Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ağustos '09

 
Kategori
Ekolojik Yaşam
Okunma Sayısı
8144
 

Akdenizde yeni görülen deniz anaları

Akdenizde yeni görülen deniz anaları
 

Denizanalarında bulunan yakıcı kapsül hücreleri, deriyle teması sonucunda patlar ve zehrini deriye z


Deniz anaları yapı itibariyle kubbe tarzında şekli olan, görünüm itibariyle saydam, peltemsi jel kıvamında bir deniz canlısıdır. Yaklaşık % 95 i sudur. Küçük deniz canlıları, onların larva ve yumurtalarıyla beslenir, suyun hareketleriyle etrafa dağılırlar. Çok hızlı üreme yeteneğine sahip olan bu deniz canlısının denizlerde ve okyanuslarda yaklaşık olarak 200 farklı türü bulunmaktadır. Yaşadıkları bölgelere ve okyanuslara göre denizanalarının boyları, renkleri ve zehir şiddetleri değişir. Vücutlarının alt kısımlarından uzanan dokungaçları vardır. Bazı türlerin dokungaçlarında zehirli bir sıvı bulunur. Denizanaları avlarını bu zehiri fışkırtarak yakalar ve öldürürler. Düşmanları ise deniz kaplumbağaları, deniz kuşları, balıklar ve balinalardır.

Bu kısa tanımdan sonra bölgemizde görülmeye başlayan deniz anasının türünden bahsedelim: İlk olarak 3 Ağustos günü Bozyazı Limanı civarında 9 kişinin hastaneye başvurmasına sebep olan bu deniz anaları, normalde Akdeniz’de bulunmayan, asıl menşei Kızıldeniz olan Rhopilema nomadica adlı bir türüdür. Ancak bu yıl yağışların fazla olması ve denizde fazla balık bulunmaması sebebiyle bahse konu denizanaları normal yaşama alanlarının dışına çıktıkları, yaklaşık bir aydan bu yana İsrail’den başlayarak Akdeniz’e yayılım gösterdikleri bilim adamlarınca açıklanmıştır.

Belirtilen bu tür zehirli bir tür olup mümkün olduğunca uzak durulması gerekmektedir. Ayrıca Ağustos ayı içerisinde sayılarında artış olacağı tahmin edilmektedir.

Önce Antalya, Alanya kıyılarında, sonra da Anamur, Bozyazı, Tekmen, Tekeli kıyılarında görülen bu tür, şimdilerde Aydıncık’ta da görülmeye başlamıştır.

Denizanalarında bulunan yakıcı kapsül hücreleri, deriyle teması sonucunda patlar ve zehrini deriye zerk etmesiyle yanma ve kaşıntı başlar, kaşıntı daha sonra yerini acıya ve kızarıklığa bırakır. Su toplama ve kanamada görülebilir.

Deniz analarının soktukları bölgede yapışan dokungaçlar kalabilmektedir. Öncelikle zehrin vücuda yayılmaması için temas bölgesine dokunulmamalı, ovuşturulmamalı ve kesinlikle kaşınmamalıdır. Patlamamış yakıcı kapsüller varsa deriden bir havlu ile temizlemek suretiyle uzaklaştırılmalıdır. Yanan yerin tatlı suyla yıkanması, ilk tedbir olarak yanlış bir uygulama olup böyle bir uygulama, deniz suyu yoğunluğuna sahip patlamamış kapsüllerin yoğunluk farkından dolayı patlamasına içlerinin boşalmasına neden olabileceği için taze su, kolonya ve alkol kullanmaktan kaçınmak gerekir.Bunun yerine dokungaçlar tuzlu su ve amonyakla tamamen temizlendikten sonra, ağrıyı azaltmak amacıyla sokulan bölge mümkün olduğu kadar sıcak, örneğin 45 derecelik suda 20 dakika kadar bekletilmelidir.Denizanasının dokunduğu bölgeyi amonyaklı su veya sirke ile silmek kazazedeyi rahatlatır.

Deniz anası soktuğunda genellikle hızlı başlayan, deriyle ilgili bir ağrı oluşur, bulgular 4-24 saatte iyice belirginleşir. Böyle bir durumda genellikle temas yeriyle ilgili lokal etkiler oluşur. Bu etkiler ağrı, ciltte kızarıklık ve kabarık döküntüler, lokal ağrılı şişliklerdir.

Her zehir ya da alerjende olduğu gibi bazı hassas kişilerde ise sistemik etki oluşturabileceğini tahmin etmekteyiz. Bu sistemik etkiler kırıklık, baş dönmesi, bulantı, kusma, baş ağrısı, kas spazmı, eklem ağrısı, göz yaşı ve terleme şeklinde kendini gösterir. Şiddetli temaslarda ise solunum güçlüğü, nabız değişiklikleri ve ağrılı kas spazmları görülebilmektedir. Deniz anası sokmalarında uygulanması gereken tedaviyle ilgili gelişebilecek sistemik etkilere karşı hastanın gözlenmesinin yerinde olacaktır.

Kıyıya vurmuş deniz anaları içinde aynı tehlike mevcuttur ve kesinlikle temas edilmemelidir. Özellikle küçük çocuklar uyarılmalı, temas etmişlerse ellerini vücutlarına ve gözlerine sürmemeleri sağlanmalıdır.

Temas eden kişi her durumda kendi yaptığı müdahalelere güvenmeyip en yakın sağlık merkezine başvurmalıdır

Bozyazı’daki sağlık kuruluşlarına başvuran toplam 11 temaslının hepsinde de lokal etkiler, yani temas yerlerinde ağrı, kaşıntı, kızarıklık, kabarıklık ve dokungaçların daha koyu kırmızı izleri görülmüştür. Hepsi de düzelmiş, iyileşmişlerdir. Ancak daha şiddetli temasa maruz kalan ve yaşı çok küçük olan bir vakamızın ise takibi sürmektedir.

Kıyılarımızda geçici bir süre misafir olarak kalacağını düşündüğümüz bu tehlikeli canlı ile direkt temastan kaçınmamız gerekiyor. Ancak sularımızda bulunan bu davetsiz misafir var diye denize girmemek, ormanda kene, ısırgan otu, akrep, arı ver deyip piknik yapmamaya benzer. Tedbir alınıp korunmayı ve ilk yapılacakları öğrendikten sonra denize girmenin hiçbir sakıncası yoktur. Bu tür zehirli bir türdür ancak çok şükür ki zehiri öldürücü değil rahatsızlık vericidir.

Başta da belirttiğim gibi bu deniz analarının en büyük düşmanı deniz kaplumbağaları yani bizim Caretta- Carettalarımızdır. Onların çoğalması ve deniz analarının azalması için yumurtlama alanlarını tahrip etmemek ve korumak zorundayız. Bu bize ders olmalı ve tabiatın dengelerini bozmamalıyız. Balinaların burada yaşamadığını, martı ve benzeri su kuşlarının bölgemizde neredeyse yok olduğunu, balıkların azaldığını düşünürsek tek çaremiz Carettalarımızdır. Plajlarda geniş gözlü ağlarla koruma bantları oluşturmak ve bu bantlara takılan denizanalarının toplanarak uzaklaştırılabilmesi şimdilik erken gibi görülmektedir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 6071
Kayıt tarihi
: 22.06.07
 
 

1962 Elbistan doğumluyum. İlk öğretimimi Kahramanmaraş'ta, orta öğretimimi Denizli'de, Üniversite..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster