Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Nisan '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1082
 

Akil insan heyetinde yer alan KESK Başkanı Özgen istifa etmelidir...

Akil insan heyetinde yer alan KESK Başkanı Özgen istifa etmelidir...
 

KESK (Kamu Emekçileri Konfederasyonu) Türkiye’de iktidarlardan bağımsız yürüttüğü muhalif çizgisi, fiili meşru mücadeleyle üyelerinin ekonomik, demokratik talepleri için mücadele eden kamuya ait işkolları sendikalarının oluşturduğu konfederasyondur.

1986’da eski TÖS, T.İLK-SEN ve TÖB-DER yönetici ve üyelerince çıkarılmaya başlanan “abece dergisi” örgütlenme arayışlarını başlatmış, 1988’de çalışan öğretmenlerin üye olamadığı ama  “ üye” olabildiği EĞİT-DER kurulmuştu. Yerel yönetimler, ulaştırma, sağlık vb. sektörlerde de yaygınlaşan dernekler, sendikalaşmanın “bir laboratuar çalışması” olarak önemli işlevler gördüler. 1989’da EĞİT-DER'in düzenlediği “Uluslararası Kamu Çalışanları Sendikal Haklar Kurultayı”  ile sendikalaşma arayışları yeni bir evreye, “girişim evresine” taşındı. Bu gelişmede işçi sınıfının 12 Eylül yıllarında uğranılan hak kayıplarını telafi etmeye dönük “1989 Bahar Eylemleri”nin ve 1990’daki “madenci yürüyüşü”nün önemli bir itici rol oynadığı bilinmektedir. 28.05.1990'da Ankara’da kurulan ilk memur sendikası EĞİTİM-İŞ’i Temmuz 1990’da İstanbul’da KAM-SEN, 13.11.1990’da İstanbul’da EĞİT-SEN izledi. Kendilerine artık “kapıkulu zihniyetini” çağrıştıran “memur” yerine “kamu çalışanı” ya da “kamu emekçisi” diyen kamu görevlilerinin sendikalaşması çığ gibi büyümeye başladı.

KESK ve bağlı sendikalara üye olanlar 90’lı yıllarda “Türkiye’de sendika kurulamaz, anayasada yeri yok” diyenlere rağmen sendika kurmak için mücadele ettiler. Bedeller ödediler. Uğradıkları baskılara, sürgünlere, saldırılara rağmen fiili olarak sendikalarını kurup örgütlenmeyi başardılar.

Kamu çalışanları 12 Eylül faşizminin gasp ettiği sendika kurma hakkını fiili meşru mücadele ederek, direnerek kazandılar. Darbeden 15 yıl sonra,13.07.1995 tarihinde Anayasanın 53 maddesinde yapılan değişiklikle kamu emekçilerinin sendikalaşma hakları anayasal düzeyde tanındı... Süreçte iktidar/devlet yanlısı sendikalarda kuruldu. Kamu çalışanları ekonomik ve demokratik taleplerini ortaklaştırmak yerine kendi siyasi tercihlerine göre farklı sendikalarda yer alarak 12 Eylül darbesinin asıl amacı olan liberal politikaların, özelleştirmelerin gerçekleşmesine hizmet ettiler. Son on yıllık AKP iktidarı döneminde -aidatların devlet kesesinden ödenmesinin de katkısıyla- 90’lı yıllardaki iktidar/devlet yanlısı sendikalarda yerini yeni vesayetin aktörlerine terk etmek durumunda kaldılar.

Sendikal mücadele tarihinde KESK’in muhalif tutumu ve mücadele pratiği ile ayrı, onurlu bir yeri vardır. Ne var ki KESK, ilk kurulduğu yıllarda birçok işkolunda birinci sendika iken içe dönük iktidar hesapları, pragmatist ittifak hesapları ve oluşturulan yönetimlerin üyelerinin önceliklerini ötelemesiyle bugün üçüncü konfederasyon olarak sendikal mücadelede yer almaktadır...

Bugün KESK’in yürütülen operasyonlar sonucu  birçok yönetici/üyesi tutukludur.

Akil insan olarak iktidarın listesine giren KESK Başkanı Lami Özgen’de  KCK operasyonları bağlamında 10 Nisanda 72  kişiyle mahkemeye çıkacak. Torba davalarla muhalif olanları düşüncelerinden ötürü “terörist”  olarak damgalayan “siyasi iradenin” oluşturduğu heyette KESK Başkanının “figüran” olması kabul edilebilir değil. Lami Özgen’de bu ‘kabul edilemez’ “ironik” durumun farkında, “Akil İnsanlar” heyetinde olmasını “Bireysel tercih” olarak ifade etmiş. Yazıda kısaca özetlemeye çalıştığım KESK’in mücadele çizgisiyle “Akil insan/AKP’nin memuru” konumunun örtüşmediğini Özgen’de adı gibi biliyor, devam edecekse de yapılması gerekeni yapıp KESK Başkanlığından istifa etmelidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Barış ve yeni anayasa süreçleriyle ilgili kuşkular haklı nedenlere dayanıyor olabilir. Özgürlükçü ve demokratik bir anayasa yapmak istediğini söyleyen yöneticiler nedense mevcut anayasa ve yasalarla bile sağlanabilecek iyileştirmeleri uygulamakta pek aceleci davranmıyorlar. Sağlıklı bir sonuç için geniş bir uzlaşma gerekirken meclis içinde bile sağlıklı bir ortam yaratmıyorlar. Akil insanların katkısının ne olabileceği konusunda benim de kuşkularım var. (Akil keçiler/Mehmet Arat http://blog.milliyet.com.tr/akil-keciler/Blog/?BlogNo=410433) Ama yine de bazı olumsuzlukları gören kişilerin istifa etmek yerine yanlışları ve düzeltme yöntemlerini dile getirmelerinin daha anlamlı olacağını düşünüyorum. Durumun acı bir özetini yapan yazınız için teşekkürler.

Mehmet Arat 
 13.04.2013 7:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1116
Toplam yorum
: 2289
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 818
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster