Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mayıs '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
506
 

Akıldan mutluluğa doğru

Akıldan mutluluğa doğru
 

Çok renkli beyin haritası


MUTLULUĞA DOĞRU AKIL VE SEVGİYLE

Hiç düşündünüz mü sahip olunan bu potansiyeli?

Beyin insanoğlunun sahip olduğu en büyük servet. Merkezi sistem, herşey orada başlayıp orada bitiyor. Basit bir örnek vermek gerekirse bazı insanlar, yüksek konsantrasyon denilen biçimle ateş üzerinde yürüme eyleminde bulunabiliyor.

Olaya dünyadaki en zeki insanların beyinlerinin kullandıkları sanılan kapasiteleri açısından baktığımızda, gerçek bir servet;
Düşünün (Einstein, Mimar Sinan, Fatih Sultan Mehmet, Edison)gibi dahilerin beyin kapasitelerinin %10-15'ini kullandığı sanılıyor.

Son on yılda beyin üzerine yapılan araştırmaların ortaya çıkardığı sonuç; bu gücünün sınırsız olduğu yönünde. Beynin gelişimi ise bir kas gelişiminden farksız, eğitim ve çalışmadan geçiyor. Bu gelişim ne kadar sağlanabilirse, hayatın, yaşamın boyutları da o denli pozitif yöne kayıyor..

Aşağıda kısaca bahsedeceğim bir sağlık haberi neticesinde, sahip olunan değerlerin ne kadar farkındayız ve bu farkındalıktan ne denli fayda sağlıyoruz, diye bunları yazmaya başladım. Oysa ki şöyle derinlemesine bakılırsa şu araştırma bile, yaşamın tüm anahtarlarına sahip olduğumuzu açıkca ortaya koymuyor mu? Burada sadece bize düşen farkındalık ve doğru eylemlerde bulunmak değil mi?

Ve mevzu bahis olan araştırma:

Aklımızı daha iyi kullanmak ve unutkanlığı azaltmak elimizde. Nasıl mı?
Harvard Tıp Okulu öğretim üyesi Dr. Aoron P. Nelson zinde bir beyne sahip olmanın temel kurallarını şöyle sıralıyor:

Alkolü azaltın. Erkeklerin iki, kadınların bir ölçüden (bir ölçü içkiyi 'bir bardak şarap' olarak kabul edebilirsiniz) daha fazla alkol kullanması beyin hücrelerini tahrip etmektedir.

İyi ve kaliteli uyku uyuyun. İyi bir uyku için ortalama 8 saat gerekir. Kaliteli uyku beynin yeni öğrenilenleri pekiştirmesini sağlar. Öğrenilmiş bilgilerin pekiştirilmesinin uzun süreli belleğin en önemli desteği olduğu biliniyor.

Stresinizi iyi yönetin. Ölçülü ve kontrollü stres dikkati yoğunlaştırmakta, odaklanmayı arttırmaktadır. Kontrolsüz, uzun süreli ve aşırı stres ise dikkati sürdürme kapasitesini yok etmekte, unutkanlığı tetiklemekte, kortizol hormonunu yükselterek beynin bellek için önemli bölümlerinde hasar geliştirmektedir.

Yeni şeyler öğrenmeye devam edin. Her yeni bilgi ve beceri birer bellek egzersizidir. Yeni sporlar, hobiler, araştırma alanları, heyecanlı ve zevkli problemler, ezberlenen yeni şiirler ve yeni diller beyniniz için en güçlü vitaminlerdir.

Tembelliği bırakın. Zihinsel faaliyetlerinizi sınırlamayın. Özellikle televizyon seyretmek gibi pasif faaliyetleri azaltın. Televizyon karşısında geçirdiğiniz saatler sadece bedensel değil, ruhsal sağlığınızı da kötü yönde etkiler.

Her gün egzersiz yapın. Günde 30-45 dakika, haftada en az 4 gün yürümeye, iş saatlerinde daha çok aktif olmaya, kısa mesafelerde taşıt kullanmamaya çalışın. Özellikle yürümenin beyin sağlığı ve yeniden yapılanma sürecini olumlu yönde etkilediğini gösteren çok sayıda kanıt var.

Hayata bağlı kalın. Hayatınıza önem katan bağları iyice sıkılaştırın. Huzurunuzu koruma ve güçlendirmeye bakın. Aileniz, dostlarınız, işiniz, hemşerilik ve vatandaşlık bağlarınıza, inançlarınıza daha sıkı sarılın. İnsanlarla daha sık birlikte olmaya, aileniz ve arkadaşlarınızla olumlu ilişkiler kurmaya ve sosyal aktivitenizi çoğaltmaya çalışın. İyi sosyal ilişkileri olan yaşlılarda bellek fonksiyonları bozulmuyor. Sosyal ilişkiler bir taraftan zihinsel egzersizleri yoğunlaştırıyor, diğer taraftan çeşitli olayların ruhsal travmalarını hafifletmeye yardımcı oluyor.

İşte araştırmayı kısmen okudunuz...
Bize hayatın, mutluluğun, huzurun sırrını nerede, kimde olduğundan bahsetmiyor mu dersiniz?Bir düşünün.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ve " ona giden yolu " siz oldukça teknik bir bakış açısıyla işlemişsiniz. Bense son öykümde sosyo-kültürel, psikolojik ve bilişsel yönleri ile ele almaya çalışmıştım. Bu bağlamda bu değerli bloğunuz öykümü tamamalayıcı gibi durmuş. Paylaşımınız için teşekkür ve selamlarımla.

Ersin Kabaoglu 
 18.05.2008 15:51
Cevap :
Haklısınız aslında bahsedilen araştırmanın son şıkkı dışında tamamiyle teknik bir bakış,nitekim zincirin bir halkası olabilmek hoş doğrusu...teşekkürler..saygılarımla..  18.05.2008 18:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 2621
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

24 Kasım 1979 Adana/Pozantı doğumluyum ve 24 yıldır Manisa'da ikamet etmekteyim. Tutarlı ve akılcı o..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster