Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mart '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
359
 

AKP'nin payandalığında demokrasi havariliği yapanlara

AKP'nin payandalığında demokrasi havariliği yapanlara
 

-Devam edelim tartışmaya.
-Devlet.
-Nedir devlet?
-Nasıl bir şeydir?
-Yenilirmi?
-Yutulurmu?
-Amudamı kalkar?
-Hoplarmı?
-Zıplarmı?
-Evet.
-Ciddi ciddi yanıtlanması gereken temel bir sorudur devletin ne olduğu.

* * * * *

-Devlet.”Bir sosyal sınıfın bir başka sosyal sınıf üzerinde tahakkümünü pekiştiren aygıttır”.
-Var mı yukarıdaki tanımlamada yanlış bir şey?
-Ne varki sağolsun düzenin ideologları, toplumun bilincini bulandırmak amacı ile devleti sınıflar üstü bir kurum olarak niteler.
-Düzenin, yani burjuvazinin ideologlarının tanımına göre devlet, sınıflar üstüdür.
-Ve devlet tarafsızdır!
-Ve aynı devlete bu paye biçilirken burjuvazi tarafından, kendinden menkul bir diktatörlüğün karşısınada demokrasiyi koyar.
-Oysa demokrasinin, burjuva egemenliğinin bir ifadesi olmadığını iddia edebilirmiyiz?
-Ve demokrasi, burjuva egemenliğinin siyasal biçimi değilmidir?

* * * * *

-Yukarıdaki paragraflarla yapmış olduğumuz kısa girişten sonra, hemen olaya bakış açımızı genişletelim.
-Burjuva demokrasisi diye tanımladığımız demokrasi, kuvvetler ayrılığı ilkelerine dayanır.
-Ve kuvvet ayrılığının ilkelerine göre şekillenir.
-Yani!
-Yasama.
-Yürütme.
-Yargı.
-Peki efendim, toplumun bu kurumlar üzerinde her hangi bir denetim hakkı var mıdır?
-Zerre kadar bir denetim hakkı yoktur toplumun bu kurumlar üzerinde.
-Genel oy.
-Seçme seçilme hakkı.
-Ve seçimler.
-Ve bu unsurlar, toplumda, sanki kendileri yönetiyormuş algısına yol açar.
-Oysa değerli dostlar.
-Burjuva demokrasisinin en önemli özelliği nedir?
-Biliyormusunuz?
-Toplumu hiçbir koşulda ve hiçbir şekilde yönetime katmamasıdır.
-Ve toplumu alabildiğine pasifleştirmesidir.
-Ve bu gün demokrasinin en gelişmiş olduğu toplumlarda dahi, tüm siyasal mekanizmalar, bu amaçla oluşturulmuştur.
-Temsili demokrasi ilkeside, bu mekanizmanın en belirgin özelliğidir.

* * * * *

-Temsili demokrasi ilkesine göre toplum, vekillerini seçmek sureti ile parlementoya gönderecektir.
-Güya vekillerde seçmenini temsil edecektir.
-Yani halkı.
-Ve böylelikle halkın iradesi tecelli etmiş olacaktır.
-Halkın iradesi tecelli etmiş olacaktırda.
-Amma ve lakin vekillerini seçen halk, hiçbir koşulda siyasal sürece dahi dahil edilmemektedir.
-Ve halk, ne yapılan yasaları denetleyebiliyor.
-Nede yasaların uygulanmasına dair bir müdahalede bulunabiliyor.
-Hele hele burjuva demokrasilerinde, yargı, emekçi halka parlemento kadar dahi yakın olamıyor.

* * * * *

-Yargı kurumu biliyoruz ki Türkiye siyasetinde, ana belirleyici unsurlardan birisidir.
-Anayasa Mahkemesi.
-Yargıtay.
-Danıştay.
-Ve diğer mahkemeler.
-Siyaset üzerinde ana belirleyici unsurlardan biri olan yargı kurumunun başkan ve heyetleri, halkın seçimi ile mi işi başına gelmektedir?
-Yoksa, yargı kurumunun başında bulunan başkan ve heyetleri, bürokratik bir atamadan sonramı iş başına gelmektedir?
-Tüm devlet kurumlarında durum vaziyet anlattığımız şekilde seyreylemektedir.
-Yani devletin kurumlarının başına oturanlar, bürokratik atamalardan sonra iş başına geçer.
-Ve anlayacağınız devlet örgütlenmesi, toplumun denetiminden tümü ile uzaktır.

* * * * *

-Yukarıdaki paragraflarda vermeye çalıştığımız anekdotların ışığında, şu sonuca ulaşmak mümkündür.
-Burjuva devlet aygıtı ve burjuva demokrasisinin parlementer sistemi, toplumun her düzeyde siyasal yaşama katılmasını engeller.
-Ve toplumun siyasal yaşama katılmasına asla izin vermez.
-Ve gelişen ve yükselen her türlü demokratik kitle hareketini boğar.

* * * * *

-Burjuva devlet aygıtı!
-Bir görünen yüze sahiptir.
-Bir de görünmeyen yüze sahiptir.
-Burjuva devlet aygıtı, her türlü bürokratik yapısı ile toplumun üzerine çöker.
-Ve parlemento, burjuva diktatörlüğünün üstünü örten bir işlev görür.
-Ne zamana kadar?
-Emekçi halk, sistemi zorlamaya başlayıp, bir takım taleplerle ortaya çıkana kadar.
-İşte o zaman, burjuva demokrasisi diye tabir ettiğimiz sistemin özü olan diktatoryal anlayış, tüm çıplaklığı ile ortaya çıkar.
-Tecrübe ile sabittir.
-Türkiye’ de neredeyse polisin ve kolluk güçlerinin saldırmadığı hemen hemen tek bir miting dahi yoktur.
-Ve Türkiye’deki toplantı ve basın özgürlüğü sadece göstertmeliktir.
-Hele bir düzen tehlikeye girsin bakalım.
-Özgürlük diye tabir ettiğimiz kavramlar, anında çöp tenekesini boylar.

* * * * *

-Düzen budur sevgili dostlar.
-Ve bu düzenin devamını arzulayan kitle iletişim araçları, zaten burjuvazinin elindedir.
-Gazeteler.
-Radyolar.
-Televizyonlar.
-İnternet.
-Ve bu kitle iletişim araçları ile burjuvazi, toplumu, feci bir ideolojik bombardımana tutmakla meşgul.
-Ve bu aygıtlar aracılığı ile toplum feci bir şekilde manipüle edilmektedir.
-Olaylar dilediğince çarpıtılmaktadır.

* * * * *

-Ve bu gün bakın bakalım.
-Ne diyor burjuvazi?
-Eşitlik.
-Özgürlük.
-Seçme seçilme hakkı.
-Genel oy kavramı.
-Bu kavramları dillendirmekten beri durmayan burjuva ideologlar, böyle bir demokrasiyi öve öve bitiremiyorlar.
-Zaten anlamıyorum ya!
-Nasıl oluyorda üretim araçlarının mülkiyetini elinde tutan burjuvalarla, üretim araçlarının mülkiyetinden yoksun emekçi halk eşit olabiliyor.
-Komedi.
-Eşitlikti.
-Özgürlüktü.
-Demokrasiydi.
-Laf bunların hepsi.
-Bu kavramlar, sadece düzenin egemeni olan burjuva diktatörlüğünün, üstünü örtmeye yarar.
-Yani dostlar anlayacağınız!
-Demokrasicilik oyunu ile diktatoryal yapının üstü örtülüp, tekrar ve tekrar bu üstü örtülü ve gizlenmiş yapı halka onaylattırılır.
-Ve halkın sistemin dışına çıkmasının önüne geçilir.

* * * * *

-Sonuç olarak.
-Parlementer demokrasi, halkı siyasal yaşamın dışına atarken, siyaseti de profesyonel burjuva siyaset esnafına havale eder.
-Profesyonel siyasetçi diye tabir ettiklerimiz.
-İşlerini öyle bir yürütürlerki.
-Kimi zaman oy satın alırlar.
-Kimi zaman olmadık vaatlerde bulunurlar.
-Ve çoğunluklada, akla hayale gelmeyen dümenlerle işini yürütürler.

* * * * *

-Özetle;
-Burjuva demokrasilerinde halk için eşitlik.
-Her dört beş yılda bir sandık başına gidip oy vermektir.
-Ve “demokratik görevini” ifa etmektir.
-Alın size burjuvazinin eşitliği.
-Alın size burjuvazinin özgürlüğü.

* * * * *

-Yukarıda bir nebze olsun anlatmaya çalıştıklarımız kimedir?
-Biliyormusunuz?
-AKP’nin kuyruğuna takılıp, demokrasi hususunda nutuk atanlaradır.


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Türkiye'de ki siyasi oluş her şeyi kendi doğrultusunda değerlediriyorlar. bunun için ülke hep karanlığa doru gidiyor. cafer akın

Cafer Akın 
 20.03.2008 21:59
Cevap :
Maalesef öyle Cafer bey.  21.03.2008 8:08
 

merhaba liberal demokrasi konusunda hem fikiriz devlet konusunda modernizm konusunda somut olandan hareketle bugünden nasıl ilerleriz ne öneriyoruz yol yöntem..burada modern olan aşılıyor modernzm kavramları ile birbirimiz anlamakta güçlük çekiyoruz, kavramlar tarihsel olarak belirlenmiş durumda demokrasi de böyle bişey herkes aynı şeyi anlıyor diyemiyoruz çünkü genişliyor bu sıralarda tıkandığım nokta yine aynı neden yanasınız ne öneriyorsunuz. demokrat bir zihniyet temelinde modernizmin aşılabileceğine inanıyorum bu perspektiften özgürlükçüyüm başörtülü eğitim hakkından yaralanmalıdır, hukuk herkese esit mesafede durmalıdır parti kapatılamaz hukukun ideolojik tercihi olmaz. kuyrukçuluk ve nutuk umarım bizi içermiyor. saygılarımla..

Salih ERDAGI 
 20.03.2008 17:03
Cevap :
Yine aynı şeyi söylemeliyim. Demokrasi kavramını ele alıp tartışacağız. Ve düşüncelerimizi anlatmaya devam edeceğiz.  21.03.2008 8:16
 

bu kadar net... sağolun.. sevgiler,saygılar

yucel evren 
 20.03.2008 10:01
Cevap :
Teşekkür ederim.  21.03.2008 8:08
 

Sayın Yıldız Nihat, son yazdığınız yazıları üzerime alınarak düşüncelerimi aktarma ihtiyacını fazlası ile duyuyorum. Ancak o kadar derin konulardan ve içerikli kavramlardan bahsediyorsunuz ki, bunları 1000 vurumluk yorum köşesinden cevaplamak mümkün değil. Birde üstüne üstlük sizin rahat ve kolay okunur tarzınıza uyum sağlayan bir yazım stilim yok. O nedenle kısa zamanda yazı çıkarmak hatta birden çok yazı çıkarma şansım yok. En kısa zamanda yazınızda değindiğiniz fikirlere dair görüşlerimi açıklayacağım bir yazı kaleme alacağım. Ancak yaşadığımız dünyayı doğrudan ve yalnızca sınıfsal diktatörlükler olarak algılayan birisi değilim. Daha doğrusu bu kadar kolaya indirgemeci değilim. Toplumsal yapıları daha karmaşık, çok verili diyalektik bağlara sahip organizmalar olarak düşünüyor ve insanlığın gidişini bir bıçak kesimiyle yola getirecek sistemlere inanmıyorum. Modernizm çağının toplumsal yapılarındaki değişim gibi, düşünce dünyasınında değişimlere açık olmaya çalışıyorum, saygılarımla

Bibliyofil 
 20.03.2008 9:19
Cevap :
Haklısın sevgili Bibliyofil. 1000 vurumluk yazımlarla bu konu üzerine irdeleme yapmak doğru değil. Düşüncelerinizi kaleme alacağınız yazınızı ilgi ile bekliyorum.  21.03.2008 8:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 1509
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1133
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster