Karısı çocukları emrinde olacak, onları sözde kanatları altına alıp koruyacak, eşini ve çocuklarını köle gibi kullanıp onlara her dediğini yaptıracak. Bunlar aynı zamanda din ve töre ile yerleşik anlayışların da kuvvetli savunucularıdır. Bir sakallıya asla aile kötü dedirtemezsin. Fakat sakallıların çağı geçmiştir artık. Onlar da inançlarına zarar vermeyecek şekilde yeni fikirlere alışmak zorundadırlar.

Israrla söylemek istediğimiz şey, aile olarak yaşamaya mecbur olanlar aile düzeni içinde yaşayacaklar ama ailenin şart olmadığını bilecekler. Kurtlar, köpekler, bilmem hangi hayvanlar onlarca yavrulayıp bunlara bakmak için inlerinde aile düzeninde yaşamak zorundalar elbet. Ama artık bu çağda kurtlar, köpekler gibi sürüyle yavru ve onlara benzer şekilde aile ve yuvalara gerek yok. Ne yuvası ya, kuş muyuz biz? Bir, iki ya da üç yavrumuzu devletin birimleri büyütüp yetiştirecek. Anne çalışır, işi mesleği vardır. Maaşı, altında arabası, gerek görürse ayrı tek başına oturduğu evi vardır. Baba da aynı. Çocuklarlıya ilgilenirler ama çocuk bakıcısı gibi değil. Baba takım elbisesini giyiyor çocuk üzerine çiş yapıyor, hadi be! Tilki de yavruları için aynı. Kıçı kırık tilkiyle aranda fark yoksa nerden belli insan olduğun?

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kişilikleri en azdan en fazlaya kadar baskı altında oluşuyor. Selamlar.

Kadri KANPAK 
 25.04.2014 10:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 5631
Toplam yorum
: 14287
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 643
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster