Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Nisan '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
116
 

Akın var akın!

‘İnsanoğlunun makus talihi aradan yüzyıllar geçse de değişmez’ der bazıları. ‘Önünü görse de, geçmişten dersini almış görünse de yine utana sıkıla geçmişe döner’  derler. Bir akın vardır. Akın hep insanlığın en değersizleştirildiği zaman dilimi neresi ise, orayadır. Kime, nasıl, ne şekilde olduğu hiç umursanmaz. ‘Yahu üstünden asırlar geçti. Ama hâlâ insanlık nerede?’ diye bazıları yırtınmaktadır delmek için karanlığı yine ve yine. Akın bitmek bilmez. Her seferinde daha da artarak, şiddetle sürmektedir.

Yeni bir akının vakti geldi diye düşünmüş olacaklar ki bugün seyrettiğimiz tiyatronun senaryosunu yıllar öncesinden yazmışlar. Senaryo hazır. Kurgu tamam. Sıra mekân ve oyuncu seçimine geldi bir süre önce. Mekân klasik; Doğunun limanları… Oyuncu seçiminden daha kolay bir şey olmasa gerek. Çünkü Oscar ödüllü birçok oyuncu başrolleri alabilmek için can attılar. Sonunda en çok Oscar ödüllü oyuncu baskın gelir. Oyun onundur. Yanına da birkaç küçük oyuncu serpiştirilir, ara rollere yani.

Herkes heveslerince rollerine sarılmaya başlar. Fakat aynı zamanda rollerinin çalkantıya girmemesi gerekir. Yoksa yönetmen yeni düzen ve düzenlemelerle yeni oyuncuları sahneye alabilir. Bunun içinde hunharca ve vakit kaybetmeden saldırmaya başlamışlardır. Hepsi farkındadır akının… Ama kimisi yalancıdır kimisi palavracının önde gideni… Kimisi de kendini avutur aslında ben saldırmak istemiyorum diye. ‘Kardeşlerime neden böyle yapayım? Nasıl olurda kardeşlerime bu oyun ve sahip olduğum rol için saldırayım? Diğer oyuncu arkadaşlarım ve yönetmenim de bundan uzak dursunlar. Orada işleri yok.’ der kendine. Sonra aklına, kanına yine o lanet olasıca çıkarları ve emperyal duyguları girer. Şahlanır da şahlanır. Ha babam de babam...

Sonra birileri kalkar der ki sen oyuncu musun komedyen mi? Cevap verir; ‘Yok ben sadece işimi yapıyorum. Hani biz kardeşiz falan. Ha birde Şovmen kulağa daha hoş geliyor.’ Bunu duyan izleyenler yönetmene şikâyet ederler; ‘Bu adam gerçekten bu rolün altından kalkabilir mi? Nasıl konuşuyor öyle? Oyun için başkasını düşünün onun yerine.’ Yönetmenden cevap gecikmez; ‘ Her şeye rağmen o iyi bir oyuncu…’

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 254
Kayıt tarihi
: 25.03.11
 
 

Gazi Üniversitesi-İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi-Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi 3.Sınıf Öğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster