Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Aralık '14

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
642
 

Akraba

Akraba,

Ben dünya denen bu kara parçasına yalnız gelmedim. Her canlı gibi önce annemi ,babamı ve sonra kardeşlerimi tanıdım. Zamanla gördüm ki benim çevrem  yalnız bu insanlardan oluşmuyor. Amcam, dayım, halam, teyzem  ve kuzenlerim… kendimi tanımaya başlayınca anladım ki çevrem geniş büyük bir aileyiz. Bu ailenin tanımının akraba olduğunu öğrendim. Ben büyüdükçe aile çevremde sürekli büyüdü. Aileye katılan yeni bireylerin büyüyüşünü, benden büyük bireylerinse yaşlandıklarına şahit oldum.

Sonra evlendim, en az kendi ailem ve akraba topluluğum kadar yeni bir aileye akraba kitlesine ortak oldum.  Çoğu zaman çekinerek girdiğim topluluğa alışmanın hiç de zor olmadığını yaşayarak anladım. Kurduğum çekirdek ailenin çevresel alanına bakınca kendimi güçlü hissetmem gerekir. Yetiştiğim aile çevremin genişliğine eşimin aile çevresini de ekleyince akraba çapının bir hayli alanı kapsadığını gördüm. Bu büyük bir güç. İnsan böylesine bir gücün merkezinde olmaktan gurur duymalı.
(Güç merkezine kendimi koymamdaki neden bir üstünlük veya liderlik vasfı nedeniyle değildir. Benim akraba çevremdeki herkes kendini atomun çekirdeği gibi görürse mutlaka aynı sonuca ulaşır.)

Akraba  kan bağının oluşturduğu topluluktur. Kan bağı olmayan kişiler asla bu topluluğa giremez, kan bağı dışındaki kişiler arkadaş, komşu veya sosyal çevredir. Bütün özveri ve desteği alsanız hatta hayatınızın büyük kısmını bu insanlarla geçirseniz de akraba olma şansları yoktur. Dolayısı ile akrabalık ayrı bir şeydir. Hiç görmediğin halanın, Hiç görmediğin dünyanın öbür uçundaki  dayının çocukları veya torunları senin akrabandır. Yeri geldiğinde “orada hiç görmedim ama dayımın çocukları yaşıyor” kelimesini söyleriz.

Sevsen de sevmesen de kan bağın olan herkes yakınındır. Atamazsın, satamazsın. Sevmesen de sevmek zorundasın. Çünki insan akrabası ile doğar, onlarla sosyalleşir,  İyi gününü de kötü gününü de hep akrabaları ile yaşar. Evlenir düğünde, ölür cenazesinde vardır. Mutlu veya mutsuz gününde kimin gelip kimin gelmediği tek tek araştırılır. Çoğu zaman sitem vardır. “Böylesine bir günde demi  denir”

Benim yaşadığım çocukluk ve gençlik yıllarımdaki akrabalık ilişkilerini gün geçtikçe kaybetmekteyiz. Mekanik hayat , amatör toplum akrabalık ilişkilerinin kaynaşma noktasıymış bunu zamanla fark ettim. İmece emeğin akraba ilişkilerinde son derece kaynaşma sağladığını yaşayarak anlamak hiç de zor değil.  Her toplumda çıkar ve güç çatışmaları mutlaka olur. Bu her dönemde de olmuştur. Fakat günümüzün elektronik ve bilişim çağının kan bağını nasıl ortadan kaldırdığının şahidi olmak son derece üzücü. Akrabalar arasında çıkar çatışmaları, güç gösterileri zamanla ortaya çıkan gövde gösterileri film konusu olabilir. Öyle ki kurbanda kesilen  boğanın büyüklüğü bile bir güç gösterisidir. "On kişiyle zor devirdik". Bu durumun komedisini ve acımasızlığını hangi çerçeveye koyarsanız koyun, hangi seneryoya uyarlarsanız uyarlayın oyun çirkindir. İzlerken gülmekten akan göz yaşınız film bittiğinde mutlaka hüzne dönecektir.

Saygı bitti, Sevgi tükendi, Küçük büyüğünü, büyük küçüğünü tanımaz oldu. Bacak kadar çocuklarda teyzeye, dayıya veya amcaya diller papuç gibi. Bu durum bile akrabalar arasında gücün sembolü. Cevap vermesen dilin boyutu uzuyor.  Hal böyle olunca kan bağı olan damarlar zamanla tıkanma noktasına geldi. Çıkar çatışmaları damarların gerilmesini ve kopmasını tetikledi. Engelleyen olmayınca yabancılaşma ve uzaklaşma başladı.

Bütün akrabalıklarda sorunlar olur, olması da muhtemeldir. Her birey iyiyi kendinde, kötüyü akrabada arar. Başarı kendine payedir. Çalışmıştır, mücadele etmiştir ve başarmıştır. Bu başarısında  annesine ve babasına bile ihtiyaç duymamıştır. Hatta böbürlenerek “Bana Babamın Annemin bir dirhem katkısı yoktur” der. Küçük başladığı işini büyütürken etrafı da genişler, Akrabaları , iş çevresi, arkadaş çevresi onunla beraber büyür. Elle gösterilir, gözle işaret edilir. Zamanla övgü dolu sözlere alışır.
Bir zaman gelir büyüklük kaldırılamaz, ibre tersine döner, O küçüldükçe çevresi de küçülür. Büyürken etrafına faydalı olan bu sefer etrafına zarar vermeye başlar. Bir zaman gelir ki başladığı noktaya döner. Artık anlatma zamanı başlamıştır. Büyürken iki kelimeye sığdırdığı başarı hikayesinin aksine başarısızlığını nedenlerini anlatmakla bitmez. Annesi babası sahip çıkmamıştır, Akrabaları onu sömürmüştür, En yakını olan kardeşlerinden, amcasından dayısından darbe yemiştir. Şimdi herkese düşmandır. Başarısızlığın hikayesi bir seneryodur.

Çekememezlik, hasetlik, kıskançlık  akrabalar arasında en büyük fitnedir. Kimse birisinin bir adım ilerde olmasına tahammül edemez. Hal böyle olunca akrabalık günümüzün kanayan yarası durumundadır.

Yüce dinimiz akraba ilişkilerine son derece  önem vermiştir.  bu konuda bir çok ayet ve hadisler vardır.“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, akrabaya  yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da  yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.(Nahl 90)” ayetine bakıldığında
Yüce Allah bize bizzat öğüt vermektedir. Bu ayet her Cuma namaza giden kişilerin kulağında küpedir. Çünkü imam her hutbenin ardından bu ayeti okur. Öyleyse kendini dindar hisseden, huzura dönen Müslüman akrabalar arasında çıkan küçük büyük olumsuzlukları alevlendirme peşinde değil giderme çabasında olmalıdır.   Akraba denen gücü, küçük  bencilliklere heba  etmenin kimseye bir fayda vermediği gerçeğini görmeliyiz.

Akrabalıkla ilgili hadis, ayet ve ata sözlerini internetten şöyle bir araştırdım. Bakın geçmişten günümüze akrabalıkla ilgili neler söylenmiş!    

HADİS VE AYETLER
*Allah teâlâ buyurmuştur: "Ben Allahım Ben Rahmanım Rahmi ben yarattım Ona ismimden bir isim ayırıp   taktım Kim akraba ile ilgisini sürdürürse, ben de onunla ilgimi sürdürürüm Kim ondan ilgisini keserse, ben de ondan ilgimi keser, onu perişan ederim"    Tirmizî
*Büyüklerinizden, akrabalarınızı ve akraba ziyaretini öğrenin! Çünkü akraba ziyareti, ailede sevgiyi   artırır, malı çoğaltır ve ömrü uzatır"    Tirmizî
*Kendisiyle ilgiyi devam ettiren akraba ile ilgilenmek gerçek ilgilenme değildir, asıl ilgilenme, akraba
kendisinden alakayı kestiği zaman, onu ziyaret edip, ona ilgi göstermektir.    Buhârî
* Bir adâm Hz. Peygamber'e gelerek: "-Yâ Rasûlallah; beni Cennete sokacak bir ibadet söyler misiniz?" dedi... Rasûlüllah şu cevabı verdi: Allah'a ibadet eder ve O'na hiç bir şeyi ortak koşmazsın, namaz kılar, zekât verir ve sıla-i rahm edersin. Buharî, Zekât, 1 Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse akrabasını görüp gözetsin.    Buharî, İlim,
*Akrabalık, Arş'ta asılıdır. Der ki: "-Beni gözeteni Allah gözetsin; beni terk edeni Allah terk etsin.    Müslim,
 *Akrabalık bağlarını kesip koparan kimse Cennete giremez.    Buhari,
 *Her kim rızkının bol olmasını ve ecelinin gecikmesini istiyorsa akrabasını görüp gözetsin.    Buhari,
 *Ey insanlar, birbirinize selâm verin, akrabanızı gözetin, yemeği yedirin! Geceleyin insanlar uyurken namaz kılın ki selâmetle Cennete giresiniz.    Tirmizî,
 *Yoksula yapılan sadaka bir sadakadır. Bu sadaka akrabaya yapılmışsa iki sadaka demektir. Biri sadaka, diğeri sıla-i rahimdir ki bu da sadaka sayılır.    Tirmizi,
 *Teyze, anne yerindedir.    Tirmizi,
 *İyiliğe benzeri ile karşılık veren kişi, tam anlamıyla akrabasını görüp gözetmiş olmaz. Hakiki sıla, kişinin kendisi ile ilgiyi kesenleri görüp gözetmesidir.    Buharî,
 *Her Cuma gecesi beni Âdem'in amelleri Allah'a arz olunur. Akrabasını yoklamayı kesenin ameli kabul olunmaz.    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
 *Sizin amelleriniz akrabanızdan olan ölülere duyurulur. İyi ise sevinirler, kötü ise şöyle dua ederler: "Yarabbi bize nasıl hidayet ettinse onlara da hidayet etmeden canlarını alma”.    Ravi: Hz. Enes (r.a.)
*Sözü hoş söyle, selâmı da aşikâre et, akrabanı yokla ve gece herkes uyurken namaz kıl. O zaman selâmla da Cennete gir.    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
*Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nesebinizden sıla-i rahm yapacaklarınızı öğrenin. Zira sıla-i rahim akrabalarda sevgi, malda bolluk, ömürde uzamadır."    Ebu hureyre
*O, sudan bir insan yaratıp ondan soy sop ve hısımlık meydana getirendir. Rabbin her şeye hakkıyla gücü yetendir.(Furkan 54)
*Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da                                   yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.(Nahl 90)
*Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma. (İsa 26)
*Öyle ise akrabaya, yoksula, ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha    hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir (Rum 38)

ATA SÖZLERİ
  *Sağlam göz ağlasa, kör gözden yaş çıkar (Uygur Atasözü)
  *Kardeşinin salını karşıya geçirmeye yardım et, göreceksin ki, sen de karşıdasın.    (Hint Atasözü)
  *Ağaç düşerde yakınına yaslanır.    (Gagavuz Atasözleri)
  *Akrabanın akrabaya ettiğini akrep etmez.    (Türk atasözü)
  *Ayrı büyüyen, akrabasına karşı kalpsiz olur.    (Türk atasözü)
  *Zenginin akrabası çok olur.    (Türk atasözü)
  *Akraba gelmeye gelmeye yad olur, yad gele gele akraba (Türk atasözü)
  *Akraba ile ye iç, alışveriş etme. (Türk atasözü)
  *Akrabaya taş atan onmaz.    (Türk atasözü)
  *Allah kardeşi kardeş yaratmış, kesesini ayrı yaratmış. (Türk atasözü)
  *Düşmanın yoksa, kardeşin de mi yok?    (Türk atasözü)
  *Elti eltiden kaçar, görümceler bayrak açar.    (Türk atasözü)
  *Et tırnaktan ayrılmaz.    (Türk atasözü)
  *Faydasız hısımdan, faydalı hasım yeğdir.    (Türk atasözü)
  *Her kuş kendi kanadıyla uçar.    (Türk atasözü)
  *Hısım hısımın ne öldüğünü ister, ne onduğunu.    (Türk atasözü)
  *Kardeş kardeşi atmış, yar başında tutmuş.    (Türk atasözü)
  *Kardeşin düşmanlığı, karşıdan düşman çıkıncaya kadardır.(Türk atasözü)
  *Malda koyun, insanda kayın sevilir.    (Türk atasözü)
  *Kuma gemisi yürümüş, elti gemisi yürümemiş.    (Türk atasözü)
  *dost istersen yabancı yeter düşman istersen akraba yeter   

Yakın veya uzak aralarında kan bağı olan bütün akrabaların birbirlerini sevmeleri, bu ilişkinin kıymetini bilmelerini, geleceği ve huzuru her ne olursa olsun kendi çıkarlarına heba etmemeleri dileğimle,
Esen kalın, huzurlu kalın

 Fikret BAYRAK 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 316
Kayıt tarihi
: 27.11.14
 
 

1967 yılında Giresunda doğdu, Bulancak Ticaret Meslek lisesinde okudu ve Anadolu Universitesi İşl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster