Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Şubat '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
505
 

AKP’yi Ne Bozar (2)

AKP’yi Ne Bozar (2)
 

AKP Üzerine İkinci Yazı .


İnsanlar doğarlar , yaşarlar, yaşlanırlar ve ölürler. Bazen yaşlanmazlar bile... Ufacık sabi bebelerin ölümüne akıl sır ermez. 

İmparatorluklar da doğarlar , yaşarlar ve ölürler. Nize İmparatorluklar geldi geçti: Nerede Osmanıl İmparatorluğu; nerede Avusturya- Macaristan; Roma İmparatorluğu… Nice devletler geldi geçti... 

Nice kurumlar da doğar, yaşar yıkılır. Partiler ebedi yaşarlar mı? Zor… Onların da bir ömrü vardır. Nerede dünün güçlü Arap Partisi: BAAS… Tarih oldu... 

Peki , AKP 500 yıl mı yaşayacak, bin yıl mı… Beş yüz yıl da yaşasan, bin yıl da yaşasan akıbet ölüm demiş, ihtiyarlar… Ama zeval ne zaman ve ne şekilde son bulacaktır. Biraz falcılık var bu işin ucunda ama biraz da bilim…Çünkü belki bugünün ipuçlarını görerek geleceği tahmin etmek bir derece mümkün olabilir… Acaba son nasıl gelecektir? Son CHP'nin elinden olabilir mi? 

2. CHP yeni Başkanının hızı ve yedmesiyle, yeni sulara doğu yol alabilir. 

AKP Önderi artık öyle bir noktaya gelmiştir ki; “Ben bu ülkenin Fatih’iyim” havasında kürsülerde gezmektedir. Bir zamanlar bu rollerde, Adnan Menderes’i gördük, yine Süleyman Demirel gayet muktedir pozlarda gezerdi. Turgut Özal’ın da bu pozlarını gördük… 

Ama halk sonunda bütün bu pozlardan sıkılmaktadır. Kendisine üsten bakan, durmadan akıl öğreten; fakat aslında ülkeye fazla bir şey getirmeyen bu pozlar ve çıkışlar, bir yerden sonra halka yetmeyebilir… 

İşte o noktada rakiplerin gücü konuşacaktır. Kılıçdaroğlu’mu bir başkası mı , yelkene rüzgarı dolduracak ve halkı yönetmek için ruhsat alacaktır… 

Nasıl yönetir? Ne yapar? Bu ona ve koşullara bağlı. Şimdiden bilemezsiniz; sadece tahmin edebilirsiniz. 

Bir son an patlaması olabilir mi? Türkiye’de konjektürler değişebilir. İpler elden kaçabilir. Halk yüz çevirebilir. Ama kolay kolay değil. 

Halk kolay kolay kendi başına karar veremiyor. Güçlü bir yetkenin ona “iyidir...” demesi gerekiyor. Ondan sonra o “İyi” nin peşine bir süre takılıyor, yeni bir iyi çıkana kadar. 

Aslında halk kendi iradesiyle davranmıyor. Sıkıntılarıyla da davranmıyor. Belki umutlarıyla. Halkın bellediği bir söz vardır, “Çıkmayan canda umut vardır, ” bu sabırla, bir ümide doğru koşup gidiyor. Gelecek olanlar kesin bir umut vermeyince elindekiyle yetinmek istiyor… 

Kılıçdaroğlu için bir tek umut var, takımını toplar, eğitir, sahaya çıkıp, gecekonduları, köyleri, kasabaları dolaşıp, insanları ikna edebilirse, uyandırabilirse, o zaman yavaş yavaş çıkar karanlıklar aydınlığa. 

Ama CHP her zaman kendi içinde boğuşma eğiliminde. Çünkü sonuçta ne yapacağı; nereye gideceğini bilmiyor. İyi bir taktisyen yok. Geleceği gören insan sayısı az. Kılıçdaroğlu iyi niyetli, çevresine iyi niyetli insanları toplamak istiyor… Fakat CHP’liler öteden beri oyunbaz… Akıllı insanlar ise tepeye kolay kolay yaklaşamıyorlar. 

AKP’nin oyunlarını CHP bozabilir mi? Çok zor. Çünkü , yakın tarihimizde CHP ne zaman iktidara geldiyse, bu biraz da Ordu sayesinde olmuştur. Bu umut artık yok. Kendi iç dinamikleriyle bunu becerebilir mi? Bu gidişle, belki 40 yıl sonra… 

CHP’nin biraz şans sahibi olabilmesi için, seçimlerdeki en az oy oranının %10 un altına düşürülmesi gerekir. O zaman yine koalisyonlar dönemine gelinir ki, halk koalisyonlardan neler çektiğini biliyor. Aman, diyor. 

Başlagıçta yeni Başkan’dan sözetmiştim. Benim aklımdaki Başkan Kemal Kılıçdaroğlu değil, Yılmaz Büyükerşen’dir… 

Bence, CHP Kemal Kılıçdaroğlu takımıyla seçime giderse %25 civarında bir oy alır. Bu rakam da CHP’nin hiçbir işine yaramaz.. Şimdi bir baba nasihatı… 

CHP Seçimlerde bir varlık göstermek istiyorsa, hemen Yılmaz Büyükerşen etrafında toplanır. Bu adam uygulamadan geliyor. Bu işin her türlü hilesini hurdasını biliyor. Büyükerşen’de bir yanına Kemal Kılıçdaroğlu’nu; diğer yanına ise Nur Serter’i alır seçimlere öyle gider. İşte o zaman CHP’nin şansı olur. Türkiye nüfusunun %50 si bayandır. CHP’de ise onlara hitap edecek hiç kimse yok. 

Allah için Yılmaz Büyükerşen, Kemal Kılıçdaroğlu’dan daha fazla “karizma” sahip bir insan. 

Kemal Kılıçdaroğlu iyi insan ama Büyük Politika için yeterli değil. Kılıçdaroğlu cesur ve hırslı da değil... “Seçimlerden sonra istediğimi alamazsam, çeker giderim...” diyen insanın peşine kaç kişi takılır, dersiniz. 

Eğer CHP böyle bir metamorfoz yapabilirse, seçimlerde alacağı oy miktarı %40 ın altında olmaz. Ata nasihatı: Perşembenin gelişi Çarşamba’dan bellidir. Ona göre tedbir alsınlar. 

AKP’nin sonu bu gidişle CHP’nin elinden olamaz. Çünkü CHP ne yazık ki, o büyük Değişim’i anlayacak ve uygulayacak olgunlukta değiller. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Halkın oyuna talip olmak, onu almak için akıl almaz atraksiyonlar yapmak. Bence artık bu komedi bitmeli. Halk kendi bir şeyler istemeli. Politika üretenler de ona göre üretmeli. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 02.02.2011 18:29
Cevap :
Halk var mı, yoksa yok mu ? Yoksa öldü de biz var mı sanıyoruz. Halk şunu isterse, halk bunu isterse... Nerede halk? Hadi bir arayalım , araştıralım...  02.02.2011 21:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 742
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster