Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Eylül '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1785
 

AKP kongresi bir fiyasko muyudu?

AKP kongresi bir fiyasko muyudu?
 

AKP’nin 4.büyük olağan kongresi hiçbir masraftan ve hiçbir lüksten kaçınılmadan hazırlanıp sunuldu.

Kongrede AKP kendi adına bir gövde gösterisi yaptı dense yeridir.

Recep Tayip Erdoğan 4. ve son kez genel başkanlık koltuğuna otururken kongrede dile getirilen istek, temenni ve söylemler kongrenin görsel şatafatının aksine sönük, beklentilerden uzak ve sıradandı.

İktidar partisi için içi tıka basa “ironi” ile dolu, duygusal ve bol ağlamalı bir kongreydi.

AKP kendi açısından bu büyük kongreyi uluslar arası bir merhaleye taşımak için  başta Mısır Cumhurbaşkanı Mursi, Kürdistan yönetiminin en tepe adamı Barzani ve Hamas lideri H.meşal’e kadar birçok yabancı devlet adamını davet etti.

AKP’nin son adım ve ustalık dönemine geçişinin resmi ilanı sayılacak kongrede Ülkenin en ciddi ve öncelikli sorunu olan Kürt meselesinin  çözümü yolunda maalesef büyük bir çözümsüzlük ve fiyaskoya yaşandı 30 Eylül günü.

Kürt sorununun bir büyük trajedi ve kaosa doğru koşar adım sürüklendiği şu son dönemde iktidar partisinin birtakım Kürt aydın ve siyasetçileri(Orhan Miroğlu, Kemal Burkay, Muhsin Kızılkaya vb.) sözüm ona yanına çekerek Kürt siyasetinin esas merkezindeki partiyi izole etme çaba ve gayreti içine girip Kürt sorunun çözülebilmesi adına Kürtlerin 3 milyona yakın kesiminin güvenip itibar ettiği bir partiyi görmezden gelip kendince stratejiler üretmeye çalışması da ayrıca düşündürücü.

Kürt sorununun çözümünün ana merkezinde kuşkusuz Kürt halkı vardır, Kürtlerin inanmadığı, itibar etmediği hiçbir oluşum ve hareketin başarıya ulaşma şansıda yok zaten, işte tam da bu noktada iktidar partisinin içinde bulunduğu durum aslında  üzücü ve düşündürücü denebilir.

Elbette ki Kürt lider Mesut Barzani’nin kongreye davet edilip zatıâlilerine ilgi gösterilmesi Türkiye’de son dönmelerde Kürtlere karşı birtakım ırkçı ve milliyetçi çevrelerce geliştirilmeye çalışılan ayırımcı politikalara olumlu bir tavır olarak algılanabilir lakin içeride kendi Kürtleri ile bir çatışma halinde olan hükümetin çözümü dışarıdaki Kürt liderlerde araması anlaşılır gibi değil.

Özetle sayın başbakanın Kürt halkına yönelik istek ve temennilerinin karşılık bulabilmesi için öncelikle iktidarın Kürt halkına güven vermesi gerekir ve o güvenin verilebilmesi adına 28 aralık 2011 gününden beri Uludere’de 34 Kürt gencinin bombalanıp öldürülmelerinin üzerindeki sis perdesinin hala kaldırılmamış olması bu işin hiç te kolay olmayacağını bize gösteriyor gibi.

Bir yandan Kürtler için sembol bir isim sayılabilecek Barzani’nin kongreye davet edilmiş olması, öte yandan Türkiye’de 3 milyon Kürt seçmenin güvenine mazhar olmuş BDP’nin  dışındaki tüm siyasi partilerin kongreye davet edilmiş olması ayrıca parantez açılması gereken bir “trajikomik” bir durumu doğuruyor ve ne ilginçtir ki kongreye davet edilen meclisin diğer iki partisi de kendilerince farklı gerekçeler göstererek katılmadılar. CHP kongreye birtakım AKP karşıtı basının içeri alınmaması üzerine, MHP ise bilindik ırkçı çıkışı ile sayın Barzani’nin kongrede bulunmasına tepki olsun diye iktidarın davetine icap etmediler; yani bir başka deyişle kongre içeriye uzak dışarıya yakın bir kongre oldu.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 166
Toplam yorum
: 82
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 527
Kayıt tarihi
: 02.09.09
 
 

Batmanın Beşiri ilçesinde doğdum, Mersinde yaşıyorum, edebiyata ilgi duyuyorum, yerel ve ulusal d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster