Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ağustos '21

 
Kategori
Sağlık
Okunma Sayısı
54
 

Akıl Oyunları

 

Geçen sene blog' da yazdığım bir yazı vardı, TOKLUK OYUNLARI diye o günden bu güne süreç daha da hızlandı. Son dönem de yaşadığımız olaylar iki senedir yaşanan pandemi sürecinde gerilemeler olacağı yerde yaptırımlar, zorlamalar, dayatmalarla atağa geçmiş durumda.

Peki neden? Yeni dünya düzeni. Önce Algı, sonra kaos, sonra korku, sonra yardım eli, sonra yasaklar, sonra yaptırımlar, sonra dayatmalar, sonra tekrar kaos, korku, sonra temizlik, sapla saman ayrımı, sonra sonrası ölen ölür, yaşarsan yeni dünya düzeni. Bu da geçer yahu.

Gerçek bir korku filminin içindeyiz adeta pandemi’nin ilk dönemlerinde insanları özel kıyafetlerle özel sedyelerle özel araçlara alıp hastanelerin özel bölümlerine arka kapılardan sokuyorlardı. Korku. Şimdi yok o görüntüler neden çünkü yeterince algı oluştu. Sonra bir furya başladı maske, mesafe, hijyen. Yüzüne bakmadığımız kolonya evlerin baş tacı oldu fahiş fiyatlarla satılmaya başladı. Maske fiyatları sabitlendi birileri şakır şakır maske sürmeye başladı piyasaya. Hijyen ürünlerini saymıyorum bile. Devlet hastaneleri, özel hastaneler yığınla testler, hasta yatışları, ölümler vs vs. şimdi aşı, olmadı PCR testi furyası başladı ve inanın olan hiçbir şey masumane değil. Bir sürü şey yazıldı çizildi tartışıldı. Olay büyük, Düşünsenize dünya çapında başlatılmış bir operasyon bu ve halen devam etmekte. İşin maddi boyutlarını hiç hesaba katmıyoruz bile. Çünkü şu an herkes panik halinde canının derdine düşmüş durumda. Oysa olay tamamen duygusal. Dünya çapında insana karşı düzenlenmiş bir yok ediş sanki.

Aklı selim olup olayları bütünsel bir yaklaşımla, yargısız bir şekilde değerlendire bilsek neler olduğunu anlamaya başlarız belki de. Ama bu aklı selim halini yakalayamıyoruz sanırım. Çünkü olaylar aklın ve mantığın almayacağı, durup da bir yere yerleştiremeyeceğimiz hızla ve mantıksızca gelişiyor tövbe Yarabbim.

En basitinden bütün pandemi süreci saçmalıklarını geçip son gelinen nokta, aşı olmayan ve hasta olmayan insanlara hafta da iki kez  PCR testi yapılması zorunluluğu. Bu testin mucidi Nobel ödüllü Kary B.Mullis kendisi pandemi dönemi patlamadan 3,5 ay önce hayatını kaybetmiş. İşin ilginç yanı kendi icadı olan bu PCR testlerinin salgın hastalıkları tespit etmediği, test olan kişiye senin hastalığın bu demediğidir kısacası. PCR testlerinin DNA moleküllerinin milyonlarca kopyasını oluştura bilen bir teknik. PCR Bilim insanlarının tek bir DNA molekülünün milyonlarca kopyasını oluşturmasına izin veren bir teknik olan PCR, Mullis’e 1993 yılında Kimya dalında Nobel Ödülü kazandırdı. 1986’da San Diego’daki biyoteknoloji şirketi Xytronyx’te çalışmak için Cetus’tan ayrıldı ve daha sonra serbest danışman olarak çalıştı.

Polimeraz zincir reaksiyonu, 20. yüzyılın en önemli bilimsel icatlarından biri olarak kabul edildi. Polimeraz zincir reaksiyonu, bilim insanlarının 40 bin yıllık donmuş bir mamuttan DNA çıkarmasına kadar birçok keşfin önünü açtı. (Bu, Hollywood’un 1993’teki “Jurassic Park” filminde dinozorları fosilleşmiş DNA’dan canlandırmak için kullandığı teknik.)  yani aslına bakarsanız Covid hastalığını tespit edecek bir test değil.

Burada benim aklıma türlü sorular düşüyor, zorunlu tutulmaya çalışılan bu testle DNA örnekleri mi alınıyor? Çünkü covidin  en çok tükürük yolu ile bulaştığını ve bu yüzden maske, mesafe yapmamız gerektiğini söylemediler mi? Bu yüzden iki senedir ağızlarımız maskeli dolaşmadık mı? Bu yüzden sokağa çıkma yasakları yapılmadı mı? Tamam peki. Tükürük yolu ile bulaşan bu hastalığı yine yapılan tükürük testi ile tespit edemiyor musun da, burnumdan soktuğun çubuğu beynime kadar dürtüp oradan örnek alıyorsun? Avusturalya da bir okulda 7 ya da 9 yaşlarında ki çocuklara yapılan pcr testini izledim ağlaya ağlaya. Bu sadece bizim ülkemizle alakalı bir durum değil yani dünyayı Global bir köy haline getirenlerin çabaları. Büyük oynuyorlar yani.

Eski Mısırda Firavunlar tebaasına bu uygulamayı yaparmış biliyor musunuz? Aptallaştırıp, Köleleştirmek istedikleri insanların burunlarından çubukla soktukları bir sıvıyla beyin sıvısını akıtırlarmış. Sonrasında da hz Musa’yı sürekli yarı yolda bırakan, aldatan, gelen peygamberlere inanmayıp onları öldüren, Firavuna tabi olan bir halk yığını olmuşlar. Neyse konumuz bu değil tabi ki de bu konunun da günümüz de yaşanan olaylarla bağlantıları farklı bir yazı konusu olacak kadar derin ve geniş.

Konumuz Yeni Dünya Düzeni , pandemi, pcr testleri ve tüm dünya halklarına masumane gösterilerek yapılan dayatmalar. Peki ne için. Yeni Dünya Düzeni, koyun Dolly geldi aklıma, her şey 100 yıllık planın bir parçası mı? Lütfen bu konuları araştırın, sorun sorgulayın, adamlar filmlerle, dizilerle, oyunlarla, dünya çapında örgütlerle yaptıkları b..lukları, amaçlarını niyetlerini gözümüzün içine sokarak ifşa ediyorlar, gizlemiyorlar kendilerini artık. Ne güzel söylüyor ayet , hiç düşünmez misiniz akıl sahipleri ? Ne olur bir parça aklı selim kalabildiyseniz düşünün, düşünün ve bütünü görmeye çalışın. Güvenirliği onay almamış bir aşı, 1.doz, 2.doz, 3.doz, 4.doz…. aşı karşısında sürekli varyantları türeyen bir virüs. Hastalık bulaşma riskini bile azaltmıyor, eee. Toplumun kaderini değiştirecek konularda 1.olana 1 bedava şeklinde yasal kağıtlar imzalatarak sağlıksız aşılar yapamayız. Hasbinallahü veniğmel vekil. Gerçekten akıl karı değil. Bir şeyler oluyor, düşünün ve anlamaya çalışın yahu, bana dokunmayan yılan bin yaşasın değil artık, aklımızla oynuyorlar, aklımızı alıyorlar tövbe tövbe. Allah’ım sen aklımıza mukayyet ol.Amin

Biz kimseye aşı olma ya da ol, pcr testi yaptırma ya da yaptır diyemeyiz, herkesin kendi kararı, kendi bedeni, kendi iradesi. Allah cc bile dinde zorlama yapmazken bizim haddimize düşmez böyle önemli bir konuda insanlara şunu yap bunu yap demek. Sadece araştırın, düşünün ve sorgulayın karar yine sizindir. Ne demiş Atatürk “ Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fen harici mürşit aramak gaflettir, cehalettir, delalettir.  Ben kendi bedenim de söz sahibi olduğumu hatta buna hakkım olduğunu düşünenlerdenim. Ne sağlık haklarım ne de sağlıklı kalma hakkıma engel konulamaz bunu biliyorum. Zor zamanlardan geçsekte daha yapacak çok şeyimiz var bu dünyada. Bu zor süreçten geçerken de En güzel sağlıkla kalma hali Sevgidir canlar, sevin, sevilin, her şeyden önce kendinizi sevin ve varlığınızı kabul edin. Birliktir beraberliktir, kendimize ve çevremizdekilere saygı duymaktır. Sürecin dayatmaya çalıştığı ayrımcılığa boyun eğmemektir. Bu sürecin bize dayattıklarına deği de öğrtmek istediklerine odaklanmıktır. Örneğin, Kendimizi tanıyalım, sanatla , müzik , sporla ilgilenelim. Ruhumuzu besleyelim, doğayla iç içe olalım ona zarar vermeden. Meditasyon yapalım, namaz kılalım, Kuranı anlamaya çalışalım. Sevdiklerimizi önemseyelim değerlerimize sahip çıkalım, özel günlerinizi bayramlarımızı coşkuyla kutlayalım, türkü dinleyelim, hayvanlarla ilgilenlim, şiir yazalım, kitap okuyalım. Kendimize ve sevdiklerimiize zaman ayıralım. Araştıralım, ilim, bilim öğrenelim, sorup, sorgulayalım, ama anlayalım anlayın ve anlam bulun, şükür edin, fikir edin, zikir edin ve İnanın. İyi ve kötü, ying ve yang, beyaz köpek ve siyah köpeğin savaşı hep vardı belki de hep olacak. Şimdi atağa geçmiş gibi görünse de bizlerin duruşu karşısında güzel günler de gelecek Allah'ın izniyle. " Güzel günler göreceğiz çocuklar, motorları maviliklere süreceğiz"  Değil mi ki Allah var Gam yok. Dört T kuralı, Tedbir, Teslimiyet, Tevekkül, Tekamül. Dünya bir eşikten geçiyor biz de ona duruşumuzla, bakışımızla, sevgimizle, şükrümüzle, fikrimizle, zikrimizle destek olalım. Aklımızı koruyalım aklımızı.

Sağlıkla kalın, sağlıklı kalın.

https://www.bilimma.com/nobel-kimya-odullu-kary-mullis-oldu/

 

http://chng.it/tjfRf5hY

 

 

 

 

Abdülkadir Güler, ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 48
Toplam yorum
: 45
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 164
Kayıt tarihi
: 19.08.13
 
 

Çok bildiğimden değil anlamak ve anlam kazanmak için yazıyorum, anlamlarla var olmak adına, herke..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster