Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1183
 

AKP seçmeni Erdoğan'ı Robin Hood gibi mi görüyor?

AKP seçmeni Erdoğan'ı Robin Hood gibi mi görüyor?
 

medyafaresi.com


Robin Hood, İngiliz halk hikâyelerinde -10. yy.'da ortaya çıktığı tahmin edilen- mevcut olan, belki gerçek olan bir hayduttur.  Ancak bu haydutun bir özelliği vardır. O da, yoksullar gözünde Robin Hood zenginlerin mallarını çalıp fakirlere dağıtan bir kahramandır.
 
Robin Hood zenginden alıp fakire veren bir şöhrete sahip olduğu için benzer şekilde yoksulların hakları için kanun güçlüklerine karşı ayaklanan kişiler onun bu yönüne öykünmüşlerdir. Vahşi Batı'nın ünlü silahşörlerinden Jesse James için de Robin Hood benzetmesi yapılmıştır. Almanya'da yaşayan Max Hölz'e de kızıl Robin Hood adı verilmiştir.
 
Geçtiğimiz günlerde çalıştığı gazeteden kovulan ve Aydınlık'ta yazmaya başlayan Mustafa Mutlu'nun bir yazısını okudum. Şimdi o yazıyı okumayanlar için aşağıda paylaşmak istiyorum.
 
******
 
Cuma günü öğleden sonra telefonum çaldı. Arayan kişi, adının Hilmi olduğunu söyledi, sonra sordu:
 
“Soyadımı söylemesem olur mu?”
 
“Olur elbette, buyurun nasıl yardımcı olabilirim” dedim; sonra aramızda aynen şu konuşma geçti:
 
***
“Ben bir AK Parti seçmeniyim. Hatta seçmenden de öte üyeyim. Yazılarınızı gazetenizin internet sitesinden okuyorum.”
 
“Ne mutlu bana... “
 
“Biliyor musunuz; sizin hiçbir fikrinize katılmıyorum.”
 
“Memleket sevdasında bile mi?”
 
“Onda bile... Sizim memleket sevdanız benim için hiçbir anlam ifade etmiyor. Benim için din kardeşlerimin yaşadığı her yer memleketimdir...”
 
“Ya insan sevdası?”
 
“Yaratan da ötürü tüm yaratılanları seviyoruz biliyorsunuz... Ama bir dinsizi ya da başka dinden olan birini elbette din kardeşim kadar sevmiyorum.”
 
“Din kardeşiniz hırsızsa, yalancıysa, zalimse...”
 
“Bütün bunlarla benim dinime hizmet ediyorsa; hepsi sevaptır.”
 
“Nasıl yani, çalıyorsa, bu da mı sevaptır.”
 
“Dinimizin ve din kardeşlerimizin refahı için, inanmayanlardan alınan paralar, asla çalıntı değildir.”
 
“Sanırım siz sırf bu yüzden vergi vermeye de sıcak bakmazsınız... Ne de olsa, anayasasında ‘laik’ olduğu yazılı olan bir devlette yaşıyorsunuz...”
 
“Evet; vermek zorunda kaldığım dolaylı vergiler dışında vergi vermemek için elimden geleni yapıyorum.”
 
“Askerlik?”
 
“Çürük raporu aldım.”
 
“Ama aslında sağlamsınız değil mi?”
 
“Elbette ama bu anlayışta bir orduya hizmet etmem.”
 
“Peki Atatürk? Yurdu birlikte düşmandan kurtardıkları, bağımsız bir devlet kurdukları dava arkadaşları?”
 
“Atatürk için ne düşündüğümü elbette tahmin edebilirsiniz? Hilafeti kaldıran biri benim ‘Ata’m değildir. Dini bütünlere yaptığı baskılar, koyduğu yasaklar ortadadır...”
 
“Siz Başbakan’ı gerçekten çok seviyor olmalısınız. Onun, belediye başkanı seçilmeden önceki hali gibi konuşuyorsunuz. Bunların hepsinin yalan olduğu ortada.”
 
“Yalan değil; ayrıca Başbakanımızı seviyorum tabii...”
 
“Peki; son çıkan ‘tape’leri nasıl karşılıyorsunuz?”
 
“Başbakanımız dedi ya; dublaj, montaj hepsi...”
 
“Dublaj mı, montaj mı?”
 
“Kimi dublaj, kimi montaj olmalı...”
 
“Ya doğruysa?”
 
“Hiç önemli değil!”
 
“Anlamadım... Onca parayı nasıl kazanmış olabilir ki bir Başbakan?”
 
“Nasıl kazandığı önemli değil. Önemli olan nede harcadığı ve harcayacağı... Ezilen din kardeşlerimize gidiyorsa o para; haram sayılmaz ki... Hem Başbakan’ımızın ve ailesinin nasıl yaşadıkları ortada: Herhangi bir lüksleri yok. Demek ki çok paraya ihtiyaçları da yok. Eğer evlerinde tuttukları bu kadar bir para varsa; onun mutlaka dinimiz için kullanılacağı bir yer vardır.”
 
“İyi de Başbakan, bu ülkenin Başbakanı... Her şeyinin yasal olması, bu yüzden de o paraların kaynağını açıklaması gerekmez mi?”
 
“O, kanunu bir mecburiyet. Dini bir mecburiyet değil.”
 
“İyi de bu yasalara aykırı!”
 
“Ne anladıysanız, o...”
 
“Çok şey anladım. Peki; beni neden aradınız?”
 
“Açık söyleyeyim mi?
 
“Lütfen...”
 
“Sinir etmek için!”
 
“Bakın bunu anlamadım.”
 
“Hani ortaya paralel devletçilerin attığı kasetler var ya... Onlara çok güvenip Ak Parti’nin iktidardan düşeceğini sanıyorsunuz. Ama böyle bir şey asla olmayacak. En azından Başbakanımız yaşadığı sürece olmayacak... Bunu görün artık!”
 
“Peki; görelim de... Bugün ‘paralel devlet’ dediğiniz tarikatçılara daha düne kadar ‘hizmet’ diyordunuz. Nedir bu değişikliğin nedeni?”
 
“O zaman dine çalışıyorlardı, şimdi ABD’ye ve CHP’ye çalışıyorlar.
 
“Partide bir göreviniz var mı?
 
“Var. Ama söylemem... Yeterince sinir oldunuz, benim işim bitti.”
 
“Durun, daha yeni başlamıştık. Nereye...”
 
***
Son sözümün bitmesini bile beklemeden kapattı telefonu...
 
Peki; bu garip konuşmayı neden mi yazdım?
 
Hani ikide bir “Bu partiye oy veren insanlar bu dar mı cahil?” diye sorup duruyorsunuz ya...
 
Cehalet değil bu; daha da ötesi...
 
İşte; bunu artık görmenizi istedim.
 
*******
 
 
Mustafa Mutlu yazısını böyle tamamlıyor. Bu konuşmadan çıkardığım sonuç ise şu: 
 
Biliyorsunuz, AKP oy uğruna, insanlara kömür, erzak, hatta elektrik olmayan evlere dahi beyaz eşya dağıtmaktadır. AKP seçmeni bu paraların kaynaklarının zenginlerden alınıp, kendilerine dağıtıldığına inanmaktadır. Başbakanın ve bakanın evinde bulunan paraların da mal veya yine para olarak fakir halka dağıtılacaktır. Vakıflar da bu yüzden kurulmuştur. Yoksa Başbakanın ve bakanlarının o paralara hiç el sürmediklerine inanmaktadırlar. 700 bin liralık saat mi? O pek önemli değil. Bal tutan parmağını yalayacak tabii ki.
 
Yani Erdoğan halkın gözünde Robin Hood gibi bir kahramandır. Zenginden alıp, fakire dağıtmaktadır. Her ne kadar Robin Hood bir haydut olsa bile, başbakanımız için öyle bir şey söyleyemeyiz. Çünkü o dinine bağlı bir müslümandır. 
 
Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Devletin parasıyla tabiki hizmet yapacaklar":) yapacaklarda.Sorun da bu işte yapmıyorlar.Vatandaşta yapanı seçiyor.500 bin konutu kim yaptı şimdiye kadar?Marmarayı Ecevit başlattıysa eyvellah.Topbaşta 800 km ye tamamlayacağım diyor Metroyu.Belki ona nasip olmaz.O zamandamı o başlattı diyeceğiz.Hayır.Şu yaptı diyeceğiz.iyi niyetli olduğunuz düşünüyorum.Sadece katkı yapmak isterim.Bu yolsuzluk soruşturmalarında deliller ve dava ihalelerle ilgili değil.Sorun da bu biraz...Bildiğin niyet okumacılığı.Bu olmuşsa şu da olmuştur.Gerisini siz düşünün, yönlendirmesi.Böyle bir muhakeme böyle bir yargılama mantığı olabilir ama hırsızlık ve yolsuzluk vardır denemez.Çünkü hangi ihalede,hangi yolsuzluğun yapıldığı ne sorgulanmış ne doğrulanmış.Elimde bıçağı hasmıma karşı tutuyor ve korkutuyorum.O anda beni savcı ve polis yakalıyor.Hakkımda cinayet suçundan dava açılıyor.Sadece korkutmak istediğimi söylüyorum.Fakat adım katile çıktığı için ortada bir ölüm gerçeği bile olmadığını kimseye anlatamıyorum

Keniron 
 24.03.2014 17:39
Cevap :
İşte sorun orada zaten. İnsanların yolsuzluk yapıp yapmadıklarını araştırmalarına izin vermiyorlar ki...Savcılar değişiyor. Emniyet teşkilatı değişiyor. Tutuklama kararı veren hakimi tayin ediyorlar. Facebook'da Başbakan'a methiyeler düzen hakimi tayin ediyorlar. Hakim de tutukluları serbest bırakıyor. Meclis fezlekeler için toplanmak istiyor. AKP milletvekilleri çoğunluk sağlanmasın diye oturuma oylamadan sonra katılıyorlar. Fezlekelerin okunmasına izin verilmiyor. Kayıtların incelenmesi için Tubitak'a gönderilmesini bile istemiyorlar. İşleri güçleri topu taca atmak. Evlerde paralar bulunuyor, ayakkabı kutularında paralar çıkıyor. Telefon görüşmelerinde paralar sıfırlanma talimatı veriliyor. Soruşturma komisyonunda çoğunluk iktidar partisinde olduğu için bundan da bir sonuç çıkmayacak. Bütün bunları onlar açıklamıyorlarsa bari siz açıklayın da biz de öğrenelim.  24.03.2014 19:48
 

Zengine bir paket makarna,fakire de milyon dolar acil lazım değilse paylaşım doğru.Gerçek bu.İhtiyaçlar ilişkileri yönlendirir.Milyon dolara ihtiyacım var diyen fakir görmedim ben.Siz gördünüz mü?...Boşverin, Mustafa Mutlu vizyonuyla olmaz bu işler.Geçen yıl THY nin içhatlardaki yolcu sayısı %26,1 artmıştır.Sadece devletin organize ettiği konut imalatı 12 yılda 500 bini geçmiştir.Nerdeyse Ankarada gecekondu kalmamıştır.Önümüzdeki 1-2 ay içinde açılacak İstanbul YHT hattı ile tek seferde 400 yolcu taşıması planlanmaktadır.Bu rakam aynı anda 8 otobüsün iptali anlamına gelecektir.Ankaradan İstanbula dolu saatte 20 otobüs çıkaran sistemin ne kadar dramatik değişeceği görülecektir.7 saatte gidilen hattın 3,5-5 saate düştüğünde kazanıacak zamanı hesaplamak insan hayatına verilen değeri de ölçecektir.Marmaraya harcanan 5,5 milyar doların büyüklüğünün yanında sistemi yalnızca 1,95 tl ye kullanabilme imkanı,en fakirin çok büyük bir zenginliğe sahipliğinide gösterir.Bazı gerçekler böyle ...

Keniron 
 21.03.2014 10:59
Cevap :
Tamam, zengine hizmetinin karşılığını versinler ona birşey diyeceğim yok da, ihaleleri kendi yandaşları alacak şekilde şartname yapıyorlar. O ihaleyi vermek için de rüşvet alıyorlar. Ama alan razı veren razı. Yandaş müteahhit telefon konuşmasında milletin bilmem neresine koyacağız diyor. Siz belki hoşlanırsınız ama biz hoşlanmayız böyle işlerden. Yapılan hizmetlere gelince, o insanlar söğüt gölgesinde otursunlar diye seçilmediler. Devletin parasıyla tabii ki hizmet yapacaklar. Başka partinin hükümetleri de olsa aynı hizmetleri yapacaklardı. Marmaray'a gelince o konuda da hiçbir şey bilmiyorsunuz. Marmaray projesi 2000 yılında Ecevit hükümeti tarafından başlatıldı. Japon kredisi de onun zamanında alındı. İnanmıyorsanız aşağıdaki linke tıklayın, gerçek belgeleri görün.
http://www.odatv.com/n.php?n=iste-marmarayin-gercek-sahibi-3010131200
Bunun yanında o partiden gelen, Abdüllatif Şener, İdris Bal, Turhan Çömez'i okuyun da gerçekleri öğrenin. Bilmemek ayıp, değil, öğrenmemek ayıp.  24.03.2014 15:38
 

akp siyaseti şu şekilde yapıyor...zengini para ile, fakiri Allah ile, akıllı yı baskı ile idare ediyor...çokta güzel siyaset yapıyor...görmek için bazı insanımıza maalesef çift göz yeterli gelmiyor...ne haldeyiz daha da ne hallere düşeceğiz...bekleyip görelim...

erhan döner 
 20.03.2014 17:21
Cevap :
Sonra bir de buna demokrasi diyorlar...Yorumunuz için teşekkürler Erhan bey.  21.03.2014 11:43
 

Bir kaç gündür blog okuyamıyordum, bu yazınızı şimdi okudum Erol bey, zenginden alınıp fakirlere dağıtılacak bile olsa o paralar, yasal zeminde olması gerekirdi. Aksi durum, şaibelere yol açar ki bunu kimse istemez. Hilmi beyle yazar Mutlu'nun diyalogları çok ilginç. Bu kadar bağnazlık olur mu diye düşündüm kaldım, selam ve saygılarla...

Yurdagül Alkan 
 20.03.2014 15:44
Cevap :
Bu paraların bir kere yasal olmayan yollarla toplandığı yadsınamaz Yurdagül hanım. Sonra kaldı ki bu toplanan paralar bir amaç için, yani oy almak için dağıtılıyor. İhaleyi vermek için rüşvet al, o rüşveti oy almak için dağıt. Böylece çark dönüp dursun, sen de iktidarda kal. Yok böyle birşey. Teşekkürler. Saygılar, selamlar...  21.03.2014 11:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 975
Toplam yorum
: 7880
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3246
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster