Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Temmuz '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
306
 

AKP Türkiyeyi değiştirdi, kendini değiştiremedi

Adalet ve Kalkınma Partisi son bir yılda yaptığı geri dönüşlerle neredeyse kendi sonunu hazırlıyor.
 
Erdoğan’ın kendi deyimiyle partisi, ustalık dönemini yaşıyor. Bu nasıl ustaysa; çıraklık ve kalfalık dönemlerinde yaptıklarını kırıp döküyor, ülkeyi yeniden bir kaos ortamına doğru sürüklüyor.
 
Oysa göreve geldiği zaman yaptıkları ve yapmayı planladıklarını düşününce, bugün yapılanları anlamak gerçekten güçleşiyor.
 
Demokratik açılımla başlayıp, askeri ve bürokratik vesayetle yapılan kavga, darbeciler karşı verilen mücadele; kendi dışında çok geniş bir kitleyi de, AKP’ ninTürkiye’ yi demokratikleştireceği konusunda umutlandırmıştı.
 
Statükocuların ve darbeci kalıntılarının engellemelerine, gösterdikleri müthiş dirence rağmen; demokratik açılım, değişim ve yenilenme konusundaki kararlılığı sonucunda, son referandumda yüzde 58 gibi bir oy oranıyla kamuoyundan yeterli güven ve onayı da almıştı.
 
Son seçimlerde de seçmenin yarısının oyunu alarak sağlanan iktidarla; ülkenin doğusunda uzun yıllardır süren anlamsız savaşı bitirmesi, kürt sorununa kalıcı, demokratik bir çözüm bulması beklenirken; birden bire otoriter tavırlar sergileyen bir başbakan ve vatandaşın özel yaşamına, inançlarına müdahale eden bir hükümetle yüz yüze geldik.
 
Devlete karşı, halkın yanında mücadele eden, bireyi devlete karşı koruyacağını iddia eden AKP, yeniden devletçi, askeri vesayetle uzlaşan, Sünni-kemalist bir çizgiye sürüklendi.
 
Oysa kemalizmi, vesayet sistemini savunarak bir yere varılsaydı, bugün CHP nin iktidar olması gerekirdi.
 
AKP nin böylesine yanlış yollara sapmasında, etkili muhalefet yapmadığı için büyük vebali ve günahı olan CHP bile şimdi “demokrasi-değişim kurultayı” yapıyor.
 
Değişim ve yenilenme politikalarını askıya alan AKP de dışarıdan yapacağı transferlerle kaybetmesi muhtemel oyları telafi etmenin hesaplarını yapıyor.
 
Önümüzdeki günlerde Has Parti genel Başkanı Numan Kurtulmuş başta olmak üzere bir dolu yeni siyasetçinin AKP safarına katılması bekleniyor.
 
Numan Kurtulmuş, şu an Türkiye’nin siyaset arenasında belki de en az yıpranmış, sakin ve barışçıl yaklaşımlarıyla toplumda en çok güven veren siyasetçilerden biridir. Ancak siyasetin salt kişilerden ve liderlerden ibaret olmadığını anlayamayan siyasi partilerimiz; hala ve inatla kişiler üzerine siyaset yapmaya, lider egemen bir parti yapısını korumaya devam ediyorlar.
 
AKP nin niye Numan Kurtulmuş’u partiye aldıklarını çok sert söylemlerle eleştiren CHP’liler de, aynı partiden Bekaroğlu’ na teklif götürüyorlar.
 
Kendileri farkında olmasalar da bugün CHP, hem kendisi için, hem de Türkiye için tarihsel öneme sahip bir kurultay gerçekleştiriyor.
 
Her ne kadar önemine uygun bir ilgi, coşku ve heyecan yaratamasa da CHP kurultayı, Türkiye’yi değiştirme iddiasındaki AKP nin belki de yeniden kendine dönmesine, kendini değiştirmesine de vesile olabilir.
 
AKP içerisinde de son günlerdeki geriye dönüş politikalarından rahatsız olan kadroların olduğu bir gerçek. Parti tabanında da bu konuda bir huzursuzluk yaşandığı görülüyor.
 
Her şeye rağmen bir dönem daha iktidarda kalabilecek oyları koruyacağı düşünülen AKP de Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı sonrasındaki parti içi dengelerin kimden yana oluşacağı da önem kazanıyor.
 
Numan Kurtulmuş ve DP eski Genel Başkanı Soylu gibi isimler dengeyi ne denli etkiler, milli görüşcüler ne kadar etkili olur, cemaatin tavrı ne olur, bunları da bekleyip göreceğiz.
 
Ancak gerçek olan bir şey var ki, AKP’nin dışarıdaki destekleri şimdilerde bu geriye dönüş politikalarını kabul etmedikleri hükümeti kıyasıya eleştiriyor ve kamuoyunu önemli ölçüde etkiliyorlar.
 
AKP kurmayları aşağıdan yukarıya doğru oluşan bu rahatsızlıkları ve Sünni- kemalizme kayan politikaya karşı oluşacak muhalefeti, dışarıdan siyasetçi transfer ederek önleyeceklerini sanıyorlar.
 
Ama bu ülkede vatandaşın sabrının da bir sınırı olduğunu, geçmişte efsane olmuş kimi parti ve liderlerin bir anda nasıl yok olup gittiklerini unutmuşa benziyorlar.
 
Eğer AKP hükümeti; Suriye ve Uludere olaylarında olduğu gibi tüm her şeyi bir sır perdesi ardından yönetmeye, her sıkıştıkları anda gündem değiştirerek, sorunları erteleyerek, yok sayarak ve de en önemlisi hala eşit yurttaşlık yerine ayrımcılık yaparak bu ülkeyi yöneteceğini sanıyorlarsa, yanılıyorlar.
 
Daha da önemlisi hem kendilerinin on yıldır verdikleri mücadeleye, hem de bu ülkeye, bu ülkenin insanlarına yazık ediyorlar.
 
ayhanongun@gmail.com  17.07.2012  BODRUM
 
Gazeteci-Yazar  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 396
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 159
Kayıt tarihi
: 13.01.10
 
 

Barış içinde, birlikte yaşayabilmek adına insan ve emek odaklı paylaşımlardan yanayım.   Öğretmen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster