Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ağustos '11

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
674
 

Akrabalık ve komşuluk

Değerli okurlarım; 

Sizlere bu sayımızda akrabalık ve komşuluk kavramlarının unutulmaya yüz tutmuş yanlarını paylaşma ihtiyacı duydum. 

Kentsel dönüşüm projesinin başlamasıyla birlikte, bir dönem bir arada yaşayan komşular birbirleriyle bir aile grafisi çizen mutlu bir toplum iken şimdi ise sosyo_ekonomik nedenler başta olmak üzere globalleşme adı altında modern bir yaşam sürme eğilimi olan toplum aslında daha da önemli olan komşuluk ve akrabalık ilişkilerinin yok olma noktasına geldiğini unutmuş olmalılar.Tabii ki yaşam standartını yükseltmek çok güzel bir unsur ama bununla beraber hayatta
değer bakımından vazgeçilmez olan komşuluk ve akrabalık sistemlerini
çökertmek toplum olarak bizi geriye çekeceğinden hiç şüphemiz olmasın. 

İnsanlar artık modern evlerde yaşamakla beraber apartman sakinlerinin yaşayış tarzlarını bir cezaevi yaşantısından farkı olmadığını görmeleri eski hayata olan arzu ve özlemlerini anlatmaya yeter sanırım. 

Haber programlarından takip etmişinizdir. Hayatını kaybetmiş bir apartman sakınını günler sonra hatta haftalar sonra farkedilmesi anlatmak istediğim konunun ehemmiyetini dahada artırmaktadır. 

Diğer yandan akrabalık ilişkileri de pek iç açıcı değil. Geçim sıkıntısı başta olmak üzere hayat şarlarının olumsuzluğu insanları farklı bölgelere itmektedir.Akrabalık kavramının ileri nesillerde yok olma noktasına geleceğini içimden gelmese de söylemem gereken bir husustur. 

Neden diye sorarsanız. 

Bende cevaben günümüzde insanlar çocuklarna daha iyi bir gelecek hazırlamak ve daha ileri bir seviyede eğitim görmeleri için hiç bir masraftan kaçmıyorlar. Bunun sağlanması için tek çocuk prensibi öne çıkıyor. Peki herkeste tek çocuk olduğunu düşündüğümüz zaman bir sonraki neslin nasıl bir akrabalık sistemi olacağını düşünüyoruz? 

Ne demek istiyorsun dediğinizi duyar gibiyim. 

Ama maalesef söylediklerim doğru. Tek çocuklu aile sayısı her geçen gün artmaktadır. Gerek sosyo-ekonomik gerekse ailelerin birden fazla çocuğa yeterli ilgiyi gösterememe kaygıları tek çocuklu aile sayısının artmasına neden olmaktadır. 

Tek çocuklu ailelerde çocuk için ayrılan özel zaman miktarı ister istemez çok çocuklu ailelere göre daha fazladır. Aileler zamanlarını iyi organize ederlerse çocuğun her tür psikolojik ihtiyacını karşılamaları için gerekli fırsatı bulabilirler. Tek çocuk olmanın belkide en önemli avantajı budur.İşte maalesef ülke şartları birden fazla çocuk yetiştirme konusunda müsait olmamakla beraber
sosyo-ekonomik koşulların dezavantaj sağladığını gözönünde bulundurursak akrabalık sistemi ortadan kalkma tehtidiyle karşı karşıyadır. Yani bir sonraki nesilde amca, dayı, teyze, enişte, yenge gibi kavramları kullanamayacak belkide. Ama az da olsa şimdi varolan akrabalık sistemini iyi ilişkilendirmek ve kıymetini bilmek gerekir. 

Tüm sıkıntılara rağmen, akrabalık, arkadaşlık ve komşuluk ilişkilerini diri tutmak zorundayız. Zira çevremizi kuşatan bu güzel topluluklar bizlere her zaman lazımdır ve sosyal dayanışmanın en güçlü unsurlarıdır. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 246
Kayıt tarihi
: 19.02.11
 
 

Diyarbakır Bismil doğumlu olan yazar, 2003'ten beri istanbul da yaşıyor. Şu anda IŞILTI GAZETESİ'..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster