Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Kasım '08

 
Kategori
Öğretmenler Günü
Okunma Sayısı
1194
 

AKP, Ergenekoncu Öğretmenleri de Kutlar mı?

AKP, Ergenekoncu Öğretmenleri de Kutlar mı?
 

Eğitim Sen'in Silivri'deki eyleminden...


‘24 Kasım Öğretmenler Günü’ dolayısıyla bir basın açıklaması yolladı AKP Silivri İlçe Başkanı Ender Gezici. İçeriğini okumaya bile gerek bırakmadan ‘dumurluk’ bir haldir esasında. Ki yazının içeriği ayrıca ‘dumur’ öğeler taşımaktadır.

AKP İlçe Başkanı’nın son derece cici laflarla ‘gününü’ kutladığı öğretmenler, basın metninin bize yollandığı tarihten bir gün önce çarşı meydanını doldurduğunda, o ‘fedakâr’ öğretmenlerin çığlıklarıyla dolan alanda İlçe Başkanı da dâhil olmak üzere hiçbir AKP’liyi göremeyişimizin mantıklı bir açıklaması var elbette. Ancak bazen tarihlerin bu denli güzel bir şekilde arka arkaya gelişinin yarattığı komik çelişki vardır; AKP İlçe Başkanı’nın açıklaması da tam böyle bir şey işte.

AKP’lilerin “pek saygıdeğer” öğretmenler adına basın metni hazırladıkları saatlerde veyahut bir gün öncesinde, AKP’nin ekonomik politikaları nedeniyle beli bükülen öğretmenlerin ayakta durabilme çabası sürüyordu Silivri Uğur Mumcu Meydanı’nda.

Bütçeden eğitime ayrılan pay konusunda hükümetin programıyla öğünen AKP İlçe Başkanı, kısa bir süre önce Türk Eğitim Sen tarafından hazırlanan ve sitemizde de yayınlanan anket çalışmasını (İşte Öğretmenlerin Durumu) okumuş mudur acaba? Öğretmenlerin son beş yıl içinde (toplumun diğer kesimlerinde olduğu gibi) yoksullaştığı bir süreçte, mevcut fonları bütçeye dâhil etmek suretiyle aslında daraltılan bütçeyi artmış gibi gösterme başarısıyla öğündüğünü biliyor mudur acaba AKP İlçe Başkanı?

Ve yine “Haydi Kızlar Okula” diyen AKP’nin “Eğitime Yüzde Yüz Destek Kampanyası” dâhilinde midir mesela okulların kesilen elektriği? Veya okulların doğalgaz ücretinin velilere yıkılmak istenmesi, AKP’nin eğitime destek anlayışının nereye tekabül ettiğini mi göstermektedir?

Ödeneğini gitgide kısarak hizmetli bile çalıştıramayacak duruma getirilen okullarda; karne parası, diploma parası, kâğıt parası, top parası, fotokopi parası, temizlik parası, elektrik parası, doğalgaz parası, hizmetli parası, parası, parası, parası… şeklinde sürüp devam edebilecek giderleri velilerin cebine yıkmayı eğitimde başarı sayan AKP hükümetinin “öğrenciler veli nimetimizdir” anlayışını kutluyor aslında AKP Silivri İlçe Başkanı Ender Gezici.

AKP’li Başkan’ın basın metninin ilk çelişkisi buradadır yani. AKP hükümetinin peş peşe getirdiği zamları protesto etmek için çarşı meydanını dolduran öğretmenlerin sesine kulak vermeyen AKP’li Başkan, tam olarak kimleri “öğretmenlerimiz” olarak görmektedir? İlçe Başkanı Gezici, bu ayrımcılığın yanıtını yine basın metninde veriyor: “Başarılı öğretmenlere okulda yöneticilik yolu açıldı”

Kilit cümle tam da burasıdır işte: “Başarılı öğretmenlere okulda yöneticilik yolu açıldı”… AKP tam olarak neyi başarı ölçütü olarak almaktadır? Zamlar karşısında ezilip ayakta durmakta zorlanan eğitimcilerin, bunca baskı ve yıldırma politikasına rağmen cesurca alanları doldurabilme cesareti, AKP zihniyetince bir başarı ölçütü müdür mesela?

Ödeneği kısılan okulların ekonomik olarak dönebilmeleri için velilerden “kayıt parası”, “bağış parası” ve yine karne parası, diploma parası vs vs vs toplamak suretiyle eğitimin tamamen paralı ve mümkünse özel hale gelmesine çanak tutan öğretmenler, idareciler midir yoksa AKP için başarılı olanlar?

Hükümetin sözcülüğünü yapan, 2002 AKP iktidarından sonra kurulmuş olan sendikaların yönetici ve üyelerine her türlü “yöneticilik yolu”nun açıldığı doğrudur. AKP’nin dümen suyuna giderek eğitimin tamamen paralı ve özel hale gelmesi için yürütülen yoğun programı destekleyen, AKP’nin özelleştirme ve dolayısıyla yoksullaştırma politikalarını destekleyen, bu sistemin temsilciliği yapan kitleyi “öğretmenlerimiz” çatısı altında toplamaktadır AKP.

Ama işte bir de diğer tarafta iki gün önce meydanı doldurup çığlık atan bir öğretmen kitlesi de var…

AKP’nin tarihsel çelişkisi

AKP İlçe Başkanı Ender Gezici’nin “24 Kasım Öğretmenler Günü”nü kutlamasının başlı başına çelişki olduğu bir durum daha var esasen.

Basın metninde bizlere “Bugünün, Atatürk'e ‘Başöğretmen’ ünvanı verilişinin ve öğretmenler günü olarak kutlanmaya başlanmasının yıl dönümü olduğunu da hatırlatan” Gezici’ye hatırlatmak gerekir ki; …

Evet, hatırlatmak gerekir…

Birleşmiş Milletler’in 1966 yılından itibaren kabul ettiği ve bütün dünyanın kutladığı bir Dünya Öğretmenler Günü var: 5 Ekim! Ülkemizde de Öğretmenler Günü, 1980 yılına kadar tüm dünyada olduğu gibi 5 Ekim tarihinde kutlanmaktaydı.

12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından faşizan bir şekilde kavramların içini boşaltmaya, değerlerini altüst etmeye soyunan zihniyet, Öğretmenler Günü’ne de el attı tabi. Darbeci generaller son derece uyanık bir hamleyle Atatürk’ün Başöğretmen ünvanını aldığı tarihi seçerek, kimsenin karşı çıkamayacağı bir tarihi (hem de kavramın içini boşaltarak) getirip önüne koydu memleketin. Ve 1981 yılından itibaren ülkemizde 24 Kasım tarihinde kutlanır oldu Öğretmenler Günü.

Çelişki şurada…

Ergenekon sanıklarını “Darbeciler, çeteciler yargılanmalı” mantığıyla içeri tıktıran bir Başbakan iken Tayyip Erdoğan, “darbelere ve darbecilere yargı yolunun açılması gerektiğini” söyleyen bir parti iken AKP, “Darbecilerin getirip önümüze koyduğu” bu tuhaf ve anlamsız günü kutlayan bir İlçe Başkanı çelişkidir.

Gerçi buradan bakıldığında, hem darbecilerin yargılanmasını savunan hem darbe anayasasının sivilleştirilmesi gerektiğini söyleyen hem de darbecilerin uydurduğu günü kutlayan bir Başbakan varken ülkede, İlçe Başkanı Gezici’nin çelişkisi devede kulak tüyüdür!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir öğretmen kendini Ergenekoncu olarak tanımlıyorsa o öğretmen değildir zaten. Öğretmen, vatanını milletini seven ve bu sevgisini devletine bağlılığıyla devletinin yasalarına gösterdiği sadakatla kanıtlayan, genç nesillere de bu duyguları aşılayan insandır. Öğretmen, yasa dışı işlerle meşgul olan kişi ve kurumlara destek veren biri olabilir mi? Olursa onun adı öğretmen değil, teröristtir. Kimse hükümete muhalefet yapacağım diye Anayasa ve yasalarla belirlenmiş sınırların dışına çıkma hakkını kendinde göremez. Bu nedenlerle biz sıradan yurttaşlar olarak Ergenekonculara vatan hanini olarak bakıyoruz. Tabii ki suçu sabit olanlar için söylüyorum. Aklananlar ve kendini öyle görmeyenler için asla böyle bir ifade kullanmam. Anayasa ve yasalarımıza herkes nasıl sadakat gösteriyorsa onlar da göstermek zorundalar. Bunları beğenmemek hepimizin hakkı. Ama değiştirmenin yolu demokratik teammüllerdir. Yasa dışı teammüller değildir. Bunu böyle bilmenizi isterim.

M Sadullah SAĞLAM 
 30.11.2008 15:52
Cevap :
"Fındık üretimi ve üretici" başlıklı blogunuz bana AKP'li olduğunuzu düşündürdü. Yorumunuzu da bu pencereden bakarak yazdığınızı sanıyorum. Zaman ayırıp ilgilendiğiniz ve fikirlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim...  04.12.2008 5:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 79
Toplam yorum
: 411
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1518
Kayıt tarihi
: 23.07.06
 
 

Milliyet Blog'un ilk yazarlarındanım. Uzun yıllar gazetecilik yaptım, sonra bir sabah uyandım ki ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster