Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Kasım '08

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
395
 

AKP'nin "erkek"çi bakışı ve diziler..

AKP'nin "erkek"çi bakışı ve diziler..
 

Ben Türk dizilerinden sadece Avrupa Yakası'nı takip ederim. Fakat ev eşrafı izlediğinden bazen denk gelip bu çok izlenen dizilere de göz gezdirdiğim anlar olur. Bir yandan da düşünürüm, RTÜK neye karşı tam olarak?

Uzun bir süredir RTÜK ile dizilerin yıldızı bir türlü barışmadı. Sürekli bir uyarı ve denetim mekanizması kullanmakta diretirken, diziler de buna uymayıp reklam gelirlerinden elde edilenlerle kendi istedikleri gibi yayın yapacaklarını düşünmekteler.

Sonuçta ortada bir karmaşa görünüyor fakat bunun temelinde yine siyasi düşünceler var. Yine mi siyaset diyebilirsiniz ama ben gözlemlerimi paylaştığımda hak vereceğinize eminim.

RTÜK'ün kızdığı ve ülkemizce çok izlenen dizilerde bazı önemli detaylar var. Bunların içinde en önemlisi insanları imrendiren lüks yaşamın yanında kendi ayakları üzerinde durabilen, erkeğe bağımlı kalmayan ve erkeğe kafa tutabilen güçlü kadın figürü. İş hayatında önemli mevkilerde bulunan ve istediğini anında elde edebilme yetisi olan bu kadın figürleri dizilerde sıkça yer alıyor.

Kadınların iş yaşamında aktif olmasının erkeklerde yarattığı aşağılık komplekslerini sıkça anlattık fakat bu işin temelinde bir başka önemli nokta var.

Bugünkü siyasi iktidar ve medyadaki kolları. Yani RTÜK!

Kısaca ''Güçlü'' kadın figürü AKP kafasını rahatsız ediyor. Bu nedenle sürekli bir tenkit ve uyarılarla bu dizilere sınır konmak isteniyor.

Onlara göre kadın, evde oturan, hiçbir şeye karışmayan, sessiz, erkek ne derse onu yapan birisi olmalı. Ne demek iş, güç sahibi olmak, para kazanmak??

Kadına bakışı bu kadar sığ olan bir iktidarın, özgür kadınların olduğu dizilere sınır koymak istemesi anormal değil haliyle.

Reel yaşamda bu tarz kadınlar fazla mıdır, geniş bir araştırma yapmak lazım ancak dizi de olsa bunlardan rahatsızlık duyulması özellikle 2010'da Kültür Başkenti'ne evsahipliği yapacak olan bir ülke için acı bir olay.

Toplumsal yaşamı paylaşan kadın ve erkeğin denk güçlere sahip olması toplumsal kalkınmanın ilk adımı olduğuna göre bundan rahatsızlık duymanın anlamı nedir?

Bir dönem medyamızda sıkça yer alan ''Evlilik'' konusu vardı bu dizilerde. RTÜK, dizilerde yer alan marjinal ilişkilere karşı çıkmış ve senaristlere evlendirme yönünde uyarıda bulunmuştu.

Sanki imzayı atınca hiçbir sapkınlık olmayacakmış gibi..

Edebiyatımızda önemli yer tutan klasiklerden uyarlanan Dudaktan Kalbe, Aşk-ı Memnu gibi eserlerden çevrilen dizilerin içeriğini bu şekilde değiştirebilir misiniz? Eser ne anlatıyorsa ona uyma zorunluluğunuz var. Yoksa ortaya başka bir şey çıkar.

Yurtdışında gittikçe artan yalnız yaşayan kadınların farklı yöntemlerle çocuk sahibi olmasının getirdiği moda ülkemize yansır mı bilemem ama özgür kadın imajının daha çok tartışılacağı belli oluyor.

Değişen dünyada evlilik ve ilişkiler de kendi içinde değişimlere uğruyor. Biz beğenelim ya da beğenmeyelim modern yaşamın getirdiği benmerkezci anlayış ilişkilere de yansıyor ve klasik evlilik gibi sorumluluğu yüksek tercihler yerini daha sade ve rahat alternatiflere bırakıyor.

Bu tercihlerin dizilere yansıması kaçınılmaz. Sadece özendirilmemesi gerekiyor. Yani yayının alt mesajı ''Siz de böyle yapın'' olmamalı. Bir vaka sunulmalı ve kişilerin bu vakadan çıkış yolları gösterilmeli.

Dizilerle RTÜK'ün mücadelesi uzun bir süre daha devam edecektir. Kadınlar özgürleştikçe, erkek baskısında kurtulacak ve bu durum geleneksel aile yapısında değişmelere neden olacaktır. Değişen aile yapıları içinde diziler de değişecektir.

İşlerin doğruluğu veya yanlışlığı bireysel iradenin meselesi. Evindeki rahat koltuğunda yayılarak insanlara laf saydırması kolaydır ama hayat bu.

Sizin başınıza geldiğinde bu kadar kolay ahkam kesmek mümkün müdür?

Örneğin eşini aldatan bir kadın örneğini gördünde sürekli tepki gösteren bir insanın önce şunu düşünmesi gerek: Yıllardır erkeklerin aldatması normal karşılanmıyor muydu? Aldatma eylemini meşru gösterilmesi söz konusu olamaz ancak bunları kanıksamadık mı toplum olarak. Erkek karısını aldattığında, aldatılan kadına ''Erkektir yapar'', ''Kocandır affet'' diye telkinlerde bulunulmadı mı sürekli?

İşte bu nedenle AKP'nin medya ayağının derdi diziler değil, dizilerdeki özgür kadınlardır. Ne de olsa onlar ''Erkeğin egemenliği'' kavramıyla büyümüşlerdir..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 309
Toplam mesaj
: 54
Ort. okunma sayısı
: 1338
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

Küçük bir kız çocuğu masumiyetidir yazmak, her satırı her cümleyi her kelimeyi tekrar tekrar gözden ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster