Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ağustos '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
396
 

AKP iktidarının icraatları-2

AKP iktidarının icraatları-2
 

AKP iktidarıyla bankacılık sektörü % 42 payla yabancıya geçti. Pek çok ekonomist' e göre sınırı % 20 civarıdır. Bizde yarıya ulaştı. Zaten sıcak para için % 20 faiz veriyoruz dünyada eşi benzeri yok. Geliyor sıcak para ve çıkışına konulan vergide sıfır. Yani istediği anda çıkabilir. Yıllık % 20 faizi de cabası. Ve Amerika’ nın konjonktüre göre vereceği bir talimatla anında çıkabilirler sonrada biz buna ülkece kriz deriz. Elbette bu düzen tek başına AKP’ nin suçu değil. 80’ den itibaren adım adım yapıldı bunlar AKP ile doruğa ulaştı. Amerika işine gelmeyen iktidara karşı bu kozu kullandı. 94' de iktidarın küçük ortağı "SHP" nin ABD aleyhinde ki bazı politikaları terörün üzerine gidilmesi krizi çıkarmıştı. 2001 krizi de Ecevit den, 99' da ki Apo' nun Amerika tarafından teslim edilmek zorunda bırakılması yüzünden alınan intikamdı. Hem de aynı zamanda 2003' de Irak’ a girecek olan Amerika’ nın menfaatlerini gözetecek bir kukla iktidar için gerekliydi bu kriz. Nitekim Türkiye siyasetinde tasfiye süreci oldu. AKP iktidarı için ortam hazırlandı. Ve 2002 Kasımda AKP geldi. Elbette beceriksiz iş bilmez "DSP ve MHP" nin hataları bunda ciddi etken.

Demek ki gaflet ve delalette en az hıyanet kadar kötüymüş. Vatansever olmak yetmiyormuş akıllı ve uyanıkta olmak lazımmış. Ve kim düşman kim dost iyi tespit etmek lazım mış. Ve statik politikalarla yani Amerika’ nın değirmeninden su taşıyarak Amerika ya karşı durmak vatansever olmak demek ki olamıyormuş. AKP iktidarıyla Türkiye tarihinde olmadığı kadar açık tehditlere maruz kaldı hem de üç kuruşluk “peşmerge” liderlerinden ve teröristlerden tehditler aldı. AKP iktidarıyla kayıt dışı ekonomi daha da arttı kayıt içindeki mükellef sayısı nüfus’ un artış oranına göre çok çok daha az artıyor. Yani çalışabilir nüfus da ki artışla bu artış sayısının kayıt içine katılımı bir değil yani her yıl yeni kayıt dışılar ekonomik yaşama dâhil oluyor. Bu kayıt dışı sorunu devletin gücünü azaltıyor, kayıt içinde ki vatandaşın hakkı gasp edilmiş oluyor ve suç oranlarını, yolsuzlukları arttırıyor.

AKP iktidarıyla Kıbrıstaki otuz üç yıllık kazanımımız adeta Rum’a ve AB ye pazarlandı. Allah' tan ki Rum kesimi Annan planının kabul etti de, KKTC ve Kıbrıs Türkü ucuz kurtuldu. O dönem AB masallarıyla kandırılan Kıbrıs Türkü şimdi % 70' le AB' ye ve birleşmeye karşı çıkıyor. Nasıl bir kandırmaca olduğu zaten ortada nitekim Türkiye de de aynı masallarla millet uyutuldu şimdilerde halk % 85 lerle AB' ye karşı çıkıyor. Halbu ki daha dört yıl evvel % 60’ la AB’ ye destek vardı. Anketlerde hep böyle çıkıyordu. Tam tersi hatta ezici bir çoğunlukla AB’ nin ne mal olduğunu idrak eden bir millet profili son dönemlerde ortaya çıktı. Bu sonuçlar hem Türkiye de hem KKTC de Türk milletinin holding medyası ile nasıl gözünün boyandığını gösteriyor. Ama yaşananlar o kadar netti ki tüm yayınlar göz boyamalar en fazla bir iki yıl amacına ulaşabildi sonrasında emeklerinin hepsi heba oldu. Çünkü Türk milleti’ nin mayası sağlam. Tabii bir de Kıbrıs müzakerelerinde Rum kesimine bir liman versem tavizi de var. Kıbrıs Rum kesimine liman ve havaalanı açma teklifiyle giderek adeta Rumları fiilen tanıyan AKP iktidarı bu isteğini tüm devlet kurumlarından hatta kendi milletvekillerinden bile gizli tutmuştu. AB tarafından ya hep ya hiç felsefesiyle kabul görmeyen bu tavizin bizzat AB heyetleri tarafından dillendirilmesiyle tüm kamuoyu haberdar olmuştu. Neticede Kıbrıs da federasyon olmaya bile razı olan Kıbrıs Türkleri, Annan planına evet dedi. Rumlar hayır. Ama Rumlar AB ‘ ye girdi. KKTC’ ne yönelik “yalıtımlar” ise hala kalkmadı. Çünkü AB bu konuda sadece söz vermişti AKP ise bunun karşılığında Rumları tanıma vaadinde bulunmuştu hem de yazılı. Müzakere metninde yer aldı. Zamanı geldiğinde tanı dediler aç limanlarını havaalanlarını yemedi. Ama söz vermiştiniz dediler AB ye.

AB de beklendiği üzere ben ne zaman sözümde durdum der gibi sözünü yedi ve bizden imzamızın gereğini yapmamızı istedi. Neticede olmayacak bir şeydi AKP’ nin her türlü manevrasına rağmen olamadı da. İmzasına sahip çıkmayan biz olduk. Sözünü yiyen Avrupa ise haklı oldu. AKP de sessiz sessiz bunları sineye çekti. Çünkü Türk milletinin onuru Kıbrıs Türkünün hakları onları ilgilendirmiyordu. AKP iktidarıyla kuzey ırakta her gün birer ikişer katledilen ve her türlü eziyete maruz kalan Türkmenlere en ufak bir destek verilmedi başlarına gelenlere göz yumuldu. Irak petrolünün % 40 ‘ ını barındıran Kerkük de “600 bin” kadar ‘Kürt’ ün yerleştirilmesiyle nüfus yapısının değiştirilmesine en ufak bir müdahalede bulunulmadı adeta sessizce izlendi.

AKP iktidarıyla Irak’ ın kuzeyindeki Kürtler ki nüfusları dört milyondur ve Türkmenlerin nüfusu da üç milyon civarıdır ve bu demografik sonuçlara rağmen Kürtler bu bölgede bir devlet kurabilme cüretlerini hızlandırdılar. Çünkü AKP bunlara kayıtsız kaldı hatta perde arkasında destekledi. Binalarını, köprülerini, yollarını yaptık hatta merkez bankalarını meclis binalarını da yaptık. “Habur” sınırını açık tutarak da onlara Türkiye’ den her türlü hizmeti götürdük götürüyoruz. Tüm bunlara müsamaha gösteren Türkiye’ de ticaret yapıp kendi topraklarına bizim ülkemizden kazandıklarını taşıyan Barzani’ ye ''kardeşim'' diyebilen genelkurmayın ben terörü destekleyenle ne konuşacağım sözüne rağmen inatla diyalog kurarım diyen bir iktidardan zaten ne beklenebilirdi ki.

AKP iktidarıyla hiç olmadığı kadar dünyada ermeni yalanları tavan yaptı. Bazı mecliste ermeni yalanlarının yasalaştığını gördük. Hatta bazı sözüm ona çok demokratik Avrupa ülkelerinde bu yalan için olmamıştır yalandır demek bile suç sayılır oldu. İktidarınsa tepkisi bile olmadı. En ufak bir yaptırım olmadı. Sadece genelkurmay kendi başına askeri ihalelere Fransızları almadı. Tek başına bir karşı duruş sergilemeye çalıştı. AKP iktidarıyla Türkiye de yeniden irticai faaliyetler hızlandı. Bir takım işbirlikçi sözde din adamı cemaat liderleri Türkiye de adeta istedikleri gibi at oynatmaya başladılar ve Amerikan menfaatleri doğrultusunda Türk halkını kandırmaya çalıştılar. On bin satmayan yandaş gazeteleri 600 bin baskı sayısına ulaşır oldu. Tabii bedava dağıtırsan bunlar normal ama bu değirmenin suyu nerden geliyor diye kurcalandığında adres haliyle AKP oldu.

AKP iktidarıyla bir petrol yasası meclisten geçti. Allahtan ki Çankaya da Ahmet Necdet Sezer vardı da veto etti ve Allahtan ki tüm engellere rağmen milli duruşu olan üç dört TV kanalı var ve onların yayınlarıyla bu yasa çok dallanıp budaklandı ve AKP oy kaygısıyla tırstı ve veto edilen yasa’yı ikinci kez meclisten geçirmedi. Neydi peki bu yasa. Petrolün aranmasına imkân veriyordu. Hem de meclis kararı olmadan mevcut bakanlar kurulu kararı ile alınabilecek bir karara indirgeniyordu. Ve çıkarılacak petrolün %98i petrolü çıkaracak şirkete %2’ si de devlete kalıyordu. İşte bu hıyanetin daniskası olan yasa AKP ile meclise geldi ve geçti. Çankaya’dan döndü.

AKP iktidarıyla ilk kez Türkiye; seçimler yaklaştıkça Rumların, Ermenilerin, terörist “peşmerge” liderlerinin, AB ve ABD yetkililerin mevcut iktidara top yekûn açıkça desteğine şahit oldu. AKP iktidarıyla ilk kez Türkiye’ yi bölünmüş gösteren bir takım haritalar ulu orta NATO toplantıların da, internet sitelerinde, çeşitli yabancı dergilerde gazetelerde yer almaya başladı. Hatta üniversitelerde derslerde tahtalara asılır oldu. ( Hollanda da bir üniversite de, bir gurbetçi Türk gencinin tepkisi üzerine ayyuka çıktı.)

AKP iktidarıyla ilk kez, Türk milleti bir millet olmadığı gibi saçma iddialara muhatap oldu. Türklüğümüz sorgulandı. Orta Asya da bizle aynı dili konuşan aynı kültürü yaşayanlar nedense bu iddia sahiplerince göz ardı edildi. Yok sayıldı ve Türk milletinin bunu görmeyeceğini buna kanacağını filan sandı. Tabi bu gizli psikolojik harp hiç bitmedi. Biz neyiz biz kimiz gibi anketler istatistikî araştırmalar hep sürdü durdu. Yandaş holding medyası ile halka yansıtıldı bunlar. Amaç Türklüğün içini boşaltmaktı. Ama dediğim gibi ters tepti herkes bu ülkede elli beş milyon oğuz türkünün var olduğunu anladı. ısrarla saklanmaya çalışılan Kürtlerin aslında "Orta Asya" dan gitme Türkler olduğu ve çeşitli kavimlerle kaynaşmış hatta biraz Perslerin asimilasyonuna da uğradığı Türkiye Kürtlerinin dili olan kirmanca’ nın yarısının öz Türkçe kelimeler olduğu ortaya çıktı. Neticede ne istediler ne oldu. Bu işler böyledir. Milli duyguları törpülemek ve etnik ayrımcılığı körüklemek istersin tam ters etki yapar.

Ve son olarak AKP iktidarının bu talanları, peşkeşleri, tavizleri ve irticai faaliyetleri yüzünden ilk kez cumhuriyet tarihimizde milyonlar sokaklara indi üç büyük şehirde her birinde milyondan fazla insan ellerinde Türk bayraklarıyla cumhuriyete ve Atatürk devrimlerine sahip çıktılar. AKP’ ye olan tepkilerini haykırdılar. Laik demokratik hukuk sistemine vurgu yaptılar. Tam bağımsız bir Türkiye istediler. Türkiye Türklerindir dediler. Ve aslında kızım sana söylüyorum gelinim sen anla misali AKP’ ye söylediler ama Avrupa ve Amerika anladı. Mesajı aldı ve fena halde şaşırdı kaldı. Biz böleriz olur sandılar olmayacağını anladılar. Bu arada dünyada en büyük gösteriler bugüne kadar 2. inci dünya savaşı sonrası bazı Avrupa ülkelerindeki 300-400 bin kişilik gösteriler ve İspanya da e.t.a ya karşı yapılan Madrid' de ki bir milyona yakın insanın yürüyüşüydü. Cumhuriyet mitingleri dünya tarihine geçti. Tüm dünyaya Türk milletinin ve Atatürk devrimlerinin gücünü demokratik şekilde gösterdi.

Ne demişler bir musibet bin nasihatten evladır. Çok büyük talanlar tavizler ve peşkeşlerle Türkiye büyük yaralar aldı bu altı yılda. Ama sanırım vatanına kalpten bağlı Türk milleti bu yaşananlar olmasa sanırım belki de gerçekleri göremeyecekti. Düşmanı belki hala dost sanacaktı. Bu bozuk düzenin devam etmesi halinde Türkiye’ nin adım adım batağa sürükleneceğini idrak edemeyecekti.

Bir yerde AKP’nin büyük tahribatları sabit olmakla birlikte bu altı yıl Türk milletine ciddi bir uyarı ve ders oldu diyebilir miyiz?

Kesinlikle hayır...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 769
Kayıt tarihi
: 31.07.09
 
 

1981 İstanbul doğumluyum. Uludağ Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye bölümü mezunuyum. Hep Kemalis..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster