Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Şubat '09

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
650
 

Ak kedi kara kedi... Hani bunun ilk hali...

Ak kedi kara kedi... Hani bunun ilk hali...
 

Aaa, kızım gece aynaya bakılmaz, derdi anneannem aynaya bakmayı çok seven beni, her gece ayna karşısında gördüğünde. Şeytan götürürmüş(!) Satamadan getirir, diyorum gülerek; bana o bile tahammül edemez.

Tabi bununla ilgili farklı rivayetler de varmış. Bunu da batıl inançlarla ilgili bir metin okurken öğrencilerimden öğrendim. Gece aynaya bakanın ömrü kısalırmış. Araştırsak bu konuyla ilgili daha farklı yorumlar da bulabiliriz eminim.

Birçoğumuzun batıl inançları vardır eminim. Geleneklerimizden, annemizden, babamızdan, ninelerimizden bize kalan… Bir miras gibi sahiplenilen, gelecek nesillere aktarılmak için en uygun zamanı beklenilen…

Batıl inançların insanların hayatında önemli bir yeri var. Aslına bakarsak bazıları gerçekten insan hayatını kolaylaştırmaya yönelik ve hepsine de caydırıcı bir sebep bulunmuş. Kimse sormasın, kimse araştırmasın diye. Tabi o devirler geride kaldı artık. İnsanlar mantıklı düşünmeye, olaylar üzerine fikir yürütmeye başladılar. Benim aklıma gelen ve mantıklı açıklaması olan şunlar var:

Gece tırnak kesilmez; ömrün kısalır. Eskiden elektrik yokmuş. E tırnağın nereye sıçrayacağı belli değil.

Terlik ters çevrili durmaz; aileden biri ölür. Biri takılıp düşebilir.

Merdiven altından geçilmez; uğursuzluktur. Merdiven üzerinize düşebilir ya da takılıp merdivendekini düşürebilirsiniz ki bu daha kötü.

Mezar taşlarını okursan unutkan olursun. Hafızanı gereksiz bilgilerle doldurursan gerekli bilgilere yer kalmaz.

Bir de diğerlerine bakalım, daha doğrusu bazılarına. Hepsini yazmamız imkânsız tabi.

Mezarlığı parmağı ile işaret etmek iyi değildir. Parmakları ile işaret eden kişilerin parmakları kurur.

Kurban kesilirken hayvan dilini dışarı çıkarırsa kurban sahibi o yıl içerisinde ölür.

Bir çocuk sürekli ağlarsa o evde mutlaka ölüm meydana gelir.

Ayakkabı çıkarıldığında ters dönerse, ayakkabı sahibinin tez vakitte öleceği düşünülür.

Kurt uluyunca ya ayaz olur ya kar yağar.

Bir evin başında baykuş öterse, o evde biri ölür ya da bir yıkım olur.

Ateşin çıkardığı ses ateşi yakan kişi hakkında dedikodu yapıldığına işarettir.

Elleri diz üzerinde kavuşturmak, parmakları birbirine geçirip el bağlamak iyi değildir, insanın kısmeti kapanır.

Bir kişinin üzerinde dikiş dikilirse o kişinin kısmeti bağlanır.

Kara kedi görmek uğursuzluktur. (Saç çekmek gerekiyormuş çocukken öğrendiğimize göre. Arkadaşlarımızın saçlarını yolup hırsımızı almak için iyi bir bahaneydi. Kedi olsa da olmasa da işe yarıyordu.)

Bunlar daha komik.

Kadının yolda erkeğin önünü kesmesi uğursuzluktur.

Bir kadın iki erkeğin arasından geçerse çocuğu olmaz.

Bir adam iki kadının arasından geçerse sözü geçmez.

Bir erkek iki kız arasından geçerse köse olur.

Yarım çay içen kadın dul kalır.

Gece aynaya baktığım için kimseler beni götürmedi ama bir gün bulaşık yıkarken demlik kapağıyla su içmiştim. O zaman babaannem de anneannem gibi bir yorum yapmıştı. Yavrum kısmetin kapanır, demişti. Bunun olup olmadığını daha sonra söylerim artık. Kim bilir belki o zaman benim de batıl inancım olur. Kendimde değil de nelere alet olduğunu bilmeyen masum çay demliği kapağında bulurum bütün suçu… Zaten alışık değil miyiz çuvaldızı başkalarına batırmaya…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 22
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 567
Kayıt tarihi
: 13.01.09
 
 

Çiçeği burnunda bir öğretmendim geçen sene. Ama öğrenciler o çiçeği koparıp parça parça ettiler sonr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster