Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Eylül '17

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
336
 

AKP’nin Park Kültürü ve Gülhane Parkının Son Hali

AKP’nin Park Kültürü ve Gülhane Parkının Son Hali
 

Aslında her tarafını da görmedim, şöyle bir baktım; görmeseniz de nasıl bir değişim olmuş anlıyorsunuz. Kötü mü olmuş, hayır; mesele bu değil. Park bir anlayış doğrultusunda değişmiş ve bu anlayış bir zamanlar İstanbullunun eğlence yeri olan Gülhane parkını adı hariç her şeyini yok ederek alelade bir piknik alanına çevirmiş.

Park eskiden paralıydı şimdi ücretsiz; çünkü bir şey yok; söğütlerin gölgesinde oturmaya para ödenmez herhalde!

Biliyorum bu yazıyı okuyanlar bana katılmayacaklar ama eski Gülhane parkı park değil lunapark gibi eğlence yeriydi; İstanbul Gülhane parkına dolardı. Şimdilerde ise sessizlik arayan birkaç yorgun ruha hitap edebilir ama hepsi bu.

Her zaman bir şeyi daha güzel yaparak amaca hizmet edemezsiniz, adam mahallesindeki parkta da dinlenir söğüt gölgesinde oturmak için niye kalkıp ta Gülhane’ye gitsin. Dolaşırken kıçı kırık birkaç hayvan, Karagöz oyunları, Ferdi babanın arabeski, Saray burcunda sevgililere şarkılar söyleyen Yıldız Tezcan ve daha neler neler devasa ağaçların anlamsızlığı içinde yüreğime doldu. Eski Gülhane parkını bilen birinin yeni Gülhane parkında mutlu olması mümkün değil.

Hayatta hiçbir şey aynı kalmıyor ama biz istersek kalır. Tarihle mutlu olunacaksa tarih kitabı okurum, akşam Sultanahmet’te tek Türk aile belki de bizdik, kalanı Suriyeli. Yine de Gülhane parkı dışındaki her şey iyiydi. Oralarda zaten gezmeye gelmiş olanlar üstelik ücretsiz şöyle bir hava alayım diye Gülhane parkına girmişler… Onlar dahi sıkılmışlar. Eski Gülhane parkından kalan tek şey kapıdaki simitçi. Ben de zaten sadece simit aldım.

Fakirin garibanın dinlenmek neyine işsiz güçsüz evde yatıyor zaten… Ama hani o eski Gülhane şenlikleri olsa….Hiç değilse Gülhane olsa, üç kuruşa içeriye girsek, eğlensek…

Yeşil alan diğer tüm istekleri yerine gelmiş kimselerin ekstra zevkidir, biz garibanların daha kırmızı alanı yok ki, yorulmadık ki dinlenelim!

Anlaşılmayan şu: Eski Gülhane Parkında İstanbul eğleniyordu; şimdiki Gülhane Parkında bazıları dinleniyor. Yani o gün bir kente hizmet ediyordu şimdi birkaç kişiye; toplumun hizmetinden alınmış kişilere verilmiş.

AKP ‘nin bu tür anlayışları Taksim’i öldürdü, Gülhane Parkını öldürdü, başka yerlerde daha bir sürü şeyi öldürdü; İstanbul’u öldürdü.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Benim de çocukluk anılarımda çok özel ve güzel bir yeri vardır Gülhane Parkı'nın. Genellikle de hep Dedem götürürdü bizi oraya. Demek ki o da seviyormuş orayı. Hakikaten eğlenirdik. Hacivat-Karagöz'ü tek orada izlemişimdir mesela. "Park"tan çok daha öte, daha farklı, hiç bir yere benzemeyen, tamamen kendine has çok hoş bir dokusu ve aurası vardı. Eskiyi de yaşatan, eskiyle yeniyi kendi bünyesinde birleştirmiş çok özel bir yerdi aslında. Desenize yazık olmuş, çok yazık:((

Filiz Alev 
 04.09.2017 17:35
Cevap :
"Park"tan çok daha öte, daha farklı, hiç bir yere benzemeyen, tamamen kendine has çok hoş bir dokusu ve aurası vardı. Eskiyi de yaşatan, eskiyle yeniyi kendi bünyesinde birleştirmiş çok özel bir yerdi aslında. Desenize yazık olmuş, çok yazık" Duygulara tercüman olmuşsunuz Filiz hanım, teşekkür ederim.  04.09.2017 20:26
 

Merhaba Kerim Bey...Bana göre, Gülhane Parkı'nın bu hali, eskisinden çok daha iyi...Eskiden, it kopuğun volta attığı, zamparaların kızlar peşine takıldığı, ağaç altlarında ve duvar diplerinde açık açık seviştiği, gezilecek,oturulacak ve dinlenilecek yeri olmayan, gürültülü ve haddinden fazla kalabalık bir yerdi... Orası, eskiden park falan değildi; şimdi anlamına uygun park oldu. Park, hava alınacak dinlenilecek, çiçeği ve ağaçları çok olan bir mekandır...Eğer, Gülhane Parkı'na, İlkbahar mevsiminde gitseydiniz, büyük olasılıkla rengarenk ve çeşitli çiçekler arasından yürürken, ses olarak yalnızca ağaçlarda cıvıldaşan kuşların sesini duyardınız; eski parkta, 5'inci sınıf şarkıcı ve türkücülerin kulakları tırmalayan çığlıklarını değil..."Park", bir "panayır" değildir; park, sessizliğin hakim olduğu, temiz hava alınacak ve dinlenilecek bir yerdir...Fazla mı "romantik" oldu...Selamlar.

cdenizkent 
 04.09.2017 16:14
Cevap :
"Bana göre, Gülhane Parkı'nın bu hali, eskisinden çok daha iyi...Eskiden, it kopuğun volta attığı, zamparaların kızlar peşine takıldığı, ağaç altlarında ve duvar diplerinde açık açık seviştiği, gezilecek,oturulacak ve dinlenilecek yeri olmayan, gürültülü ve haddinden fazla kalabalık bir yerdi... " Siz entelektüelsiniz.O beğenmediğiniz eski Gülhane varoşların eğlencesi.İstanbul'un da yarısı varoş. Bizler Yıldız Parkına da gideriz icabında, nolurdu o garibanlar da eğlenseydi. Gittiğimde onlardan hiçbirini görmedim. Elit beyefendiler kafa dinliyorlardı.Kusura bakmayın benim biraz varoş tarafım var.  08.09.2017 20:49
 

Ulkem adina yuregime su serpildi, sag ol Korkut. Senin gibi cesur yasadigi ulke bireylerinin varligi ve korkusuzca yazabilmeleri sayesinde aydinliklar gelecektir.

Newyorker 
 04.09.2017 12:18
Cevap :
Laf aramızda editörler de biraz cesur olsalar...  04.09.2017 20:34
 

Merhaba, Bunların anlayışında eğlence yok. Zira eğlenen insan hayatın güzelliklerini görür ve sorgular. Bunların da tek istemediği sorgulanmak. Bakalım ne zamana kadar... Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 04.09.2017 10:57
Cevap :
"Bunların anlayışında eğlence yok. Zira eğlenen insan hayatın güzelliklerini görür ve sorgular. Bunların da tek istemediği sorgulanmak." Bu doğru tespiti insanlar görmeli.  08.09.2017 20:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 6078
Toplam yorum
: 15057
Toplam mesaj
: 283
Ort. okunma sayısı
: 637
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster