Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ekim '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
150
 

Akçakale'ye Düşen Top Mermileri ( 2)

Akçakale'ye Düşen Top Mermileri ( 2)
 

Akçakale'den Komşu ülke Gümrüğüne bakış ve Özgür Suriye Ordusu bayrağı


Doğu ve Güneydoğu’da sınıra yakın meskûn yerlerden, terörün olmadığı, kavga ve gürültüden azade, en güzel,  en sakın en yaşanabilir ilçelerden biriydi Akçakale…

Ancak son iki haftadır, Suriye tarafından atılan top mermilerinden sonra,  vatandaşlarımız için hayat yaşanmaz hale gelmiştir.

Sınırın karşısındaki ilçede çatışmalar başlayana dek, her hangi bir olay yaşanmadı, ne zamanki muhalifler, ikmal, tahmil-tahliye işlemlerinde bu kapıya ihtiyaç duydular, o vakit rejim yanlılarından gümrük kapısının yönetiminin kendilerine verilmesini istediler.

Çatışmalar 18 Eylül 2012 saat: 14.00 sularında başladı, Suriye Özgür Ordusu mücahitleri tarafından komşu ülke gümrük binası, ertesi günü saa:11.00 civarlarında atılan top mermisi nin ardından yıkılarak, bina ele geçirilmiştir. Bilahare Beşar Esat’ın bayrağı indirilmiş, yerine muhalif güçler kendi bayraklarını asmışlardır.

Beş veya on dakika gibi bir zaman sonra, bir muhalif asker, Suriye tarafındaki çıkış kapımızın üstünden atlayıp bize doğru koştuğunu gördüm.  Vücudunun üst tarafı çıplak, çıkardığı beyaz atletini bayrak gibi sallıyordu. Yaralanan arkadaşlarını kapıya kadar getirdiklerini, Türkiye tarafındaki akrabaları aracılığıyla hastaneden,  ambulans çağırdıklarını, izin verilmesi halinde yaralıları sevk edeceklerini bildirdi.

Hastaneden gelen ambulanslar içeri girdiler, yaralılarını ikişer üçer hastaneye taşıdılar, genellikle hayati nahiyelerinden yara almamışlardı, çatışmada ayağından, diz kapağının altından, baldırından ya da omuz bölgesi gibi yerlerden yara almışlardı, ambulansa bindirdikleri yaralı eğer muhalifse, kendi mücahitleri olduğunu, karşı taraftansa, bu Beşar Esed’ın askeri diye bilgi veriyorlardı.

Yaklaşık bir buçuk gün süren çatışmadan sonra komşu ülke binası muhaliflerin eline geçmiş, ülkenin bayrağı binadan sökülüp atılmış, binadaki rejim askerleri etkisiz hale getirilmişti.

Geceden beri, atılan toplardan ikisi Gümrüğümüzle Suriye Gümrüğü arasındaki ara bölge tabir edilen bölgeye düştü, şarapnel parçaları duvarları delik deşik etti. Diğer bomba, pasaport Polisinin görev yaptığı ( Giriş) kulübesinin önünde patladı. Konuyu Üst Makamlara intikal ettirdik, ancak Gümrüğümüz sahasında patlayan top mermileri, medyada gerektiği şekilde yer almadı.

Yaralıların nakli sırasında, burada 20 veya yarım saat civarında oyalandık, her an bir top üstümüze düşebilirdi. Yaralıların sevkinden sonra aceleyle bulunduğumuz yeri terk ettik.

Akşam Misafirhanemize çok yakın bir yerde düşen top mermilerinin etkisiyle, ölümün gerçek yüzünü hissettik. Müdürümüz Ökten ATAY bey’le birlikte derhal bulunduğumuz yeri terk etmek istedik, aracı hazırladık, Urfa’ya gitmeye karar verdik, ancak bazı arkadaşlarımız, gümrükten geri çekilirken memur zimmetinde olup, araçlarla taşıdığımız otomatik silah ve mühimmatla birlikte, ayrıca mesleki araç ve gereçleri yanımızda taşımanın doğru olmayacağı yönünde bir kanaat oluşması üzerine, O gece sabaha kadar atılan, kulakları rahatsız eden, insan psikolojisini bozan bomba seslerine maruz kaldık ve misafirhaneden ayrılmadık.

Savaşın yüzünün soğukluğunu ruhumuzda hissettik.

Son otuz yılda, İran –Irak savaşı, ABD tarafından Irak’ın işgali, İsrail tarafından Lübnan’ın bombalanması, Bosna savaşı, Çeçenlerin mücadelesi, Rusya ve Gürcistan, Osetya, Abhazya savaşı, Karabağ’da yapılan Ermeni katliamı, Ülkemizde yaşanan PKK terör eylemlerine, Suriye iç savaşını da dahil edersek, saydığım örneklerden şu kanaate varabiliriz, Gerçekten ülkemiz bölgesinde barış ve istikrar adası olarak hainleri/şer güçleri kıskandırmaya devam ediyor.

İşte bu nedenle, bize bu rahatlığı çok görenler, ya da rahat yüzü görmemizi istemeyenler, tamamen emperyalist bir proje olan PKK unsurları ile saldırmaya devam ediyorlar.

***     ***     ***

Gece nöbetlerine gidip gelirken, Resmi Hizmete Mahsus, Kartal marka otomobili kullanırdım. Aracımız eski model olup, zaman zaman  sorun çıkarıyordu, tamirat için Akçakale Oto Sanayine götürürdüm,  masraflarını kendi cebimden öderdim. Ustam Ömer Timuçin’di. Yaptığı birçok küçük işlerden de para almazdı, Ömer usta, işinin ehli, izzet ikram sahibi, misafirperver, terbiyeli ve nezaketlidir.

Ömer usta; dün önceki gün, Suriye tarafından atılan bir top mermisinin evinin bahçesine düşmesi sonucu eşi ve kız evlatlarını, ayrıca Gülşah Özer isimli yakın bir akrabasının hayatını kaybettiğini Gazete ve Tv’de haberlerinden izledim. Kendisine ve geride kalan aile fertlerine, akrabalarına sabırlar diliyorum,  Eşi Zeliha Timuçin, kızları Zeynep( 9), Ayşegül( 12) ve Fatoş Timuçin(14) ve bahsi geçen akrabasına Allah(c.c)’tan rahmet diliyorum.

Ali Emir KARAALİ

05.09.2012,Kartal / İSTANBUL

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 130
Toplam yorum
: 133
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 1307
Kayıt tarihi
: 29.09.07
 
 

Ali Emir KARAALİ, 1961 Rize Doğumlu, 1978 Rize Lisesi Mezunu, (1988)T.C. Anodolu Üniversitesi   '..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster