Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mart '17

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
52
 

Akp neden başa geldi savım- 1

Akp neden başa geldi savım- 1
 

Bu yazı dizimde Akp'nin neden başa geldiğinin bence nedenlerini anlatmaya çalışacağım ancak dikkat edin 'Neden iktidara geldiğinin' değil 'Neden başa geldiğinin' yani toplumda, ülkede böyle şeylere yönelim neden var, adı Akp olsa da başka birşey olsa da ki asıl önemli olan da bu yani özel değil genel, bu konuda.
 
Osmanlıcı, Arabçı ya da gerici iktidarların başa gelişinin ne Atatürk'ün sigarasıyla ne içkisiyle ilgisi vardır; bunlar yalnızca amaçlar için kötüye kullanılmaktadır bence. Atatürk bu topraklarda ne ilk içki fabrikasını açan kişiydi ne de ilk içki ve tütün içen kişi. İçki, tütün içen padişah da vardı, Menderes ve Necip Fazık Kısakürek gibi hem Osmanlıcı, Arabçı, Amerikancı olup da Türkiye cumhuriyeti başbakanı ya da siyasetçisi olan da; peki neden onlara laf söylenmiyor da bir de sahip çıkılıyor? Demek ki Atatürk'e sigara, içki konusunda eleştiriler samimi, dürüst değil, siyaset, taktik.
 
Akp değil başa gelmeden, kurulmadan önce dikkatimi çeken ve çok tehlikeli gördüğüm şey şu idi: Atatürkçü, demokrasici, laiklikçi kitapçıların rafları Batı yazarlarının, Batı kitapları ile doluydu; İslamcı, Osmanlıcı kitapçıların rafları ise yerli yazarların kitapları ile doluydu. İşte bu çelişkiyi ve bu çelişkinin nedenleri anlamamak Türkiye'nin hem temel sorununu yansıtıyordu hem de Türkiye'nin Atatürk yoluna, çizgisine en büyük zarar oldu. Yani dikkatli olmayanlardan felsefeci, ilimci, aydın olmaz zaten. Yani Türkiye'nin Atatürkçü kesimi önce dikkatini yitirmişdi(yitirmişti) çünkü nefse ve bireysel geçim işlerine dalmışdı(dalmıştı). Yani dikkatli değilsen yitirirsin ve ülke yönetemezsin, tarihe ise hiç egemen olamazsın.
 
Bir ülkenin ya da toplumun en iyi ve en doğru kurucusu ve koruyucusu ilimdir, ne halk ne demokrasi ne komüncülük(komünistlik) ne din ne başka birşey değil; çünkü ilim zalimlerden ve cahillerden korur çünkü ilimin olduğu yerde zalimler ve cahiller olmaz çünkü zalimler ve cahiller ilimden hoşlanmaz.
 
Atatürk Türkiye'yi ilimle kurmaya çalışdı ancak ondan sonra gelenlerin dünyalarında ilim ya hiç ya pek egemen değildi. Ve bu durumda; Türklerde ta Orta Asya'lardan var olan ve göçlerin bence asıl, temel nedeni olan kötü ve yanlış birşey çalışmaya, işlemeye başladı: Yabancı hayranlığı.
 
Ve genelde yabancı hayranlığı yabancılardan utanmayı yani yabancılar karşısında kendini küçük, aşağı görmeyi; özelde ise Batı karşısında kendini küçük, aşağı görmeyi de getiriyordu ve bu da üstelik bir mutluluk, övünç veriyordu, ve kendini yabancılar karşısında küçük, aşağı ve mutlu gören bir milleti hiçkimse kurtaramaz.
 
İşte, bugün bile Türkiye'nin temel sorunu, Türkiye'nin sorunlarının temeli, Türkiye'nin geri kalışının asıl nedeni budur bence. İşte, Atatürk de bunu anladığı için, bu duruma karşıt çok önemli iki söz söylemiştir: 1- Ne mutlu Türküm diyene, 2- Bir Türk dünyaya bedeldir. Yani bu sözlerin ırkçılıkla, milliyetçilikle, gericilikle, cehaletle ilgileri yoktur; bu sözler bir millet üzerine bir kül yığını gibi doluşmuş yabancı hayranlığını yok etmek için söylenmiş pısikolojik(psikolojik) taktik sözlerdir.
 
Bu ülkede o zamanlar, savaştan savaşa koşma ve hayatını arazilerde geçirme durumu da gözönüne alınarak denilebilir ki en çok kitap okuyan kişi Atatürk'tü. İşte o bu yüzden bu ülkenin, bu halkın en yüksek simgeliğini temsil ediyordu yani Atatürk'ü en doğru, en gerçek önder(lider) yapan da bu özelliği idi. Yani tarihe bakın; hangi önder savaştan savaşa bile bavul bavul kitaplarını götürmüştür? Cengiz han mı, Fatih mi, kim? Onu bu topraklara ve bu halka ve insanlığa ışık yapan şey hep ilim denilen aydınlığa koşması idi.
 
Ancak Atatürk ölünce Türklerin genlerine işlemiş yabancı hayranlığı milli eğitim bakanı Hasan Ali Yücel ile yeniden hortladı ve Türkiye en büyük hatasını yapdı(yaptı). Atatürk'ün ne olduğunu anlamadan kendini Atatürkçü ve ilimci sanan Hasan Ali Yücel Türkiye'de yerli, özel, özgün, evrensel yazarlar, şairler, düşünürler(filozoflar), alimler yetiştirmek, Türkiye'nin özgünlüğü ve özelliğini bozmamak yerine harıl harıl 'Avupa kılasikleri(klasikleri) denilen kitapları Türkçeye çevirtdi(çevirtti) ve Türkiye'ye boca etdi(etti). Bu durum hem ülkede, toplumda bir kendine yabancılaşma hem Batıya hayranlığın yeniden alevlenmesine neden oldu ve Atatürk'ün tüm emekleri daha o zamandan boşa gitdi.
 
Hasan Ali Yücel'in düşünemediği bir başka şey daha vardı ve Türkiye'ye en tehlikeli düşmanı yaratan şey: Bu Batı hayranlığı kendi zıttını da yaratacaktı. Çünkü Batı uygarlığı(medeniyeti) resimden heykele kadar Türk toplumu ahlakı ile zıt bir duruma sahip birşeydi.
 
Batı ahlakı ile ters düşmek yanlış mı? Hayır çünkü zaten Batının ahlakı yanlış yolda çünkü felsefeye, bilime, bilimselliğe, akıla değil duyulara, algıya, hazza, nefse dayanıyor. Yani Batı ortalıkta çıplak geziyor diye çıplak gezilmez. Batı sigara, içki içiyor diye sigara, içki içilmez. Batı ne akılın ne ilimin merkezidir, sahibidir, efendisidir, ve Batıyı yok edecek şey de böyle olmayışıdır, bunu kavrayan millet, ülke Batıyı yener, aşar.
 
Yani bence Akp'nin başa gelmesinin birinci genel, temel, soyut nedeni Hasan Ali Yücel'in yaptığı yanlıştır. Onun yüzünden etki tepkiyi yaratmış ve o bugünlere gelinmesinde en büyük, en etken, en güçlü kıvılcımı çakmıştır, farkında olmadan çünkü ilimci de olsa öz, içerik, amaç, kapsam olarak ilimden uzak biriydi. İşte onun yüzünden bugün heryer felsefe diye, güzel söz diye Batılıların sözleri ile doludur.
 
Bazan insana en büyük kötülüğü dostlar ve iyilikler yapar. Bir ülkeye de öyle.
 
Hataları görün ki çözümler üretebilseniz.
 
 
Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 3.2.17/04.22
 
 
 
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 9023
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 234
Kayıt tarihi
: 02.03.12
 
 

'Uysal vatandaş değilim ben/ Ruhunuza ağır, kaba taş gelirim ben/ Bir yağdan aldım, bir baldan/ Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster