Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '13

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
693
 

Akbük sessizlik yok artık… Bozulma var…

Akbük sessizlik yok artık… Bozulma var…
 

Bir zamanlar Atlas Dergisi’nden gelip Muğla kıyılarını dolaşan gazetecinin gördüğü eşsiz  muhteşem cennet için dergisine başlık attığı “Akbük sessizlik ve siz” dediği tüm kıyıları dolaştım bakir kalan iki yer gördüğüm dediği biri Kelebekler Vadisi, diğeri Akbük artık o günlerdeki gibi değil. Neler oluyor?

Akbük kıyı korumacılığının en muhteşem örneklerinden bir yeri oluşturması lazım.

Rahmetli Turgut Özal döneminde Bakanlar Kurulu Kararı ile çıkarılan Özel Çevre Koruma Bölgeleri kararnamesi ile şu Muğla’nın Akdeniz’e dek uzanan tüm kıyıları bu bölge altında kalmıştır. Her ne kadar kıyı yağmacılığının önüne geçilemese de, pek çok yerler bir ölçüde korunsa da(sit alanı), bu ülkede halkın malı olan o güzelim kıyılar, koylar, denizler pek çok tarihi ve kültürel değerler de yağmacılık politikalarından kurtulamamıştır.

Bu ülkenin gerçek yüzü. Geçenlerde bir yazı okudum Muğla Yenigün Gazetesi’nde Kazım Tokuç yazmaktaydı. Akbük elden gidiyor başlığı ile.

Ve ben de Akbük’ü gördüğüm başka boyutu ile ele almak istiyorum. Akbük’de koruma belki şu ana dek başarılabilmiş ise de el altından pek çok şeyler yavaş yavaş gelişmektedir, muhakkak.

Aslında bozulma yavaş  değil hızlı gelişecekti .

Akbük artık sessizliğini ve yalnızlığını kaybedeli çok oldu. Akbük’ün  İl Özel İdaresi tarafından çalıştırılması ilk başta çözüm gibi gözükse de öyle olmadığını gördük, gerekli düzenlemeler çok az yapıldı. Tuvalet, soyunma kabini v.s gibi.

Üstelik insanlar geldikleri yerleri çabuk kirletiyorlar. Soyunma kabinlerinde giyinememiştim, kirlilikten .

Şimdi geçen gün gördüm ki, sahilde denizin etekleri olduğu gibi insanların bıraktıkları, attıkları yiyecek kırıkları, çöp kırıntıları ile dolu. Sahilin eteği deniz olduğu gibi çöp vs. dolu. Arılar üstünde uçuşmaktadır.

Ayrıca Akbük sahile iniyorsunuz, ağır yağ kokuları mangal yanıyor. Oysa ki, insanlar oraya denizin kokusunu, mavinin tadını almak için gidiyor.

Akbük’te mangal yakma önlenmeli, izin verilmemelidir. İl Özel İdare’nin daha kararlı orayı çalıştırması gerekir.

Akbük 1994 yıllarından önce kendi sessizliğini ve bakirliğini yaşadı. Elektrik yoktu, yol yoktu ama dupduru ve muhteşemdi.

Bir zamanlar Halep çamları yandı, kuşların ve ağaçların denizle kucaklaşan rengi kayboldu.

Akbük’ü gelecekte neler bekliyor? Yeni çıkacak imar yasaları ile neler beklemektedir? Şu an yasadaki boşlukta neler olmaktadır?

Kıyılar artık Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlanıyor. Dileğim odur ki, bu yıla kadar gelmiş talan ve yağmacılık artık geride bırakılsın halkın malı olan kıyılar, koylar, kültürel değerler korunsun dilerim yeni çıkacak imar yasası ile korumacılık ruhu gelişir. Ülkemiz yeni zenginlikler  ve  gelişmişliklerle  kucaklaşır.

 

Hüseyin Baykara'nın yazıma notu;  Aynen katılıyorum. Ayrıca ilave etmemiz gereken bir sorun daha var. Soyunma kabinlerinin kirliliğinden söz etmişsiniz. Bu yaz Akbük'te öyle günler oldu ki MELSA'nın giriş kapısından on binin üzerinde insan girdi. Bu yoğunluk Ağustos ayı boyunca üç aşarı beş yukarı devam etti. Yaz süresince bu kadar kalabalığı Akbük'ün alt yapısı kaldırması mümkün değil. Maalesef bir damla "tatlı suya" Akbük hasret. Özel idarenin açmış olduğu kuyudan kullanmaya uygun su çıktığı söylendi. Ama her nedense dağıtım işi Özel Çevrenin müsadesi olmadığı gerekçesi ile yapılamadı. AKBÜK'e Asfalt yol gelmiş, Beton direklerle elektrik dağıtımı yapılmış, Telefon telleri açık bir şekilde dimdik görünüyor. Nedense yerin altından geçecek olan tatlı su doğayı-çevreyi(!) bozacak gerekçesi ile dağıtılmıyor, gelen halk Kükürtlü kokmuş azmak suyu ile duş yapmak, lavaboda kullanmak durumunda bırakılıyor. Melsa sezon başında kapıyı tutuyor, sezon sonunda keseyi doldurup ayrılıyor. Bu yaz trafik sıklığından, sahil adeta kilitlendi. MADEM Kİ BURAYA ARTIK ONBİNLER GELİYOR,GİRİŞ PARASI ALIYORSUNUZ, O ZAMAN ONBİNLERİ KALDIRABİLECEK ALT YAPI, OTOPARK SORUNUNU ÇÖZMEK ZORUNDA YETKİLİLER. Ayrıca hatırlanması gereken bir husus daha var Akbükte yaz ve kış yaşayan yerleşik Halk var. Sezon bitiyor biz yerliler bir kış boyunca yaz sezonunun pisliğini katlanıyoruz. Teşekkürler Nabide Hanım Akbük'e ziyaret eden en duyarlı vatandaş olduğunuz için.

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 625
Toplam yorum
: 400
Toplam mesaj
: 79
Ort. okunma sayısı
: 510
Kayıt tarihi
: 19.07.08
 
 

Muğla'nın YERKESİK  beldesinde dünyaya gelmişim.  Yöremin o solunacak havasını, coğrafyasını çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster