Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mart '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1035
 

Aklın sınırlarını zorlayan yazılar/Hayat yaşamak içindir, külfeti olamaz

Aklın sınırlarını zorlayan yazılar/Hayat yaşamak içindir, külfeti olamaz
 

Yani çalışmayacağız. Her şeyin elimizin altında olması gerekiyor. Sorunlarımız olmayacak. Hastalanmayacağız. Eksikler, yanlışlar, hatalar ve acılar olmayacak. Deli kızın rüyaları değil bunlar; evrende insan denilen canlının aslında olması gereken yaşam şekli. Akıl neleri başarabiliyor? Daha doğrusu bugüne kadar neleri başarmış?

Belli sayıda akıl, binde, on binde milyonda birimiz düşünmüş ve bugünkü dünya medeniyeti meydana gelmiş. Ne var bu medeniyetin içinde? Aya seyahat, kuzu kopyalama, Mars’a yolculuk, akıl almaz alet ve makinelerin icadı, bizi altı ayda varacağımız yere altı saatte götüren uçaklar… Ve bütün bunları yapanların sayısı 1000 kişiyi geçmez.

Bilen biri bana söylesin, en yüksek ve en düşük iki insanın IQ’ su arasında ne kadar fark olabilir ki. Yani bizi yaratan, birimizi aptal, ötekimizi dahi yaratmış olabilir mi?

Peki, dünyayı bu hale getirenlerin sayısının 1000 kişi olabileceğini söylüyoruz. Bu âlemden milyarlarca insan gelip geçmiş. Tamam, bilgiye de 200 yıl önce ulaştığımızı varsayalım. 200 yılda 1000 kişi bu devasa teknolojiyi yaratmış.

Milyarlarca insanın içinde üstün akıllı sadece 1000 kişi mi varmış? Ben sıradan dediğimiz insanın IQ’ sunun Einstein’ın IQ’sundan çooook çok düşük olduğunu sanmıyorum. Burada yaşam yüklemesi ve görevlendirme hatası var.

Düşünebilen ve düşünmenin gerekli olduğunu anlayan ilk atamız insanları hayvanların peşinden ava yollayacağına, beynimi çalıştırarak (ya da bir yolunu/tekniğini bularak) avı hiç yorulmadan sofraya nasıl getiririm deseydi insanlık şimdi bilim ve teknoloji noktasında belki 1000 yıl daha ilerideydi.

Sizin yapabileceğiniz araç, alet ve makinelerle eşyanız/yükünüz taşınabiliyorsa(ki öyle) düşünen bir varlık merkep gibi sırtında yük taşımaz. Ben niye Aristolara akılsız deyim, insanı hayata yanlış yönlendirdikleri için tabii ki. O kadar çok şey biliyor, düşünüyorlarsa bunu da bileceklerdi. Kafanızın içinde her şeyi yapabilen akıl var ve siz sırtınızda eşek gibi yük taşıyorsunuz. Sizin ulemalarınız, âlimleriniz buna itiraz etmişler mi? Peki, niye etmemişler?Olmayan aklınızla cevap verin, söylediklerim yanlış mı? Bana deli diyerek ve bıyık altından gülerek kendinizi kurtaramazsınız!

Bir yazımızda insanlığın yavaş yavaş büyüyen bir çocuk olduğunu söylemiştik. Buna bağlı olarak diyelim ki ben haklıyım ama insanlık bu bilince henüz yeni yeni ulaşıyor. Öte yandan yaratılış pozisyonuna baktığımızda hayatın hamalı olacağımız, yaşamımızı kendi ellerimizle kuracağımız şeklinde kesin bir kanaat oluşmuyor. Örneğin ellerimizin görevi çalışmak olabileceği gibi basit olarak bir şeyi alıp bırakmak da olabilir.

Beyni çalışanın elleri çalışmamalı; ikisi bir arada olmaz. Ya hamalız, ya insanız. İnsan düşünür ya, düşüncesiyle hayatı yaratır. Beynimiz hamallık yapmak için verilmiş olabilir mi?

Kerim Korkut’un bu tür yazıları laf ola beri gele değildir. Tanrı bile kutsalında beynimizi kastederek oku diyor, sırtına çuvalı al demiyor. Yaratılmışlara başlangıçta görev dağılımının yanlış yapıldığını ve insanlıkta bir bilinç oluşmadığı için öylece sürüp geldiğini düşünüyorum.

Sıkılarak okuduğunuz bu yazılar binlerce yıl sonrasında dünyadaki (ya da uzaydaki) yaşamın fotoğrafı olabilir. Bence insanoğlunun çalışmadan önce hatta çalışmak yerine tümüyle düşünmesi gerekirdi. Beyni (motoru) olan araçların çalıştırılmadan önce diğer tarafları mı hareket ediyor? Bir arabanın tekerleri sırtında odun mu taşıyor? Biz de makineyiz. Beynimiz çalışıyorsa ellerimizde nasırın ne işi var.

Dünya medeniyeti 1000 kişinin eseriyse geri kalan çoban mı? Görevlendirme yapılmamış, hepsi bu. Beyinin gerçek işlevleri bilinmiyor. Beynimizin sadece vücudumuzun hareketini sağladığı sanılıyor. Beyin yaratır. Gözlerimizin amacı iş görmek olamaz; o işleri bizim yarattığımız alet ve araçlar yapacak. Gözlerimiz dünyanın güzelliklerini görmek içindir. Yanlış kullanıldığı için bozuluyor, kör oluyor zaten. Her şey böyle.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sürekli birşeyler öğreniyoruz ,öğrenmek için çabalıyoruz, hayatta ayakta kalabilmenin kurallarını dahi öğrenmeye çalışıyoruz. Kendi adıma ben büyüyemedim ama büyümeye başladım :) Herşeyde zıtlık var aslında. İçindeki çocuk büyümesin derler sonrada ama çocuk gibisin derler. Bugün aa evet evet doğru çok iyi dersin yarın tam tersi çıkar. Hayat mı garip biz insanlar mı anlamadım gitti.Hayat insanları bu hale getirmiştir bu kesin de:) çenem düştü yine sabah sabah hemde :) Şurada takıldım yalnız hayat sırtımızda taşıdığımız yaşantımız,etrafımızdaki insanlar,işimiz gücümüz mü ? yoksa şu an öten kuşların o güzelim sesi,sağlıklı olmak,nefes almak , güneşin dansı mı? sevgi ve selamlarımla.

Tülay EKER 
 19.03.2013 8:52
Cevap :
Aslında yaşadığımız hayatta bir eksiklik yok gibi.Normal geliyor bize. Şeytanın gör dediği bunlar.Ve galiba şeytan haklı.  19.03.2013 20:58
 

Akıl, kullanılırsa akıldır, kullanılmayan akıl, sahibini aptal eder. Yaşamı anlamlı ve keyifli hale getirmek aklın becerisidir bana göre de...

Yurdagül Alkan 
 19.03.2013 0:25
Cevap :
Yazıların zaten akıl dolu.  19.03.2013 21:00
 

Kıymetli Korkusuz Kerim :Senin ne işin var bu pom,pom kızların yanında elin cebinde yarım görünüyorsun.Böyle şeyler sana yakışmıyor.Neyse yine sen bilirsin,kanaatimce sizin beyniniz hamallık için verilmiş.Çabuk Bakırköy'e müracaat etmenizi tavsiye ediyorum.Sana bıyık altından gülenin bıyıklarını süpürgeye bağlarım.Kerim bu Aristola'ra ile akraba olabilirsiniz bir araştır,Belki aslı Amasya'dan göçmüştür.Sonra sen kime Eşek diyorsun bu sözünü geri al bak o eşek dediğin Merkeptir,onun sütü ana sütünden daha yararlı ve faydalıdır,onların soyları tükenmek üzeredir.Bir daha Eşek diye yazarsın Merkebin vekili olarak hakkında davacı olurum..Korkusuzun yazdığı yazıdır okudum,aklımda kalanlar beni idare eder.Mecburum beğendim,güzel,iyi.Selamsız Kerim'e selamlar..

Mehmet Burakgazi 
 18.03.2013 17:47
Cevap :
Hassasiyetinizin dozu gittikçe artıyor.  19.03.2013 21:06
 

Asıl mesele yanlışı görebilmekte bu yüzden belki de öğrendim ki öğrendim ki öğrendim ki diyoruz..Her sene her ay her gün ...Selam ve saygılarımla.

Tülay EKER 
 18.03.2013 14:04
Cevap :
Yani daha büyümedik diyorsun.  18.03.2013 18:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 4981
Toplam yorum
: 13125
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 670
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster