Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ağustos '06

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
2725
 

Akıl okuma takıntısı

Akıl okuma takıntısı
 

Eğer, “O bana güvenmiyor,” diye inanıyorsanız aslında onun aklını okuduğunuza ilkişkin aptalca bir fikriniz var demektir. O size güvenmediğini doğrudan açıklamadıysa bu sadece sizin kuruntunuzdur.

Aslında bilmediğiniz ve bilemeyeceğiniz bir şeye inanıyorsanız sonuçlarınıda istediğiniz gibi uydurabilirsiniz demektir.

Halbuki işinizi doğru yapabilmek için harcanan efor olsun, kullanılan malzeme olsun, yapılan işler olsun doğru bilgilere ihtiyacınız vardır. Tahmin yada olması gerekenler işinize yaramaz. Fakat insan kendini “akıl okumaktan” kolay kolay kurtaramaz. Benimde sık sık yaptığım bir hata şudur: Özellikle kendimi çok deneyimli yada bilgili bulduğum konularda “akıl okuyup” ve hatta bundan çoğunlukla emin olarak davranmamdır”

Mutlaka en azından bir kez “Senin ne düşündüğünü biliyorum?” demişsinizdir. Aslında bilme ihtimalinizde vardır. Normal zamanlarda kendimizin gerçekten ne düşündüğünü bilebiliyor muyuz onu düşünmek lazım.

Öte yandan “akıl okuma” konusunda kelimeleri ve dilimizi çok kurnazca kullanıyoruz. Şimdi size bir borsa haberi yazayım:

“Son gelişmeler sonucunda hisse senetleri ekonomi otoritelerinin düşüncelerinin aksine yükselirken faiz oranlarında da beklenen düzeyin altına inilmesi iyi kar oranlarının yakalanması yolunu açtı. “

Burada hangi ekonomi otoritelerine danışıldığı berlli değil, faizlere ilişkinde beklenti düzeyi çok belirsiz. Bunu yazan burada kar oranlarının yakalanmasını sadece tahmin etmesine rağmen “kesin”miş gibi belirtmekte.

Akıl okuma cümleleri genellikle şöyle başlar:

• Bunu yapmanın gerçek sebebi şu,

• Böyle söylüyorsun çünkü,

• Sen olsan şöyle derdin

• Ne demek istediğimi biliyorsun

• Şu olmasaydı sen asla böyle yapmazdın

Önemli olan “Nerden biliyorsun?” sorusuna cevap verip veremeyeceğinizdir. Bu yüzden eğer “akıl okumaya” dayalı bir cümle kuruyorsanız bunun sorgulanabileceğini unutmayın. Sorgulandığında yanıt veremediğinizde kötü duruma düşersiniz.

Örneğin:

• Müşterilerimiz böyle bir özellik istemedi, biz onlar için en iyi olanı biliriz.

• Onlar her zaman bütçeyi şişirirler, ben en iyisi %30 keseyim.

• Onlar her zaman bütçeyi keserler, ben en iyi %30 artırayım.

• Mühendşsler bir arada çalışmayı sevmezler. Bu yüzden ya bir arada çalışın diyelim yada hemen gönderelim.

Şimdi etrafınızı daha dikkatli inceleyin. Hem sizin hemde yanınızdakilerin sürekli bir “akıl okuma” peşinde olduklarını göreceksiniz. Benim uyaracağım en önemli nokta bazı şeyleri kuruntu haline getirip sürekli kendinize tekrarlarsanız bir süre sonra gerçekmiş gibi düşünmeye başlarsınız. En yıkıcı ve zarar verende budur.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yazılarınızı zevkle okuyorum. Hem kendinizi müthiş yetiştirmişsiniz, hemde bunu karşılıksız paylaşıyorsunuz. Tebrik ederim. Bu bilgilere 15 yıl önce ulaşabilseydim herhalde konumum bugün çok farklı olurdu. Son işimden bu "zihin okuma" salaklığım nedeniyle ayrılmıştım. Gerçeği sonradan öğrendim ama iş işten geçmişti. Ben de erken emekli olmak zorunda kaldım. O zaman nerdeydiniz birader. Saygılar.

akar 
 01.09.2006 0:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 578
Toplam yorum
: 604
Toplam mesaj
: 105
Ort. okunma sayısı
: 5293
Kayıt tarihi
: 23.06.06
 
 

Superonline danışmanlık, İktisat Bankası' nda ilk palm bankacılığı uygulaması, 5 yıl Garanti E-Ticar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster