Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '16

 
Kategori
Alışveriş - Moda
 

Aklın yolu birdir, bütün dinler evrenseldir

 
İnanırız ya da inanmayız. İnandığımıza inanmayabilirlerde. Yeryüzü var olduğundan beri
süregelen ve merak konusu olmuş bir öğretiler konusudur din. Gerekli midir değil midir kısmı
ise ne uzmanlık alanım ne de bu konuda yorum yapmak haddimde. Ancak dikkatimi çeken
hususu sizlerle paylaşmak istedim.
 
Öncelikle bir şeyleri kabul ya da reddederken neye göre ve niçin sorusunu kendine sormadan
hatta cevabını bulmadan savunduğu fikrin peşi sıra koşturanları hayretle karşılıyorum. Üstelik
inanan kesim diye tabir ettiğimiz kişilerin bir mirasyedi ya da babadan oğla geçme usulü klişe ve evrenin en büyük kurallarından biri olan dualiteyi atlayarak bu imajı sürdürmeleri anlamsız hatta ne yalan söyleyeyim komik geliyor.
 
İnanmayan kesimin ise neden inanmıyorsun sorusuna karşılık birtakım anlamsız ve sıra dışı olma adına verdikleri cevaplar daha da komik ve saçmalıklar bütünü. Her iki görüşü de saygıyla kabul etmemin tek şartı mantıklı bir açıklama isteyişim. Bu da bana çok görülmese gerek.
 
Yanlış anlamayın arayış içinde filan değilim. Ancak birtakım bilgilere ulaşmaya çalışırken
gördüğüm inanç çokluğu, bu konuyu araştırmama ve yazmama vesile oldu.
 
Öğretilerin din haline gelip dinlerin öğreti gibi yaşandığı günümüzde, maalesef neyi niçin kabul ettiğimizi çok ta umursamaz bir hale geldik. Özellikle değer bildiğimiz birtakım hususlarla istismara yönelik hal ve tavırlar meseleyi daha da korkunç bir hale getiriyor.
 
Söz konusu dinlerin gelişini az çok biliriz. Bir kısmımızın ki bunu üzülerek söylüyorum maalesef buna prof. ünvanlılar da dahilhatası, Müslümanlığı kabul edip tıpkı diğer dinlerin de düştüğü hatalardan en büyüğü olan kendi dini haricindeki dinleri dışlamak, var saysa da illa ki tahrifat gördüğünü savunmak. Oysa ki bizim tahrifat ya da bozulma olarak gördüğümüz olayın bambaşka bir boyutu daha var.
 
Müslümanlığın, Hristiyanlığın ve Museviliğin zamanla ideoloji ve teolojiden çıkıp somut bir veri olan milliyetçiliğe dönüşmesi. Yine bir ironidir ki bazı dindarlar, inançsızlardan daha materyalist olurken, inançsızların çoğu bir dindardan daha fazla ideolojilerine bağlı.
 
Neticede hem batı dünyası, Hem komünist dünya, hem İslam dünyası, hem yaradılışçılar hem de evrimciler, karmaşık iddialarla kendilerini kilitlemişler. Bir şeyleri biliyor edasında olanlar ise kaos içinde bildiklerini karıştırmışlar yanlış biliyor hale gelmişler.
 
Genellikle kutsal kitap çevirileri akademik endişe taşıdığı için vahiy, mucize, tarih ve bilim
yorumlanarak bize ulaşır ve yorum rölativ bir kavram olduğu için çeşitlilik gösterir. Bütün dini metinler dışarıdan ek izah istemez.
 
Onların izahı bizzat cümle, ayet ve bab dizaynı aynı zamanda kelimelerin kök bilimi içinde
gizlidir. Dolayısıyla Kuran dışında diğer kitapların tahrif olduğunu söylemek, kutsal kitaplarda
geçen tekil olayların, aslında büyük sosyolojik, tarihi kurallar ve tebliğler olduğunu
görmemekten ileri gelir. Kutsal kitapların maddi, manevi, edebi, lisani ve arketip boyutları bir
bütün içinde değerlendirilirse söz ettiğim hurufat yani tahrif edilme ve değişme mantığı ortadan kalkacaktır.
 
Bilinmesi gerekir ki bütün kutsal kitaplar, geldiği devrin anlayışına hitaben inmiştir. Ancak
unutulmaması gereken husus bu dinlerin ve kutsal kitapların evrensel ve ortak mesajlar
ilettiğidir. Bunun için okunanı anlama adına başta dili öğrenip bazı yorumzadelere meseleyi
bırakmamak gerçeği yorumsuz olarak öğrenmek açısından önemli sayılır. Tabii ki hiç bir tefsire ve meale bakmayalım demiyorum.
 
Değerlendirme yapabilmek için kendi aklımızın da sağlayabileceği birtakım veriler bütününü
elde etmemizden bahsediyorum.
 
Bir fakültede seminer hazırlarken elimize geçen yabancı dildeki bir kitabı nasıl ki çevirmek için dili öğrenmek durumundaysak tabi sadece ders geçmek amacından bahsetmiyorum kutsal kitapları ki buna İncil ve Tevrat da dahil araştırmak sebep ve sonuç ilişkilerini yorumsuzca gözden geçirmek bizi doğru bilgiye ulaştıracaktır.
 
Körükörünelikten kurtulup bir parça araştıran ve ne yaptığını bilen bir birey olmak toplumu da
düzeltir inancındayım. Bu bütüncüllük bizi şu sonuca götürecektir: Aklın yolu birdir, bütün
dinler evrenseldir!
 
Ayşegül Lanen Nurcan

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 93
Kayıt tarihi
: 26.11.15
 
 

Ayşegül Nurcan ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster