Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Eylül '08

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
1260
 

Akdeniz Üniversitesi'nde bürokrasinin çakıl taşları

Akdeniz Üniversitesi'nde bürokrasinin çakıl taşları
 

-Ne diyorduk?
-Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. İsrafil Kurtcephe “Bir geldi, pir geldi”.
-Bodoslama geldi.
-Önüne geleni görevden aldı.
-Önüne geleni yerlerinden etti.
-Önüne gelene baskı uyguladı.

-Gerekçe neydi?
-“Kendi ekibini kurmak”.
-Marifet bu ya.
-Görmemişler gibi bir koltuğa oturup, onca insanın görevleri ile oynamak hangi aklın ürünüdür.

-Lakin salt görevleri ile oynamak değil yapılan.
-Üniversite içerisinde görevli onca insanın kişiliğini rencide edici yaklaşımlarda da bulunması, işin ne denli vahamet durumunda olduğunu göstermektedir.

-Sanırım hiçbir devlet kurumunda bu denli feci bir kıyım yaşanmamıştır.

-Alın işte en son olanlar.

-Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hikmet Rende.
-Görevinden istifa etti.
-Ve sonrasında, Rektör İsrafil Kurtcephe hakkında suç duyurusunda bulundu.
-Gerekçesi nedir Prof. Dr. Hikmet Rende’nin Rektör İsrafil Kurtcephe hakkında suç duyurusunda bulunmasının?
-Söyleyelim.
-Rektör İsrafil Kurtcephe’nin “İdari kadrolar ve akademisyenlere baskı yaparak, dekan ve müdürleri istifaya zorlaması”.

-Prof. Dr. Hikmet Rende şöyle bir açıklamada bulunuyor.
-“Bu türden baskılara anlamak vermek zor. Bu tip baskılar, kişiliğimizi ve onurumuzu zedeleyecek cinsten şeyler. Salt bu sebepten dolayı istifa etmek durumunda kaldım”.
-Ciddi bir açıklama Prof. Dr. Hikmet Rende’nin açıklaması.

-Daha öncede bu yönde bir takım yazılar yazmıştım.
-Ve Akdeniz Üniversitesinde ciddi anlamda bir kıyım yaşandığını ifade etmiştim.
-Ve birilerinin bu kıyıma dur demesi gerektiğini belirtmiştim.
-Üst kadrolardaki atamaların dışında, Akdeniz Üniversitesinin en alt kadrolarında, asgari ücretle çalışan personele dahi baskı olduğunu ifade etmiştik.
-Neden acaba?
-Asgari ücretli insanlara baskı kurmanın mantığını anlamak zor.
-Aslında zor değil.
-Sanki aklımıza, “tarikat eksenli kadrolaşmanın zeminlerini hazırlamanın yöntemi olarak geliyor” gösterilen davranışlar.

-Mutlaka herkes kendi kadrosu ile çalışmak ister.
-Bunda yadırganacak bir şey yok.
-Ama önüne gelenin işi ile oynamak hangi aklın ürünüdür.
-İşte bunu anlamak zor.
-Ve bir bilim adamına yakışmayacak davranışlar silsilesi.
-Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe bu davranışları ile bir anda Antalya halkının antipatisini kazandı.
-Halk, Akdeniz Üniversitesinde yaşanan baskılar ve kıyımdan son derece muzdarip.
-Ama görüyoruz ki bu rahatsızlıktan, Rektörlük makamının en küçük bir rahatsızlığı söz konusu bile değil.

-Sonuçta Prof. Dr. Hikmet Rende, Rektör İsrafil Kurtcephe hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuş durumda.
-Savcılık makamı ne yapar?
-Bilemeyiz.
-Ayrıca Prof. Dr. Hikmet Rende YÖK’e de başvurmuş.
-Ve “İdari soruşturma” açılmasını talep etmiş.

-Ne gerek vardı bunlara?
-Bir göreve gelip de çalışanların üzerine bu şekilde giderek baskı ve sindirme politikaları uygulayıp, insanların antipatisini kazanmanın gereği neydi?
-Anlamak zor.

-Hemen hatırlatalım.
-Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe seçimle işbaşına gelen rektörlerden değil.
-Atama ile iş başına gelenlerden.
-Atamayla da gelince sanırım böyle oluyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın YILDIZ, Yazdığınız her yeni yazının maili geliyor mailime.çok teşekkürler. Bir çok defa yazılarınız için size yorum yazmak istediysemde bir türlü olmadı.Hani söz üstüne söz söylemeye gerek görmezsiniz bazen bende sizin yazılarınız üzerine adet a kilitlenip kalıyorum. Asıl etkileyici olan ise,sizinle aynı kentte yaşayıp, kaleme aldığınız gerçekleri birebir yaşıyor ve görüyor olmak.Ne varki bişeyleri değiştiremiyor olmaksa en

Zeynep Yurdakul Yılmaz 
 23.09.2008 9:16
 

Çok eski bir komşumdur Prof.İsrafil Kurtcephe. Milliyetçi muhafazakar çizgide ılımlı bir akademisyen intibaı edinmiştim kendisine ilişkin. Mütevazı bir insan izlenimi bıraktı komşuluğumuz sona erdiğinde de. A.Ü.'ne rektör atandıktan sonra çok farklı bir kişi izlemeye başladım. Hatta bir blog yazmayı ve başlığını: "Akdenizde açılan bir cephe; Kurtcephe" diye düşünüyordum, güncelliği sona erdi, benim de zaman sorunuma takıldı. Askerlikten gelme Kurtcephe, sanıyorum A.Ü tarihinde eşi görülmedik izler bırakacak. Milliyetci Cephe dönemlerinde bile yaşanmayan nitelikli insan kıyımı yaşanıyor çünkü. Devlet Konservatuvarı müdürü, ülkemizdeki iki akademik kariyerli müdürden biri Orhan Ahıskal'ında istifasını isteyince; "hocam siz ne anlıyorsunuz müzikten" diye sormayı bile düşünmüştüm. Şaşkınlığım sürüyor. Selamlar, saygılar. H.H.Dulun

Hasan Hüseyin Dulun 
 22.09.2008 18:17
Cevap :
Doğrusu Hüseyin bey Üniversiteden kiminle görüşüyorsam hepsi tedirgin. Hepsi kaygılı bir bekleyiş içerisinde. Böyle bir şey kabul edilebilir değil. Ama bunu düşünemeyecek kadar akıllarını bir kenara koymuşlar.  23.09.2008 13:24
 

üniversitelerde neden seçimle değil atama ile rektör belirlendiği bellidir.. su gibiler.. kirli bir su.. heryere sızmak istiyorlar..

Luce 
 22.09.2008 15:37
Cevap :
Maalesef öyle Duygu hanım.  23.09.2008 13:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1509
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1136
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster