Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Kasım '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
40
 

Aklımız ermez bizim Adalet işine

Son günlerde Adana Valisi Hüseyin Avni Coş’u hayretle izliyorum.

29 Ekim’de tanıştık onunla… Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Adana Valisi ile tartıştı, yazan haberde oldu bu tanışıklık. Merak ettim okudum, yetmedi videoyu izledim. Çözemedim, başa alıp izledim. Bir yerde kopukluk var gibi hissettim, tekrar okudum.

Ama akıl sır erdiremedim.

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı’na resmi bir törende onca lafı söylemek niye? Büyükşehir Belediye Başkanı olmuş bir adamı, 5 yaşında çocuk gibi azarlamak… Yakışır mı bir valiye? Üstelik kameraların önünde!

Aslında yazacaktım bu konuyu ama vazgeçtim. Neyse, dedim erteledim. Bekledim. Büyükşehir Belediye Başkanı bir özür bekledi mi bilmem ama ben bekledim. O belediye başkanı adına, o belediye başkanını seçenler adına Sayın Vali'den bir özür açıklaması bekledim. Gelmedi.

Hatta o kadar çok kişide bilmiyordu bu olayı, izliyordu ve unutuyordu. 10 Kasım günü geldiğinde gördüm ki, aslında bizim halkımız haksızlığı hiç unutmuyormuş. Haklıyı savunuyor, haksız Vali de olsa bir şekilde tepkisini ortaya koyuyormuş.

10 Kasım anma törenlerinde halkın bir ağızdan “Belediye Başkanı’nın askerleriyiz.” Sloganları yüzümü güldürdü, güldürürken de düşündürdü. Çünkü Vali bu durumdan hoşnut değildi. Bakışları, işaret parmağını hesap soracak kişi gibi sallaması ürkütüyordu. Susmadılar, sloganlar devam etti. Çünkü belediye başkanlarına yapılan haksızlığın farkındaydılar. Belediye başkanlarını, oy verip o koltuğa oturttukları adamı savunmakta onların en doğal hakkıydı.

Ardından Vali arabaya biniyor ve bir ses yükseliyor, bela okuyan bir ses… Belli ki sinirli, belli ki haklı davalarının ufak bir eylem gibi görülmesine kızgın! Araç duruyor ve Vali iniyor arabadan “bela okuyan gavatı alın” diyor korumalarına.

Ardından da açıklama gecikmiyor. “Hakaret davası açacağım!” Al bakalım buradan yak…

Sanırım Vali'nin ağzından çıkanları kulağı duymuyor. Zaten önce “kavas” dedim diye diretmesi ardından “gavat” demişim diye düzeltmesi de bunun bir belgesi.

Gavat dedi veya demedi… Gavat diye hitap ettiğin kişiyi “küfürbaza dedim halka değil” diye kendini savunmak… İşte bu cümlenin sonu gelmiyor Sayın okur. Gavat demişim, açıklaması Başbakan’ın valiyi savunmasının ardından gelince hiç bitmiyor cümle.

Nokta konulmaz ki bu işe… Akıl sır erdiremediğimiz bu olay karşısında neyse “uyarıldı” bir daha yapmaz demekten başka, bir şey düşer mi bizlere?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 203
Kayıt tarihi
: 05.10.12
 
 

Anadolu İletişim Meslek Lisesi & Radyo TV mezunuyum. Özel bir radyoda çalışmaktayım, köşe yazarlı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster