Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mayıs '11

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
869
 

Ak dedemin cibinliği

Ak dedemin cibinliği
 

Günlük yaşamın koşmacası içinde kimliğimizi neredeyse kaybedecekken; aniden bir objeye takılır gözlerimiz, boyut değiştirip geçmişimize yolculuk yaparız, en gönüllü ruh halimizle. Bugünlerde öyle sıklıkla yapmaya başladım ki bu yolculukları. Kendime ' Yaşlandım mı, ne? ' diye soruyorum, içsesimden güzel bir cevap alabilmek umuduyla. ( Çocukluğuma dair bir objeyi gördüğümde ruhumun koşar adım o eski günlere gidişini çok sevdiğimi itiraf ederim.)

Bugün bir AVM'de alışveriş yaparken rafların uçlarına asılmış renkli poşetler ilişti gözüme. Ne olduklarını anlamak için yaklaştığımda cibinlik poşetleri olduklarını gördüm, biraz da şaşırarak. İlk kez bir AVM'de cibinlik satıldığına şahit olmuştum açıkçası. Doğrusu ancak eski manifaturacılarda bulmak mümkündü cibinlikleri. Kaldı ki yıllardır oralarda da hiç gözüme ilişmemişti.

Cibinlikleri görür görmez dedemin yatağının başucunda buldum kendimi. 10 yaşlarındaydım o yatağın başucunda durduğumda. Ceviz ağacından yapılmış karyolanın üstünü, bir gelinin narin duvağı gibi kaplıyordu Ak dedemin cibinliği. İki ucu satenle kaplı, beyaz kılıfının her iki ucu kanaviçe işli, upuzun bir yastığa kar beyazı saçlı başını dayamış gülümsüyordu Ak dedem. Ve her zamanki gibi cibinliğin içine çağırıyordu beni - yanımda abim varsa ikimizi- öğle uykusuna dalmadan önce saçlarını oynamam için. Aslında bunu istemek için çok şirin bir cümle uydurmuştu; ' Saçlarımdaki bitleri kırar mısınız? ' diyordu. Tabii ki ortada bit falan yoktu. Abimle bana ' Bit kırma ' eylemini öğretmişti, yani saçıyla nasıl oynayacağımızı:) Çoğu zaman abimle birlikte kırardık Ak dedemin hayâlî bitlerini:) Başparmakların arasına ince bir tutam saç sıkıştırılıp tırnaklar arasında ezilir ve çıt sesi çıkartılır. Bitler (!) kırılmıştır:) Bu eylemin en güzel yanı ise avuçlarımda Ak dedemin saçlarının kokusunun kalmasıydı sanırım. Ki hâlâ koku hafızamda saklıdır o hoş kokusu.

Bu bit kırma eylemine katlanmamızın iki temel nedeni vardı; Birincisi Ak dedemi çok sevişimiz, ikincisi ise cibinliğin içinde kendimizi çok özel hissedişimiz. Diğer torunları hiç girememişti çünkü o cibinliğin içine.

Dışarıdan içerinin, içeriden de dışarının flû görünüşü öyle hoş gelirdi ki bana. Sanki bir masalın içinde dolaşırdım Ak dedemle birlikte. Kar beyazı bir masal ortamıydı çünkü cibinliğin içi; Ak dedemin içinde beyaz tellerden başka renk olmayan pamuk yumuşaklığındaki saçları, kanaviçeli, beyaz yastık kılıfları, gene beyaz patiskadan yol yol krem rengi çizgili çarşaf ve beyaz pike yüzünden. Sırt üstü uzanıp yukarı bakınca da; tavandan yatağa doğru akan bir çağlayanın beyaz köpükleri arasındaymışım gibi bir duyguydu sanki. Hele odada kimse yoksa, cibinliği belime ya da saçlarıma dolayıp kendimi gelinlik giymiş gibi bir hayâlin kucağında da bulurdum zaman zaman.

Dün sabah torunum bacağındaki sinek ısırıklarını göstererek ' Sivri böcek ısırdı ' demişti. Keşke sivri böceklerden korunmak için, tıpkı eski günlerdeki gibi, çağlayan köpükleri misali cibinlikler sarkıtılsa tavanlardan. Keşke bütün çocuklar; dedeleriyle o beyaz masal ülkesinde birlikte oldukları anın sıcaklığını, sıcak bir öğle saatinde pencereden usulcacık esen rüzgârda savrulan cibinliği, anılarında saklayabilseler bencileyin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yine çok güzel bir anı anlatmışsın sevgili Tülin. Yalnız o cibinliğin içine kazara bir sivrisinek girerse neler olacağını tahmin edersin herhalde...Bu benim başıma birkaç kez geldiği için cibinlikle aramız limoni biraz. Bu yüzden yazları önemli miktarda sineksavar ilaçlar kullanıyorum. Ve tüm sivrisineklerden nefret ediyorum. Sineksiz mutlu bir yaz diliyorum. Sevgiyle.

Melek Koç 
 28.05.2011 0:06
Cevap :
Cibinliğin içine sivrisinek girerse, yağmurdan kaçarken doluya tutulmak gibi bir durum yaşanır elbette:) Geçen yıl bir tane bile sivrisinek görmemiştik, ama bu yıl şimdiden başladı vızıltısını duyurmaya. Aslında bu anımın en güzel yanı dedemin saçlarının kokusuydu. O koku da cibinlikle özdeşti benim için. Dedemin saçlarına sadece orada dokunduğum için olmalı. Ben de sana sineksiz bir yaz diliyorum sevgili Melek:)  28.05.2011 8:39
 

Merhaba sevgili Tülin, yine eskinin unutulmuş bir güzelliyle buluşturdun bizleri. O cibinlikler asıldıkları odaya nasıl da masalımsı bir görüntü verirdi, değil mi? Yoksa yaşadığımız her şey mi masaldı, bilemiyorum. Sevgili Kuyucak'a verdiğin cevapta da bunu seziyorum... "Hiçbir güzellik o günlerdeki kadar masum ve içten gelmiyor bana." demişsin. Çok doğru. Gerçekten öyle. Yeni eski anılarında buluşmak dileği ile sevgi ve sağlıcakla kal arkadaşım.

hazandagüzeldir 
 27.05.2011 23:46
 

Tülin hanım, artık eskiye dönüş mü oldu bilmem. Cibinlik ayrı bir hoşluk veriyor aslında. Biz gece yatarken cibinlik kullananlardanız. Hem küçük bebeğimiz için hem büyük bebek, hem de kendimiz için :) Siyah-i mor :))

Nilay Yıldırım 
 27.05.2011 10:26
Cevap :
Ne kadar imrendim size bilseniz:) Küçük bebeklerin yatağında görmeye alışkınım da, büyük bebekler için olanları çocukluğumdan beri görmemiştim:) Tez zamanda asmalıyım odamın tavanına:) Sevgilerimle...  27.05.2011 16:10
 

İnsan yaşı ilerledikçe zamanda seyahatleri de artıyor galiba. Bir tür ruhsal veya duygusal gidişler ve geriye dönüşler yaşıyor. Bunlar, beyin denen muhteşem organın harikulade mekanizmasının bir sürprizi de aynı zamanda. Yaş ilerledikçe, yaşanmışlık arttıkça geçmiş ve bugün ayırdedilmez bir şekilde tatlı bir karışıklığa sürükleniyor. Güzel anıların bezediği yolculuklara çıkabilmek ne mutluluk! Zengin ve coşkulu nice seyahatlere... Selam ve saygılarımla.

Güz Özlemi 
 27.05.2011 8:41
Cevap :
Eskilerde ruh vardı, o yüzden geriye dönüşler yaşıyoruz sanırım. Şimdi neredeyse her şey tablet halinde yutturuluyor:) En basitinden dondurmayı düşünün; her markette dondurma satılıyor. Ama onların dondurma olduğunu sanmak komik olur:) Sevgi ve dostlukla...  27.05.2011 8:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 261
Toplam yorum
: 2348
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2079
Kayıt tarihi
: 23.07.07
 
 

1954 Antalya doğumlu ve Antalyalı'yım. Ülkemin ve özellikle bu şehrin sevdalısıyım. Sanatın pek çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster