Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ocak '18

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
81
 

Akıllı Hasan

Akıllı Hasan
 

Değerli dostlar,

Sular yükselince balıklar karıncaları, sular çekilince karıncalar balıkları yermiş.

Her gördüğümüz deli mecnunumdur yoksa mümeyyizimizdir kim bilir !..

Denizli İlinin Serinhisar ilçesinde Deli Hasan  (Hasan Kabukcu) lakabı verilmiş bir garibim zararsız kendi halinde yaşayan mazlum biridir Hasan.

Hasan, Serinhisar’ın yukarı mahallesinde anacığı ile altlı üstlü bir evde kalırlar. Evleri dağın yamacında ve Serinhisar’ı kuş bakışı gören dağ yamacının tepe üzerindedir. Onların evlerinden sonra başka da ev de yoktur. Hasan bu tepe evde büyümüş, bu eski evde vefat etmiştir garibim.

Serinhisar’lıların tamamı ile Acıpayam yöresinin insanları tanır bilir bu garibi. Hasan, Serinhisar’ın bıçakçılığı ile ünlü beldesi Yatağan Kasabasından aldığı çakı bıçakları etraf köylerin pazarlarında hatta Denizli pazarlarında, garaj etrafında önüne açtığı küçük yazması üzerinde ki el aletlerini satarak geçimini temin eder. Kimseye el açmaz. Hatta giyim kuşamından dolayı yardım etmek isteyenlerden bile bir kuruş almaz Hasan. Her çay ikramını kabul etmez. Bir gariptir Hasan. Çok kişi şahit olmuştur bu garip hallerini. Yolcu araçlarının almadığı bindirmedikleri Hasan’ı yolda yaya yürürken görenler Serinhisar’ı vardıklarında onlardan önce geldiğini görmüşlerdir. Kimse Hasan’ın sırrını bilmez.

Hasan asker kaçağı olarak kayıtları geçer. Meşhur 12 Eylül sonrasında aynı zamanda Hasan’ı deli raporu da verilmiştir. Bu beldede görev yapan karakol komutanı Hasan’ı görmek ister, biraz da macera yaşamak istemektedir komutan. Askerler tarafından yakalanıp komutanın önüne dikerler Hasan’ı.

Komutan Hasan’ın aklı dengesini kontrol etmek için iki kere iki kaç eder der. Hasan bunu ilkokul birler bilir sen bana senin bilmediğini sor der. Komutan aldığı bu cevap karşısında öfkelenir, bunu nasıl deli atın bunu nezarete der. Zavallı Hasan 12 Eylül’ün ilk hışmını burada görür. Bir güzel döver askerler Hasanı.

Hasan dik durur öf bile demez dayak karşısında. Hasan halbuki yaratanından şikâyetçi olmak istemediği için öf demez. Hasan bilir asker ocağının peygamber ocağı olduğunu. Askerleri sever. Emir kulları beni attığınız dayak size döner, etme bulma dünyasıdır bu dünya, beni attığınız dayaklarla siz kendinizi zulmediyorsunuz der. Askerler Hasan’ın bu sözü karşısında   afallarlar, dururlar.

Hasan’ı askerler de merak eder. Sen kimsin inmisin? cinmisin? diye sorarlar. Acılar içindeki Hasan, yaratanım beni şu küçük aklımla sizden dayak yemek için burayı göndermiş bir asker kaçağı zavallıyım der.

-Askerler;

Sen akıllısın yap öyleyse askerliğini derler.           

-Hasan;

Ben bu karakoldan çok döndüm. Asker ocağını almadılar. Beni deli deyip hep geri gönderdiler der.

-Askerlerden biri olanları anlatır karakol komutanına. Karakol komutanı gelir Hasan’ı tekrar kontrol etmek ister.

-Deli di diye başlar komutan sormayı. Hasan komutanın sorularını makul ve beklenmedik bir karşılıkla cevap verir. Sorular derinleşir, komutan sordukça sorar.

-Türkiye’nin durumuna kadar varır merak soruları.

-Komutan! “Asker ne kadar yönetimde kalacak diye sorar”.

Hasan;

-Kendileri Üç yaz kalacak, gölgesi çeyrek asır der. Sonunda der komutan.

Hasan;

-Başlarına bela alacaklar, tek tek eliyle gösterir rakamları Hasan. İki sıfır sıfır sekiz yani 2008 demektedir

-Komutan bu tarihte ne olacak der.

Hasan;

-Başlarına bomba düşecek hepsi zavallı olacak der.

-Komutan kahkaha atarak güler.

-Komutan bir taraftan da şaşkınlığını belli eder.

-Komutan kiminle karşılaştığını inanamaz.

Komutan;

-Bir soru daha soracağım senin verdiğin cevabı göre seni göndereceğim der ve benim akıbetim ne olacak diye sorar.

Hasan;

-Komutanı bakar konuşmaz.

-Komutan, Hasan’ı kızar deli cevap ver diye bağırır.

Hasan;

-Sen istedin benden günah gitti der. Komutanı sen buraları dar edeceksin. Benim gibi zavallıların canlarını yakacaksın. İki yaz iki kış sonunda doğuya gideceğin görünür.

-Komutan merak eder eee sonra. Akıbet belli der Hasan.

Komutan;

-Deli açık söyle senin kafanı kırarım diye bağırır.

Hasan;

-Benim sinemi çektiğimi o millet sinesini çekmez. Senin kullandığın silahla seni katledecekler der.

-Komutan, bu cevaptan sonra Hasan’ın üzerine atılır var gücüyle döver döver yoruluncaya kadar. Hasan’nın kafatasını çatlatır.

O zamanda yaşayanlar ve o günleri tanık olanlar bilirler. O komutan doğuya tayin olur bir hafta sonra vurulur.

Hasan’ın yaşantısından sadece bir bölüm verdim.

Garip Hasan’ın pilavını pişirmek bize nasip oldu. Önümüzdeki yazımda nasip olursa onunla dostluğumuzu ve nasıl manevi kardeş olduğumuzu anlatacağım. 

Bu olayı kimse üzerine almasın. Hasan’ın hayatı ya bu.

HASAN BİR GARİPTİ vefatı da bir garip oldu. Allah rahmet eylesin.

 

Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 152
Kayıt tarihi
: 18.01.18
 
 

Denizli Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden emekli. Denizli'de Merkezde Yaşıyor. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster