Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ağustos '08

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
557
 

AKP- ABD ilişkisi

AKP- ABD ilişkisi
 

3 Kasım 2002 tarihinde yapılan genel seçimler sonucu %34 gibi bir rakamla iktidara tek başına gelen AKP, dış politikada diğer dönemlere göre bazı önemli değişikliklerin olacağının sinyallerini vermeye başlamıştır. Bu dış politikanın belirginleşmesini sağlayan genel olgunun altında genel seçimler öncesinde Recep Tayip Erdoğan’ın Amerika ziyareti yatmaktadır. Bu derin süreç sorgu mekanizması zayıf olan ülkemizde ne yazık ki bertafar edilmiştir ve asla konu haline getirilmemiştir.

Bu çalışmada ele alacağımız konu AKP hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ilişkileridir. Özelikle bu ilişkide ABD’nin Irak işgali sonrası dalgalanmalar ve krizler yaşandığı görülmektedir. ABD ile AKP arasında yaşanan ilk kriz 1 Mart tezkeresidir diyebiliriz. Bu olay iki ülke arasında belirli sorunların oluşmasına neden olmuştur. İkinci kriz 4 Temmuz 2003 tarihinde 11 Türk askerinin başına ABD askerleri tarafından Irak’ın Süleymaniye kentinde çuval geçirilmesi olayı olmuştur. Bu olayı dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, Türk-Amerikan ilişkilerinin tarihindeki en büyük kriz olduğunu vurgulamıştır. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ise bu durumun affedilmez olduğunu belirtmiştir. Ayrıca ABD, Saddam sonrası Irak’ın inşasında Kürt gruplara çok önem veren politikaları, Kuzey Irak politikasının temelini burada bir Kürt devleti oluşmasının önlenmesi üzerine kurmuş olan Türkiye’yi rahatsız etmiştir. Bu dönemde Türkiye’de artan terör olayları ve ABD’nin Kürt devleti oluşturma çabaları Ankara’daki politikacı ve askerler arasında hakim olan yaygın düşünce Türk-Amerikan ilişkilerinin yakın bir gelecekte geliştirilerek daha iyi bir düzeye getirilmesinin önünde en önemli engellerin başında bu sorunlar geldiğini belirtmişlerdir. İsrail konusu da AKP Hükümeti döneminde Türk-Amerikan ilişkilerinde zaman zaman sorun haline gelmiştir. Özellikle İsrail’in Filistinli sivillere karşı gerçekleştirdiği saldırılara karşı “İsrail’in saldırılarını “devlet terörü” olarak mahkum eden açıklamalar yapan Erdoğan başta olmak üzere AKP liderleri, İsrail’de ve Yahudi lobisinin güçlü olduğu ABD’de tepkiyle karşılanmıştır. Ayrıca Suriye ve İran politikalarını desteklememesi ve Hamas’ın Türkiye ziyareti iki ülke arasındaki ilişkilerin gerginleşmesini oluşturan temel etkendir. Türk-Amerikan ilişkilerinde yaşanan olumsuz gelişmelerin yanında bazı olumlu gelişmeler de yaşanmaktadır. Bunun örneğini Soğuk Savaş sonrası istikrarsız ortamda küresel güç rekabeti ya da bölgesel gerginlikler nedeniyle çatışma yaşanan bölgelerde istikrarın sağlanması konusunda doğrudan çıkar çatışmaları konusu hariç ABD ile işbirliği içerisinde olunmuştur. Bu bağlamda Kosova, Bosna Hersek ve Makedonya’da ABD öncülüğünde oluşturulan ve bir kısmı zamanla AB’ye devredilen Uluslararası istikrar güçlerine askeri destek verilmiştir.

Sonuç olarak ilk olarak Bıll Clinton döneminde Marmara depremi sonrası dile getirilen “stratejik ortaklık” terimi Bush dönemi Türk-Amerikan ilişkilerinde yerini sadece “ortak” terimine bırakmıştır. Türkiye ABD’nin stratejik ortağı değildir. Yani şunu belirtmekte fayda var; Sadece Türkiye’nin ABD’ye lazım olduğu zaman belli konularda ve belli bir süre stratejik ortak olunur. ABD’nin bu anlamda tek stratejik ortağı İngiltere’dir. İki ülke ilişkileri AKP Hükümeti dönemi politikaları ile beraber daha gergin ve mesafeli olmuştur diyebiliriz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 1543
Kayıt tarihi
: 22.07.08
 
 

Uluslararası İlişkiler Mezunuyum. Yüksek Lisans çalışmaları yapmaktayım. Uluslararası İlişkilerde ak..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster