Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Temmuz '14

 
Kategori
Turlar
Okunma Sayısı
726
 

Akdeniz Tur - Temmuz 2014- Fethiye- Saklı Kent

Akdeniz Tur - Temmuz 2014- Fethiye- Saklı Kent
 

Saklı kent



Köyceğiz'den olumlu izlenimlerle ayrılıp, Saat 14.00 gibi yola çıktım... Bugün konaklayacağım yer Fethiye...Yaklaşık yetmiş iki kilometre yol yapacağım... Aldığım bilgilere göre yol durumu orta zorlukta.. Bol bol eğimler var. Yol manzaraları da süpermiş. Arada molalar verebileceğim güzel mekanlar da varmış...

  

Yollar rahat ve güvenli.. Emniyet şeridi de  geniş... Yol boyunca mükemmel manzaralara rastladım, fotoğraflar çektim... Trafik çok az... Genelde arabaları ile seyahat edenler... Selamlaşmalar, kısa molalarda sohbetler ... Bunlar yolculuğuma renk katıyor... Zorlu eğimler çıkarak, inerek yemek yiyebileceğim güzel ve ucuz bir mekana denk geldim..

  

Köfte-Piyaz ve koladan oluşan yemeğimi yedikten sonra ( Toplam 17 TL verdim ), üstüne bir de kahve ikram ettiler... Biraz dinlendim... İşletmeci arkadaşla sohbet ettim... İşlerin pek iyi olmadığını söylüyor... Ramazan dolayısı ile, Brezilya Dünya kupası ve Ortadoğu'daki olaylar Turizm sektörünü baltalamış... Türkiye Turizm açısından bu sene nasibini alamıyor nedense...!!! İşletmecilerin çoğu endişeli...

  

Fethiye'ye vardığımda biraz geç olmuştu. Çevrede çadır atabilecek yer bakındım ama bulamadım. Ya camide ya da parkta banklarda sabahlayacaktım... Sahilde çay bahçelerinden birine oturdum. Soğuk suyumu ve demli çayımı söyledim. Hava çok sıcak... Nem yok... Yine sivrisinekler burada da iş başında... Hem etrafıma bakınıyorum, gözlüyorum hem de çayımı içiyorum...Yanımdaki masaya bir bey oturdu... Biraz sohbet ettik...Kalabileceğim , uygun bir otel adı verdi... Az bir zaman sonra, daha fazla vakit geç olmadan verdiği adrese gittim. Temiz ve düzgün bir otel... Feryıl adında Fethiye'de üç otel işletme yapıyor. Bu otel en eski otellerden biri. Odalar temiz ve bakımlı.. Duş ve banyosu oda içerisinde ve Klimalı.. Uydu TV dahi var...Oda + kahvaltı Kırk lira para ödedim bir gece için. O gece rahat bir uyku çektim ve iyice dinlendim.

   

    

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sabah erkenden saat 07.00 gibi kalktım. Kahvaltımı yaptım... Giyindim ve otelden çıktım... Bu gün Saklı kenti gezeceğim...Daha önce de gitmiştim... Çok hoşuma gitmişti... Ana yola çıktım , giden dolmuşlardan birine bindim. Ücret olarak on lira alıyorlar... Yarım saat süren bir yolculuktan sonra varıyorum... Hava çok sıcak... Güneş kavuruyor... Ama burası serin...Otobüslerle, özel araçlarla gelenler çoğunlukta... Yabancı misafirler de çoğunlukta... Giriş ücreti beş lira ödeyerek içeri girdim...Yine harika bir manzara ile karşı karşıyayım... Kanyonun içine doğru ilerledim. Gidebildiğim kadar gittim. Su seviyesinin fazlalaştığı yerden geri döndüm. Daha önce gittiğim için sonunu biliyorum... Yükseklerden akan buz gibi şelale var... İnsanlar yüzüyor, serinliyor... Çamur banyosu yapıyorlar...

 

 

  

 

 

    

 

 

 

 

 

 ??????????Zamanın nasıl geçtiğini anlayamadım... Geri döndüğümde öğlen saati olmuştu... İnsanlar, akar suyun üzerinde kurulmuş çardaklarda oturuyor, serinliyor yemek ihtiyaçlarını gideriyorlardı. Benim de karnım acıkmıştı... Gidip bu çardakların birine oturdum... Öğlen yemeği siparişimi verdim.. Alabalık ve fanta...On beş lira ücret ödedim... Doyurucu idi... Üstüne de çay ikram ettiler... Dinlenmiş ve serinlemiştim...

 

  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kalkmaya hiç niyetim yok... Garson arkadaşa bir kahve söyledim... Bu arada tek kişilik botlarla Rafting yapanlar dikkatimi çekti... Ben de yapayım diye düşündüm bir an ama shortum yanımda değildi... Oraya gidip de yapmamak olmaz diye düşündüm, sonra vazgeçtim... Ücret olarak otuz beş lira alıyorlar... Fakat, çok zevkli ve eğlenceli olduğu belli... Yapıp gelenler bir daha yapıyorlar... Onları seyrederken ben de serin, gölge altında onları bir müddet seyrettim...

  

  

Zaman su gibi akıp gidiyor... saat 16.00 olmuştu... Tekrar biletimi gösterip içeri girdim. Bu sefer kanyon girişindeki piknik alanında oturdum...  İnsanlar yiyeceklerini getirmiş, atıştırıyorlar... Bazıları kanyon içine girmeye çalışıyor... Su o kadar kuvvetli akıyor ki, yerinde duramıyorsun... Neredeyse sürükleyecek... Düşüp kalkanlar, birbirlerine gülenler, buz gibi suda yüzenler....

  

  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Artık ayrılma zamanı geldi... Saat 18.00 gibi dolmuşta yerimi aldım... Müzik dinliyorum... " Hotel California " çalıyor... Şöför kardeş biraz açarmısın dedim... Açtı... Abi çok duygulu bir şarkı değil mi dedi... Evet dedim...Sevgilim çıkan bir yangında bu otelde öldü ...!!! Şöförle bakıştık.. Nasıl yani dedi!!!. Başladım hikayesini anlatmaya... Vay be dedi aşka bak... Sonra araba dolunca bastı gaza... Ve giderken de birdaha bu şarkıyı çaldı benim için...!!! Fethiye'ye geldim, otelime döndüm. Akşam çıkmak için hazırlandım... Yemeğimi ara sokaklarda bir esnaf lokantasında yedim... İşletme sahibi ile muhabbet ettim.. Ücret on lira yeter abi dedi.. Nohut, pilav, cacık, şekerpare... Arkasından bir de çay ikram etti... Sonra başladım sokakları gezmeye..

  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Gece geç saate kadar oyalandım... Bir kafeteryanın önünden geçerken, koskoca Tv de Almanya- Arjantin Final maçı yayınlanıyor... Millet maç seyrediyor... Daldım içeri seyretmeye başladım... Çoğunluk Alman turistler... Bir yaygara, şamata almış başını gidiyor... Durun da biraz maç seyredelim... Ne yapsınlar... Adamlar heyecanlı.... Yan masadaki bir alman bana dönerek " İtalyan mısın? " dedi... Türkçe, evet dedim... Kafasını salladı... Aniden tekrar bana baktı.. Gülüşmeye başladık... Maç bitti, Almanya kupayı aldı.. Ben de hesabımı ödeyip kalktım... Maç olduğu için bir fantaya yedi lira ödedim.....!!! Otele gittim, duşumu alıp yattım.

Sabah erken kalktım saat 08.00 gibi... Kahvaltımı yaptım ve otelden ayrıldım...Navigasyonuma baktım... Yetmiş beş kilometre gösteriyor... Veriler ise berbat... Hava 37 derece... Nem % 40... Eğimler % 3 ile % 10 arası... İniş ve çıkışlar var... Biraz zorlu geçecek gibi diye düşündüm.... Çıktım yola... İlk rampada pek zorlanmadım.. Sabah erken saatleri... Öğlene doğru biraz yoruldum... Tepede bir mola verdim. Kar şerbeti içtim... Dut pekmezi ile karışık... Harika bir tad ve soğuk... Çok iyi geldi...

 

    

Biraz dinlendikten sonra tekrar tola çıktım... Yavaş yavaş deniz kıyısından uzaklaşıyorum.... Tepelerde dolaştıkça, rakım yükseldikçe serinlik biraz artıyor... Rüzgar da önümden esiyor... Ama sürmeme engel değil....Karşımda yine sağlam bir rampa... İnsan bazen yeter artık diyor... Ne kadar söylenirsen söylen, o yolu gideceksin... Durmak yok... Yola devam...!!!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Patara' ya vardığımda saat 15.00 olmuştu...

Not: Göcek sadece yat limanı... Hani şu meşhur, ünlü artistlerin, zengin kesimlerin teknelerini demirleyip, etrafı gezdikleri yerler...Sadece girip, çıktım... Biraz da fotoğraf aldım... Biraz zengin kesim... Konaklamaya değmez...:)

 

 

  

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Fethiye ve saklı Kent ile izlenimlerim; Fethiye kalabalık ve düzensiz bir belde olarak karşıma çıktı... Fazla kalabalık değil... Ölüdeniz aksine çok kalabalık ve yoğunlaşma orada.... Bunun için ben gitmemeyi tercih ettim... ( önceki turlarımda bulunmuştum )... Fethiye'de gece hayatı pek yok.... Gündüzleride insanlar ya tekne turunda ya da civar beldelerde...Fethiye ye gitmişken Kelebekler vadisini görmelisiniz... Ölüdenizden dolmuş tekneler on lira karşılığında yarım saat bir yolculuktan sonra götürüyor. Yalnız, oradan geç kalmamayı tavsiye ederim. Saat 21.00 den sonra tekne çalışmıyor.. kamp ve çadır atabilirsiniz...Fiyatlar pazarlık yaparak 30 ile 40 lira arası değişiyor... Ölü deniz pahalı... Konaklamaya da değmez... Fethiye'de konaklayıp, sadece gezmek ve denize girmek için gidilebilir... Saklı Kent... muhakkak gidip görülmeli... Dolmuşlar on liraya götürüyor... Kanyona giriş ücreti beş lira.... Alabalık yemenizi tavsiye ederim... Sadece on lira.... Çay iki lira... Kahve dört lira... Kanyonun en sonuna kadar gidebilirsiniz ama çok saatinizi alır... Sonunda şelale var... Gürül gürül akıyor...Altında serinleyebilir, yüzebilirsiniz. Fakat su soğuk... Kanyonda, Rafting yapabilirsiniz... Ücret olarak otuz lira alıyorlar... Yamaç paraşütü ölüdeniz de yapılıyor... Bunun içinde yüz yetmiş ile iki yüz arasında bir bedel ödemeniz gerekiyor... Size tavsiyem sakın daha düşük ücretli olan firma ile uçmayın... Kurs alıp eğer tek başınıza uçmak, havalarda süzülmek istiyorsanız, üç bin ile sekiz bin lira arası parayı göden çıkaracaksınız... Tabi bu eğitim şart... Saklı Kent gelmeden beş yüz metre mesafede Gizli Bahçe diye bir yer var... Yeni keşfedilmiş... Türklerden pek bilen yok... Orayı da gezmenizi tavsiye ederim.... Çadır ve kamp alanları genelde ölüdeniz etrafında yoğunlukta... Fakat pahalı... Kırk lira ücret alıyorlar.. Bu fiyata benim gibi oda+Kahvaltı otelde kalabilirsiniz... Yakın yerlere de gezmek için dolmuşları tercih edebilirsiniz. Zamandan da kazancınız olur.... Kar Şerbeti içmeden dönmeyin... Dağlardaki kuyularda muhafaza ediliyor.. Gerçek, doğal kar.. Dut pekmezi ile karıştırılarak içiliyor... Buz gibi... Ben yollar boyunca mataramı hep bunla doldurdum... Serinledim... Çeşit çeşit gözlemelerden de yemeği ihmal etmeyin... Yollarda siyah üzüm satıyorlar.. O bölgeye mahsus... Tadı harika.. Yemenizi tavsiye ederim.... Bence Fethiye'de konaklayın.. Çevre gezmelerini de dolmuşlarla yapın derim... Lokanta ve kampinglerde de pazarlık yapın....

http://goo.gl/maps/HnoXN


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 36
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 525
Kayıt tarihi
: 03.07.10
 
 

Uzun Yol Tur Bisikletçisi. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster