Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Aralık '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1358
 

AKP şeriatı

AKP şeriatı
 

Nereye bu yolculuk?


Okullarda zorunlu din eğitimi, 12 Eylül döneminden daha da derinlemesine sürdürülüyor. Din öğretmenlerinin inisiyatif kullanarak belli bir mezhebin inancı, baskın olarak aşılanıyor. Her kurumda, imamlardan seçilen idareciler ve okul müdürleri aracılığı ile ülkeyi kuşatan “siyasal İslam” projesi, tıkır tıkır işliyor. Sinsi sinsi, yasal güvenceler oluşturuluyor bu yolda. Hatta pervasızlaşarak hızlandırılıyor süreç. 
 
Toplumda gerilim yaratma; bölme ve cepheleştirme girişimleri; savaş kışkırtıcılığı; yalancı pehlivan peşrevlerinin tamamı, bu sürecin işleyişine yönelik taktiklerdir.   
Bir Gün Gazetesi’nden Turan Eser, “Vaaz Okulları”nın yolda olduğunu yazıyor,  “Ilımlı Şeriat” başlıklı yazısında.  Ardından şu saptamaları yapıyor:
 
“Ilımlı İslam şeriatı kendini adım adım inşa ediyor. AKP gerçeğini anlama ve okuma konusunda direnç gösterenler, Türkiye’deki muhafazakârlaşma dinamiklerinin “ılımlı şeriat” hedefinde ilerlediğini kabul etmiyor. AKP iktidarının 11 yıllık uygulamalarının, kamu kurumlarında ve toplumsal hayattaki değişimleri bir bütünlük içinde ele almayanlar, süreci sadece AKP üzerinden okuduğundan, ılımlı şeriat için atılan her adımı ve değişimi “münferit olay” gibi değerlendiriyorlar.”
 
Bu saptamalar yanlış değil ama eksik. Süreci sadece AKP üzerinden okuyanların yanında, BOP üzerinden okuyanların bir kesimi de “ılımlı şeriat”a gidişi kabul etmiyor. Çünkü bunların tamamı AKP ile toplum arasındaki bağlantılarda yalıtım görevini üstlenmişlerdir. Belki de “izolasyon malzemesi” demek daha doğrudur. 
 
AKP’nin; “ılımlı şeriat” hedefinin varlığı yadsınamaz noktaya gelmiştir. AKP şeriatının “ılımlı” noktasında kalmayacağı gerçeğini görenler ve bunu önemseyenler ise ne yazık ki azınlıktadır. 
 
İslam’ın toplumsal yaşama dair, kesin kuralları vardır. Kadın-erkek ilişkilerini; sosyoekonomik ilişkileri; suç ve ceza ilişkilerini; yeme-içme sınırlarını kesin olarak belirleyen kurallardır bunlar. Bu kurallara, bağnaz din insanlarının uydurduğu yorumlar ve çıkarcı bir yönetimin doyumsuzluğu da eklenirse şeriatın “ılımlılık” sınırlarında kalmayacağı açıktır. Şeriatla yönetilen hiçbir ülkede “ılımlılık” olmamıştır; olması da beklenemez ayrıca. 
 
Ucundan kıyısından da olsa yönetime bulaştırılan dinin, nereye kadar varacağını kestiremezsiniz. Dinin, kişiyle inandığı Tanrı arasında kalmasının önemi burada yatmaktadır. 
 
Toplumsallaştırdığınız ve siyasallaştırdığınız andan itibaren kurumlarınızı da kurallarınızı da koruyamazsınız. İnsan hakları kapsamında olan inanç hakkının, insan haklarını kuşatmasını engelleme olanağınız kalmaz. 
 
Şeriatın ılımlı olması, ılımlı kalacağının garantisi değildir. Aksine, ölçüsüzlüğe gidişin çıkış noktasıdır. 
 
 ***
 
Dinin siyasette araç yapılması –Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulup kapatılan partileri saymazsak- Adnan Menderes’in DP’si ile başladı. Süleyman Demirel’in AP’si, Turgut Özal’ın ANAP’ı, yine Demirel’in ve Çiller’in DYP’si, Mesut Yılmaz’ın ANAP’ı ile devam etti. Necmettin Erbakan’ın MNP’si, MSP’si, RP’si, FP’si ve SP’si dinin siyasetteki dozunu oldukça yükselten partilerdir. 
 
İktidarı, siyaseti ve dini çıkar aracı olarak kullananlar da bu partilerin kurmaylarıdır. 
 
Din tacirliğini zirveye taşıyan AKP; dini ve siyaseti çıkar aracı olarak kullanmada, yurt ve halk çıkarlarını göz ardı etmede, emperyalist işbirlikçiliğinde, açgözlülükte tüm öncellerinin duayeni olmuştur.
 
AKP; ABD projeleri doğrultusunda, zümre çıkarlarını da gözeterek kendi ölçüsüz şeriatını hedefleyen bir yoldüzerdir.  
 
Bu yoldüzer çalışanlarının –operatöründen yağcısına dek- üslü rakamlarla ifade edilebilecek derecede varsıllaşmaları ise inanç samimiyetsizliğinin bir göstergesidir. 
 
Menderes, Demirel, Özal, Yılmaz, Çiller ve Erbakan dahil hiçbir başbakan; Recep Tayyip Erdoğan ve çevresi kadar hızlı ve devasa bir varsıllığa erişememişlerdir. Kaldı ki içlerinde –siyasete girerken- en yoksul konumda olan Recep Tayyip Erdoğan’dır. 
 
Kısacası AKP; hem BOP’un gerçekleşmesinde ABD’nin koltuk değneği hem de ölçüsüz, çarpık, çıkar amaçlı bir zümre şeriatının yoldüzeridir. 
 
Haydar Bibinoğlu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 90
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 740
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Emekli Öğretmenim. Anadolu Üniversitesi, AÖF, Eğitim Önlisans Programı mezunuyum. İlgi Alanım: Si..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster